1968 Meksika''da 1500 metreyi su gibi içen Kip Keino''yu Münih Olimpiyatları''ndan iki ay önce Kenya dağında eşimle birlikte yaptığım bir gezide ziyaret ettim. Keino tanıdığım en tevazu sahibi sporculardan birisi olarak benden tam not aldı. Kampın müdürü bir İngiliz general, yardımcısı ise Hint albaydı. Yomo Kenyatta''nın kontrolündeki polis teşkilatı yabancı komutanlara emanet edilmiş olarak onbeş bin kişi, Kenya ordusu ise yerli Kenyalılar''dan kurulu on bin askerdi! Dışişleri görevlisi Günaltay Şıhbay beşbin metre yükseklikte bana yardımcı olurken, eşim Selma fotoğrafları çekiyor, Keino ile Münih''te buluşmak üzere vedalaşıyorduk.
Diğer fotoğraflardaki bazı zenci bayanların milli takımın en kıymetli atletleri olduklarını söyledikten sonra göğsüme takılan madalyaya geleyim. İki zenci atlet ortasında bulunurken çektirdiğim bu fotoğrafın çok büyük anlamı vardı. O sıralarda Kenya ve Uganda neredeyse harbe gireceklerdi. Hudutlar kapatılmış, savaş için bir kıvılcım kâfiydi. Olimpiyatlar dikkatleri pistlere çevirdi.
Münih''te buluştuğum Keino''ya, "Sen Kenyalı''sın ama bir olimpiyat şampiyonusun. Yani evrenselsin. Gel Uganda kampına gidelim, 400 metre olimpiyat şampiyonu Akii Bua''yı ziyaret edelim ve dünyaya dostluk mesajı verelim" dedim. Kenyalı Keino, tereddütsüz evet dedi. Fotoğraftaki sıcak sahneyi dikkatle izlerseniz sporun ne büyük bir olay ve erdem olduğunu anlarsınız. Şimdi lâfımı bağlıyorum; yapmış olduğum bu plan, Keino''nun çok hoşuna gitmiş olacak ki, beni ödüllendirdi ve göğsüme bir rozet taktı. Sonra da piste çıkıp yine 1500''de bu defa gümüş aldı.

