Ali Rıza Haydar''la Ahmet Doğu maçını izledim. İranlı güreşçi Ahmet Doğu''yu yaprak sarması gibi evirdi çevirdi ve maçı 6-1 galip bitiriverdi. Oldum olası, güreşe pek fazla yaklaşmam. Milli formayı yabancıların altında görmek beni devamlı üzmüştür. Ahmet Doğu maçında da kendimi aşağılanmış hissettim. Ali Gümüş''e "Niçin böyleyiz" diye sorduğumda cevabı şu oldu: "İranlı dünya şampiyonu."
Benim aklımdan o sırada bizim dünya ve olimpiyat şampiyonları geçti. Bırakın M.Akif Pirim ve Nazmi Avluca''yı, daha altın madalyasının sıcaklığını taşıyan Hamza Yerlikaya''yı düşündüm. O da bir dünya ve olimpiyat şampiyonu. Ama hiç bir rakibiyle İranlı''nın bizimkiyle oynadığı gibi oynayamadı, fark yapamadı. Altın madalyayı kıl payı kazandı. Sadece güreşçilere yüklenmek haksızlık olur.
Boksörlere ne demeli? Hepsi sapır sapır döküldü. Ellerini kaldıracak halleri yoktu. Ramazan Paliani 25 saniyede bir tek yumruk atamadı. Atsa maçı kazanacaktı. Bütün ithal boksörlerin elleri, ayakları sanki kelepçelenmişti. Agasi Agagüloğlu''nun dışında boksta da kondisyonlar sıfırdı.
Naim Süleymanoğlu kondisyonsuzların başını çekiyordu.
Olimpiyatlarda mücadele etmek bir başka şey. Olimpizm ruhu bu olsa gerek. Mücadeleye girdiğiniz anda, sadece tek tek değil, herşeyinizi vereceksiniz. Ve rakibinize büyük bir güçle, azimle saldıracaksınız. Aksi takdirde, hüsran oluyor.
Spor teşkilatımızın başında bu işe çok yatkın Fikret Ünlü var. Sayın Bakan bütün federasyonları ve sporcuları teker teker elden geçirip, önce olimpik sporcularda kondisyonsuzluğun sebebini araştırmalı. Son lâf Türk sporuna; "Güç bendeeee" diye bağıracak sporcular lâzım.

