Kaydet
a- | +A

Geçtiğimiz Cumartesi günü akşamüstü kadim dostum Ünal Sakman''ı yârenlik etmek için ararken, cep telefonum çaldı ve mânevi evlâdım olarak adlandırdığım Hasan Sarıçiçek''i karşımda buldum... Lâfı uzatmadan kestirip attı: "Ağabey bizimle çalışır mısın?..."

''Pat'' diye soruya ''pat'' diye "çalışırım" cevabını yapıştırdım. İki dakika sonra da Sadık Söztutan''la telefon kontratı yaparak işi bitirdik... Soyadı sözünün eri olan kardeşim lâfını yiyecek değil ya!... Bu işin şaka bölümü... Benim bir telefonla Türkiye Gazetesi''ne geçmemden normal birşey olamazdı... Hani eve giderken bir telefon çalar ve "Aman gelirken ekmek veya tuzu almadan gelme" diye bir uyarı alırsınız ya... İşte öyle birşey... Bu defa Ada''da balkonda otururken bir uyarı telefonu aldım ve bana "Acele eve gel" dendi o kadar. Ben de yuvaya döndüm... 1959-89 yılları arası Spor ve Reklam bölümlerinde, tam 30 yıl, gençliğimin zerrelerini fedâkârlıkla tükettiğim Tercüman Gazetesi''nin katlanmışıdır Türkiye Gazetesi. Rahmetli Ahmet Ilıcak ve ben dahil bâzı üst düzey yöneticiler olarak yaptığımız âzim hatalar Türkiye''yi büyüttü... büyüttü... Ve şu andaki dev konuma getirdi... Sayın Enver Ören''in cesareti, büyük gayretleri ve akıllı yatırımları tabii ki büyüklüğün baş mimarıdır. Biz bütün ısraralarımıza rağmen Tercüman''ı müesseseleştiremedik... Geçen gün ilk defa gelip gördüğüm Türkiye bu işi çoktan halletmiş ve ülkeye mega bir eser olarak oturmuştu. Sayın Ören ve arkadaşlarını candan kutluyorum. Bir kısmının Tercüman kökenli olduğunu bildiğim için de, özellikle "arkadaşlarım" diyorum... 1980''li yıllarda Türkiye dev adımlar atarken, biz Tercümanlılar inanın mutlu oluyorduk... Bir başka gazete belki rakip olabilirdi ama, bizim için Türkiye her zaman bir kardeş veya ikinci bir yuvaydı... Nasıl kıskanabilirdik ki?... Türkiye''de gördüğüm sevgi, saygı, ağabey-kardeş ilişkisi beni çok duygulandırdı... Bir mesleki sonbaharın böyle mutluluklarla dolu olarak sürüp gitmesini diliyor, nazardan da çok korkuyorum... Tam 43 yıl hiç yorulmadan süren bir maratonun sonlara doğru da aynı güzellikte ve tempoda gitmesini yüce Allah''tan niyaz, kubbede hoş sada bırakmaya ise özellikle dikkat ediyorum...