Mustafa Denizli sever, çok sever; özellikle futbolda, ''ilklere'' damga vurmaya bayılır. Oysa bilmez ki; futbolun belli kuralları vardır. Sadece bizim değil, futbolla yatıp kalkan herkesin bildiği birşeyi saman altı yapıp, yeni bir icada kalkıştı. Sonuçta da; beyin üstü kuma çakıldı. Mustafa hoca, sen de çok iyi bilirsin ki; "''Hazırlık maçı yapmadan önemli bir turnuvaya başlanmaz". BAŞ - LAN - MAAZ...
''Biz söylemiştik'' lâfıyla böbürlenmeyi bırakıp; Pazar günkü İtalya maçına bakalım. Hiç abartmadan itiraf ediyorum; son yıllarda bu kadar rezil bir Milli Takım izlemedim... Önce Cumartesi açılış maçına dönelim. Belçika-İsveç; bizim grubun diğer iki takımı. Oyunları nefeslerimizi kesti. Futbolun temel prensipleri teknik, taktik, kondisyona en ufak bir gölge düşürmediler. Bireysel hatalar sonucu kalelerinde gol gördüler. Takım oyunundan kesinlikle sapma yapmadılar. Ancak, ertesi gün yazılanlar ve çizilenler, bu iki takımı çantada keklik gösterdi... Futbolu iyi bilirler ya!.. Henüz eleştirileri okumamız soğumamıştı ki; bizim maç başladı. "Olur böyle şeyler..." "Turnuvanın ilk karşılaşması; strestir..." "Mustafa Denizli''nin bildiği birşey var ki; bu kadroyu sahaya sürdü..." "Rakip dev İtalya..." deyip; ilk 10 dakikayı pas geçtik. Gözümüz maça ısındı; ay-yıldızlı ekibimiz ısınamadı. Oyun alanında alışagördüğümüz agresiflik, takım bütünlüğü ve de bireysel beceri Bursa''daki İrlanda maçının ardından paketlenip rafa kalkmıştı. Futbolun ana prensipleri de yok olunca; millerimiz çöktü. İtalyanlar bize uymasa, fark erken dakikalarda büyürdü. İhtilal komutanının inanılmaz ''kenar yönetim'' kısırlığı eklenince iyice çöktük.
Saydım; üç direkten, üç kale çizgisinden dönen top bizi televizyon başında çıldırttı, ya tribündekiler ne yaptı? Suratları herşeyi anlatıyordu!.. Maçı 1-1''e getirdiğimiz anlarda dahi İtalya bizden çok üstünmüş. Ama gönül bu; canlı ve heyecanlı olduğumuzdan, çabuk düşünememenin getirdiği stresle, o dakikaların gerçek analizini yapamamışız. Akşam karşılaşmayı bir kez daha izleyince; ne kötü durumlara düştüğümüzü tüm çıplaklığıyla gördüm. Mustafa Denizli''ye, ''O oynasaydı, bu oynasaydı. Yanlış taktik verdin'' demek gereksiz ve etkisiz! Amma velakin; hazırlık döneminde maç yaptırmamasına koca bir ''hata'' ; tamiri olmayan ''afsız hata'' diyorum. Deme hakkını da kendimde buluyor ve soruyorum Denizli''ye: "Turnuvaya üç gün kala Fas''la ölümüne hazırlık maçı oynayan ve 5-1 kazanan Fransa''yı Pazar gala gecesinde Danimarka önünde izledin mi?.." Ki muhakkak izlemiştir... Hocamız 2-1''lik yenilginin üzüntüsüyle, hemen o gece Fransa - Danimarka karşılaşmasına konsantre olamamış; muhteşem futbola ve gollere kendini verememiştir; haklıdır da!.. TRT yetkililerinden rica etsin; kırmazlar onu, kaseti verirler!.. Sakin kafayla izleyince; kimin haklı, kimin haksız olduğunu daha iyi görür. O zaman da ne kimseye surat asar; ne de ters (Spor Müdürümüz Sadık Söztutan''ın gayet nazik bir şekilde: '' İsveç maçına da aynı kadroyla çıkacak mısınız?'' sorusuna Denizli sert ve kin dolu, "Gerekirse o maça da aynı onbirle çıkarız'' derken yüzünün ifadesini bir gördü mü acaba?) cevaplar verir..
Dileriz; Mustafa hoca bu hatalarına F.Bahçe''de devam etmez!..
DELİKANLI ZAFER Türkiye Kupası final maçı sonrası, Antalyaspor''la aynı uçakta Diyarbakır''dan Ankara''ya dönüş yapmıştık. Esenboğa Havaalanı''nda bizim Şekip Hazar, Antalyaspor''un acar futbolcusu Zafer''le koyu bir sohbete dalmıştı. Uzun uzun konuştular. Zafer bizim yanımızdan geçerken Şekip''e söyle sesleniyordu:" Sözümün eriyim abi. Transfer sezonu gelince nereye gideceğimi göreceksin. Bizde yalan yok..."
Şekip''e, "Bu sözleri neden sarfetti?" diye sordum. Bir an duruladı ve başladı anlatmaya: "F.Bahçe ve Beşiktaş''ın ısrarla kendisini istediğini sorduğumda; güldü. Benim Trabzonspor''a verilmiş sözüm var. Mehmet Ali Yılmaz başkanla her konuda anlaştık. Transfer ayı gelince basarım imzayı "... Başka şeyler de anlatmıştı Şekip; onlar bizde saklı. Zamanı gelince açarız kutuyu. Pek inanmamıştım Zafer''in o günkü sözlerine. Ancak transfer sezonu açılınca, kimseyle görüşmeden bastı Trabzonspor''a imzayı. Olur şey değil; bu zamanda, böyle profesyonel futbolcu... Helâl sana delikanlı Zafer!..
Kulaklarınız çınlasın Antalyalı (yeni Beşiktaşlı) Fazlı. Denizlisporlu (yeni Beşiktaşlı) Ümit!..
KISSADAN HİSSELER... Mustafa Denizli Avrupa Şampiyonası''na gitmeden önce Milli Takım''ı bırakmalıydı. F.Bahçe ile ilgilenmekten Milli Takım''ı unuttu. Gördük İtalya önünde yaptıklarını. Seyirci ona az bile yaptı. Bıraksın takımı, kalan iki maçımızı yardımcıları yönetsin. Daha iyi sonuçlar almazlarsa kellemi keserim. Yurdanur Gökbakır CİHANGİR/İST... Mustafa Denizli''ye bu kadar kızmanın, yüklenmenin alemi yok sevgili kardeşim. Evet yanlış yapmıştır ama; bunca yıllık hizmetini de bir çırpıda kenara atamazsın. Atamayız. Atmamalıyız... Eski günlere dönüyoruz herhalde. G.Saray''ı bu duruma düşürenler, cezalarını elbet bulur. Faruk Süren dua etsin Fatih hocaya; o olmasaydı şampiyonluklar hayâldi. Kulüp büyüklerimiz ona iyi bir ders veremedi. Yazıklar olsun... Suphi Kayalıoğlu ŞENLİKKÖY/İST... Evet Süren''in yanlışları olmuştur. Ancak sizin de Fatih hocacı olduğunuz belli. Yöneticilik zor iştir. Bilseniz başkana o denli yüklenmezdiniz. G.Saray bu yıl da tepeden inmeyecektir. Şüpheniz olmasın...
Haftaya görüşmek üzere... Gözünüz; gönlünüz aydınlık olsun.
İNTERNET KUTUM: okorkmaz@tg.com.tr TEL: 02124542010.. FAX: 02124543929
YAZIŞMA KUTUM: Türkiye Gazetesi Spor Servisi 29 Ekim Cad. 34530 YENİBOSNA / İST

