Gerçekleri gör artık Mustafa hoca... Seni eleştirenlerin yüzde 70''i bu işe gönlünü, hayatını vermiş; futbolun inceliklerini bilen, gündeme oturmayı sevmeyen kişiler...
Geri kalan yüzde 30''u ise goygoycu takımı. Yani mikserler. Gündemin baş köşesine oturmaya aşıklar. Sonrasında da, "Futbol deliği"nden sinsi sinsi bakıp kıs kıs gülmeyi ilke edinenler. İşte sen bunları kafana takıp herkese saldırıyorsun; saldırmakla kalmayıp terbiyesizlik de yapıyorsun!.. Tıpkı önceki gün futbolcun Tugay''ın 35. dakikada oyundan çıktıktan sonra, sana ve herkese yaptığı gibi. Oysa onu oyundan almakla yerden göğe kadar haklıydın. Belki senden özür dileyecek ama, iş işten geçecek... Dönelim asıl meseleye... Mustafa hoca; eğer o seni eleştiren yüzde 70''lik kesim sana yüklenmeseydi; dozu fazla kaçırmasaydı bugün ay-yıldızlı ekibimiz çeyrek finalde olamazdı. Kalıbımı suratına basarım olamazdı!.. Şunu iyi bil ki; 25 yıllık dostun bu satırların yazarı da dahil yanlış yaptığı sürece eleştirmeye devam edeceğiz. Goygoycuları kesinlikle kaale almıyorum. Anladın mı hocam? Tarihimizde ilk kez çeyrek finale çıktık. Tekrar tekrar kutluyalım. Ama ne olur söyleyin bana iyi futbolla mı buraya geldik? Hayır asla ve asla hayır!.. - İlk 20 dakikaya bir göz atın; 3 net pozisyon Rüştü ve şansımız devrede. - Orta sahamız bunalımda, savunmamız çöküntüde. Denizli yerinde müdahaleyle Tugay''ı oyundan alıyor, o ise terbiyesizliğin daniskasını yapıp hocasının vazifesini iyi yapmadığı için kenara aldığının farkında değil.
- Dakika 45''te sessiz Hakan''ın sesli golü geliyor. - 54''te, yani iyice bocaladığımız anda Rüştü, Mpenza''nın kafa şutunu dikey yumrukla kornere atıyor. Bu gol olsa farka gidecekler. - Belçika çok adamla geliyor. Suat ve Hakan''la mükemmel bir kontratak golü atıyoruz. Akabinde 81''e kadar görüntümüz iyi. - Ve bitiş düdüğüne değin, "Çekilmez futbolumuza dönüyoruz.." Tüm bunları tekrar izleme fırsatı buldum, teşhisimde doğru olduğuma net karar verdim... Tüm bunlardan ne çıktı biliyor musunuz? Denizli''yi eleştirin, hem de fazlasıyla eleştirin. Ama dozu kaçırmadan. En önemlisi goygoycuları yanımıza almadan!..
FUTBOLUN BEŞİĞİYMİŞ... Dünya futbol literatüründe "futbolun beşiği" olarak İngiltere yer alır. Evet doğrudur; meşin yuvarlağı ilk kez İngilizler koşturmaya başladı. Önemli yeniliklere de onlar imza attı... Ancak onca ilkleri ve yenilikleri ''holiganizm''le bir çırpıda siliniyor ve Ada sanık sandalyesine oturtuluyor. Oturtulur tabii... Bu ne idüğü belirsizlere, ayyaşlara, insan müsveddelerine hükümeti seyirci kalırsa; bir avuç densiz yüzünden, tüm İngilltere ''ebedi ihraç''a dahi gider!..
Ne çabuk da unuttular?.. 80''li yıllarda, kulüp bazında 3-4 yıl kupalardan men cezasını aldıran bunlar değil mi?. Brüksel''de Heysel Stadı''nda Juventus-Liverpool Avrupa Şampiyonlar Ligi maçı öncesi orayı arenaya çevirip, onlarca kişinin ölümüne sebeb olan bunlar değil mi... Daha iki ay önce İstanbul''da G.Saraylı taraftarları kışkırtıp kenara çekilen; sonra da iki masum vatandaşının ölümüne sebep olan bunlar değil mi?.. İşte daha önceki gün, Brüksel ve Charleroi''de Almanya maçı öncesi ortaya çıkan ''milli utanç''ın menşei bunlar değil mi?..
İngiliz hükümeti bu ''vahşi adamlar''a, hâlâ çanak tutmaya devam etsin... UEFA iplerini çekmeye hazırlanıyormuş. Geç bile kaldı... Bence çabuk çeksin; hem de yağlı tarafından!.. Birşey daha, futbol literatüründen ''futbolun beşiği ülke'' tanımlaması silinip; ''futbolun holiganizm ülkesi'' yazılsın... Yakışan da budur...
KISSADAN HİSSELER... Bu hafta gelen yazılarda kayda değer birşey göremedik. Lütfen iyi konulara değinelim; biz de yayınlayalım.
Haftaya görüşmek üzere... Gözünüz; gönlünüz aydınlık olsun..
İNTERNET KUTUM: okorkmaz@tg.com.tr
TEL: 02124542010.. FAX: 02124543929
YAZIŞMA KUTUM: Türkiye Gazetesi Spor Servisi 29 Ekim Cad. 34530 YENİBOSNA / İST

