Kaydet
a- | +A

Bir tarafta soyunma odasından başlayıp, tribünlere fışkıran sevinç ihtişamı, çılgınlığı, olağanüstü karnaval şenliği...

UEFA Kupası ile turlama... Futbolcuların damat şıklığı... Çoluk-çocuk, baba-evlat, dayı-kardeş, hala-yeğen, hepsi ama hepsinin sevinç gözyaşları...

Diğer tarafta ise soyunma odasında başlayan hüzün, tribün görüntüsüyle tüm vücudu "Kaderin cilvesiyle" sarıp, yanıp tutuşması...

Oysa ikisi de liseli... Tarihi, köklü, nice unutulmaz yıldızları Türk futboluna kazandıran görkemli takımlar...

"Kaderin cilvesi işte" (!) biri gökte, diğeri yerde...

Ne zor... Sezonun son 90 dakikasında kader onları birbirleri ile karşı karşıya getiriyor...

Göktekine 4 takım sıkı sıkı sarılmış, "Kurtar bizi Aslanım" diyor..

Yerdeki tek başına çırpınıp, matadora bakıyor ve "Kıyma benim gibi asilzade Boğa''ya" yakarışlarını 90 dakikaya yayıyor...

İnanın yüreğim dağlanıyor. Koca İstanbul''un liselisine lige el sallayıp gitmesini yakıştıramıyorum. Gözyaşı akıtmasını ise hiç istemiyorum...

Galatasaray''ın liselisi Avrupa Fatihi edasıyla sevinç gözyaşlarını döküyor da döküyor...

Gözüm Fatih Terim''de. Sanki veda öpücükleri sunuyor. Maçta da sıkkın, kulübede ilk kez 45 dakika çakılı duruyor. Tek şikayeti devrenin erken bitmesi...

Kime kızgın bilemiyorum ama, belli ki gönlü kırgın!..

Fuat Buruk''la Okan Buruk''un bir karşı karşıya gelişi var ki, gözleri herşeyi konuşuyor. Sahadaki diğer 10 kişinin ayağı da bildiğini okuyor. Cezaalanı içine lütfen giriliyor gibi. İstanbul''un liselisi ağlara giden golde ne yapacağını şaşırıyor; sevinsin mi, ağlasın mı o da bilemiyor.

İstanbul Boğası, Aslan''a yem olmamak için elinden geleni yapıyordu. Huzurunu, neşesini Takoz Recep kaçırıyordu. O kahrolası son dakikaların bitip tükeneceği yoktu. Bir de baktık ki, İzmir''in koca çınarının Antalya''da devrildiği haberi önümüze kondu.

Çok şükür Boğa yere çakılmamış, göğsü dik, bağrı göbeğine kadar açık soyunma odasının yolunu tutuyordu.

Gökteki de sevincini hâlâ sürdürüyordu.