Yanlış hatırlamıyorsam, hayır hayır çok iyi hatırlıyorum; 1 ya da 1.5 yıl önce de Fatih Terim, G.Saray''ın geleceğine yönelik planlarını tıpkı düne kadar olduğu gibi dile getiriyordu. Ne hikmetse ne medya, ne de futbol kamuoyu Terim''in söylediklerini üstünü basa basa söylüyorum: ''Ya an - la - mı - yor; ya da kulak asmıyor''!.. Bak, 4-5 gün önceki spor sayfaları. Vee, dedikodu fiskosları.. "Terim G.Saray''ı bırakıyor".. "Paraları masaya koymazsanız ben yokum"... " G.Saray şirketi benim himayemde olacak".. " 50 milyon doları hazır edin"... "Avrupa''ya gidecek; 3-4 futbolcuyu da yanında götürecek ".. "G.Saray Trapattoni ve Fernandez''le anlaşmak üzere".. Çevir gazı yanmasın!.. Tüm bu söylentileri, yazılan çizilenleri önceki gün Merkez Sigorta''nın ödül gecesinde, Fatih Terim son kez kısa ve net cevapladı.
Üstelik herkesin anlayabileceği dilde.. O ne kadar anlatmak istese de, çoğunluk anlama niyetinde değildi. Oysa açık bir şekilde anlatıyordu: " G.Saray''dan ayrılmak gibi bir niyetim yok. Yalnız bazı şartlarım var. Kimilerinin tanımladığı gibi ben G.Saray A.Ş''yi istemiyorum. Ltd, Komandit, Aş''den anlamam. Sadece G.Saray Futbol Şubesi''ni istiyorum. Futbolun herşeyini ben üstlenmek istiyorum. Geliri, gideri, vebali bana ait olsun. Haa, bir hatamız olursa yönetim, G.Saray camiası bizi en ufak kuruşuna değin denetlesin; gerekirse istediği cezayı versin. Ama G.Saray''ın diğer branşları da bize örtüştürülmesin. Futbol kendi yağıyla kavrulursa G.Saray dünya kulübü olur. Tek lüksüm bu. Benim parada pulda gözüm yok. Olsaydı 4 yılda çoktan kazan kaldırırdım. Gece yarısı başkanla konuşacağım. İsteklerim kabul görürse imzaya hazırım. 3 Haziran''ı da beklemem. Olmazsa da tek gideceğim yer yurt dışıdır. Futbolcular anlaşamazsa bazılarını götürebilirim..." İnanması zor ama; Terim''in bu söylediklerini anlamayanlar mevcuttu!.. Sabaha karşı başkan - teknik direktör zirvesinden yine birşey çıkmamıştı.. Anlaşılan Fatih hoca, sayın Faruk Süren''e de derdini anlatamadı!.. Ne diyeyim kaptan Fatih, birgün gelir seni anlayan çıkar!. Umarız; iş işten geçmez!..
HAKLIYMIŞSIN ÖCAL ABİ "Altay''ın bu duruma düşmesi Nafiz Zorlu''nun eseridir. Değişik projelerini düşünce cimnastiğinde yürütürken, takımının küme düşeceğini aklının köşesine bir türlü yerleştiremedi. Ümit Kayıhan''ı hiç yoktan gönderdi. Takımı gençlere bıraktı; Altay onlarla ne kadar yüreyebilirdi ki"... Öcal ağabeyin önceki hafta İzmir''de bana aktardığı bu sözleri; yorumuma aynen nakletmiştim.. Gecenin ilerleyen saatlerinde İzmir''den ayrılırken Öcal ağabey; alınan üç puanın Altay için kurtuluş reçetesi olamayacağını iddia etmişti..
Doğru; futbol nelere gebeydi!.. İstanbulspor sessiz ve derinden gidip, Avrupa Fatihi''nden 1 puanı kotarırken, hayatında unutamayacağı mutluluğu yaşıyor;
İzmir''in büyük çınarı Altay, Antalya''da devriliyordu.. Evet İzmir''in büyük Altay''ı, artık 1. Lig terini akıtamayacak olmanın üzüntüsünü bağrında çoktaaan hissediyordu!.. Biz de bu üzüntüye katılımcı olmuştuk ki; TV''de sonradan farkına vardığım bir kişi hüngür hüngür ağlıyordu. Oydu; Nafiz Zorlu''ydu ağlayan... Yok, hayır, asla, bu beyefendi için hiç birşey söylemeyeceğim... Sadece ve sadece "Sen haklıymışsın Öcal ağabey " diyeceğim...
BALYOZ ELLER İsterdim ki, bu işin ustası Orhan Ayhan ağabeyim, Ulusoy, Agagüloğlu, Phaliani vurdukça Finlandiya''yı inletsin.. Yapamadı halbuki; G.Saray UEFA Kupası''nı aldığında Levent Özçelik ses tellerini yırttı.. Bu altınlar, bu Avrupa ikinciliği bir daha gelir mi; bilemem.. Ama Finlandiya''nın Tampere şehrinde 33.''sü gerçekleşen Avrupa Şampiyonası''nda, bizlere boksta bir ilki yaşattıkları için, bu balyoz eldivenleri öperim, altınlarını ömür boyu cilalarım... Bronzda kalan küçük Phaliani''yi ve Süleymanoğlu''nu unutamam vee; yarınlarda altına vuracaklarına mühürümü basarım!..
Başkan, başkaaan!.. Caner Doğaneli, duy beni (!) başına dert açtın; bizlere Avrupa şampiyonu olmuş Türk Milli Takımı göstermeden gitmek yok. Hele bir git; ayağından mıhlarım!.. Sen, ya sen (!) Refaiddin Şahin, dışarıdaki Türkler''i getirmeye devam.. 1, 2, 3 yetmez, 4, 5, 6 olsun. Benim balyoz eldivenim dünyayı dövsün!..
KISSADAN HİSSELER... Türkçe çeviri yapıp kısa yazıyorum. Kardeşim şikeyle ilgili ilginç dipnotlar yazmış. Rizeli olduğu için kendi takımını ayrı bir kefeye koymuş. Siirt Jetpa''nın yaptıklarını aklım hafızam almadı.. Cesur Ekmenoğlu PENDİK/İST.. Şikeyi ben de yaşadım. Futbol oynarken, konserve kutusunun içinde paralar önümüze geldi; ama takımımızı satmadık. Yani hatır şikesinin ötesine kafam basmaz. Görmediğin şeylere de inanma... Vefalı dostlar neredesiniz. Bağıra bağıra amatör kümeye düştük. Ey yetkililer Edirne - Nişantaşı maçınının bir kasetini izleyin. Nasıl gümbürtüye gittiğimiz açık açık anlaşılır. Ahmet Tolgan VEFA/İST.. Ahmet ağabey çok eski dostumdur. Buradan yetkili mercilere sesleniyorum. Küme düşme potasındaki bir takım hem de deplasmanda 5-1 yenikken, son 14 dakikada durumu 5-4 yapıp averajla kümede kalabilir mi?..
Haftaya görüşmek üzere... Gözünüz; gönlünüz aydınlık olsun..
İNTERNET KUTUM: okorkmaz@tg.com.tr
TEL: 02124542010..
FAX: 02124543929
YAZIŞMA KUTUM: Türkiye Gazetesi Spor Servisi 29 Ekim Cad. 34530 YENİBOSNA / İST

