Allahü teâlânın birinci emri iman etmek, birinci yasak ettiği şey de küfür yani inkârdır.
Sual: Allahü tealanın kullarına ilk emri nedir?
Cevap: Allahü teâlânın birinci emri iman etmek, birinci yasak ettiği şey de küfür yani inkârdır.
İmân demek, Muhammed aleyhisselâmın, Allahü teâlânın son Peygamberi olduğuna inanmaktır. Allahü teâlâ, Ona emrlerini ve yasaklarını Arabî olarak vahyetmiştir. Yani bir melek vâsıtası ile bildirmiş, O da bunların hepsini insanlara anlatmıştır. Allahü teâlânın Arabî olarak, bir melek ile bildirdiklerine Kur’ân-ı kerîm denir. Kur’ân-ı kerîmin hepsi yazılı kitâba Mushaf denir.
Kur’ân-ı kerîm, Muhammed aleyhisselâmın sözü değildir. Allah kelâmıdır. Hiçbir insan öyle düzgün söyleyemez. Kur’ân-ı kerîmde bildirilenlerin hepsine İslâmiyyet denir. Hepsine kalb ile inanan insana Mü'min ve Müslümân denir. Birini bile beğenmemeye, îmânsızlık, yani küfür, Allaha düşman olmak denir.
Kıyâmete, cinnin, meleklerin var olduklarına, Âdem Peygamberin (aleyhissalâtü vesselâm) bütün insanların babası olduğuna ve ilk Peygamber olduğuna inanmak, yalnız kalb ile olur. Bunlara, Îmân, i'tikâd ve Akâid bilgileri denir.
Beden ile ve kalb ile yapılacak ve sakınılacak şeylere ise, hem inanmak, hem de yapmak veya sakınmak lâzımdır. Bunlara Ahkâmı islâmiyye bilgileri denir. Bunlara inanmak da, îmân olur. Bunları yapmak ve sakınmak, ibâdet olur. Niyyet ederek ahkâm-ı islâmiyyeye uymaya ibâdet yapmak denir.
Allahü teâlânın emirlerine ve yasaklarına Ahkâmı islâmiyye ve Ahkâm-ı ilâhiyye denir. Emredilenlere farz, yasak edilenlere harâm denir.
Görülüyor ki, ibâdetlerin, vazîfe olduğuna inanmayan, ehemmiyet vermeyen kâfir, Allaha düşman olur. Bunlara inanıp da, yapmıyan kâfir olmaz. Buna fâsık denir.
İslâm bilgilerine îmân edip de, elinden geldiği kadar yapan mü'mine, sâlih Müslümân, iyi insan denir. Allahü teâlânın rızâsını, sevgisini kazanmak için, İslâmiyyete uyan ve bir mürşidi seven Müslümâna sâlih, iyi insan denir.
Allahü teâlânın rızâsını, sevgisini kazanmış olana ârif veyâ velî denir. Başkalarının da, bu sevgiyi kazanmalarına vâsıta olan velîye mürşid denir. Bu mubârek, seçilmiş insanların hepsine sâdık denir. Bunların hepsi sâlihtir.
Sâlih mü'min Cehenneme hiç gitmeyecektir. Kâfir, muhakkak Cehenneme gidecektir. Cehennemden hiç çıkmıyacak, sonsuz azap görecektir.
Kâfir îmân ederse, bütün günâhları hemen affolur. Fâsık, tövbe edip, ibâdetleri yapmaya başlarsa, Cehenneme girmeyecek, sâlih mü'min gibi, doğru Cennete gidecektir. Tövbe etmezse, ya şefâat ile veyâ sebepsiz affolup, doğru Cennete gidecek, yâhut Cehennemde günâhları kadar yandıktan sonra, Cennete girecektir.

