Kaydet
|

“Allahü teâlânın yaratacağı şeyler, iki kısımdır: Kazâ-i muallak ve Kazâ-i mübrem."

Sual: Kazâ-i mübrem, kazâ-i muallak hakkında âlimlerin görüşü nedir?

Cevap: Dinde nakil vardır görüş olmaz. Ehl-i sünnet âlimleri hep nakletmişlerdir. Bu konuda İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:

“Kaza, yani Allahü teâlânın yaratacağı şeyler, iki kısımdır: Birincisi, Kazâ-i muallak, ikincisi ise Kazâ-i mübremdir. Birincisi yani Kazâ-i muallak, şarta bağlı olarak, yaratılacak şeyler demektir ki, bunların yaratılma şekli değişebilir veya hiç yaratılmaz. İkincisi ki Kazâ-i mübremdir, şartsız, muhakkak yaratılacak demek olup, hiçbir suretle değişmez, muhakkak yaratılır. Kaf suresinin yirmidokuzuncu âyetinde meâlen; (Sözümüz değiştirilmez) buyuruldu. Bu âyet-i kerime, kazâ-i mübremi bildirmekdedir. Kazâ-i muallak için de, Ra'd sûresinde; (Allahü teâlâ, dilediğini siler, dilediğini yazar) meâlindeki, yirmidokuzuncu âyet-i kerime vardır.

Sual: Kalben mürted olmak ne demektir?

Cevap: Allahü teâlâya şükür için, kalben, bedenen, imanen ve amelen, İslamiyetin emirlerini yerine getirmek şarttır. Emir ve yasaklardan birini kalben kabul etmemek, beğenmemek imanı giderir mürted olur.

Sual: Rüku ve secdelerde az duran kimse dinden çıkar mı?

Cevap: Dinden çıkmaz ama farz olan miktar kadar durmak lazımdır aksi hâlde namazı olmaz.

Sual: Belalar ve sıkıntılar günahlara keffaret midir?

Cevap: Bu konuda İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:

“Müminlerin dünyada elem çekmesi, ahiret nimetlerinin kıymetini bilmeleri içindir. Dünyada müminler mihnet, sıkıntı çekerse, dost düşmandan ayrılmış olur ve o belalar, sıkıntılar da, eğer sabredilmiş ise günahlara keffaret olur.”

Sual: Kayınvalidesi tarafından rencide olunan gelinin, kayınvalidesine cevap vermesi caiz midir?

Cevap: Hakkını savunmak ayrıdır, tartışmak, hakaret etmek ayrıdır. Hakkını savunmak için cevap verilmesinde mahzur olmaz ama edebi gözetmek, sınırı geçmemek gerekir.

Sual: Herkes yaptığının karşılığını görecek ise , tövbe etmenin anlamı nedir?

Cevap: Peygamber Efendimiz; (Günahından tövbe eden kimse, hiç günah işlememiş gibidir) buyurdu. Bu hadis-i şerif mutlaktır yani bir şarta bağlı değildir. Samimi olarak, ihlasla tövbe eden, temizlenir, artık yaptıklarının karşılığını görmez. Kul hakları için helalleştikten sonra tövbe etmek şarttır.

Osman Ünlü'nün önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.