Türkiye''de eğitim kurumlarının sayısı her geçen gün artıyor ve daha fazla sayıda genç yüksek öğrenim görme imkânı buluyor. Ancak büyük kısmı devlet üniversitelerinde milletin parası ile okutulan bu gençlerden ülkenin geleceğini kurma yolunda ne kadar yararlanılıyor?
En iyiler arasında sayılan eğitim kurumlarını bitirenlerin hem de en çalışkanları, bilime, araştırmaya en hevesli olanları Türkiye''de arzuladıkları ortamı bulamayacaklarını düşünerek yurt dışına, Batı Avrupa ve ABD''ye gitme fırsatını yakalamak ve orada yerleşip hayatlarını sürdürmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bugün ABD''de lisans ve lisans üstü öğrenim gören Türk öğrencilerin yüzde elli üç kadarı devlet bursu ile gönderilmişlerdir. Yapılan araştırmalarda söz konusu gençlerin ancak yarıya yakınının eğitimleri bitince Türkiye''ye dömeyi planladıkları gözleniyorsa da bu gelişlerin büyük kısmı tekrar ABD''ye dönüşle sonuçlanmaktadır. Çünkü bu öğrencilerin vizeleri tahsil biter bitmez yurda dönmeyi gerektirmekte ve aradan iki yıl geçmeden ABD''ye geri gidilememektedir. Bunun dışında YÖK veya harhangi bir bakanlık bursu ile gidenlerin mecburi hizmetleri vardır. Türkiye''ye kendi arzusuyla, hizmet şuuru ile dönmek isteyenlerin bütün öğrenciler içindeki oranı ise yüzde 10''a bile ulaşamamaktadır.
Yurda dönmeyip kendilerine ABD''de hayat kurmayı planlayanların yarısının gerekçesi Türkiye''de bilimsel çalışma imkânlarının olmayışıdır. Yüzde 16 kadarınınki de Türkiye''de eğitiminin gerektirdiği seviyede iş bulamama endişesidir. Dikkat edilmesi gereken bir başka husus, Türkiye''deki yabancı dille eğitim veren okullardan mezun olanların yurt dışında kalma eğiliminin daha yüksek oluşudur. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti, devlet okullarında okutup daha sonraları da devletin bursu ile ileri tahsil görmeleri için yurt dışına gönderdiği gençlerinin yarısından fazlasını kaybetmekte, ABD''ye hediye etmektedir. Bunun sebebi de yine Türkiye''nin kendisidir. Bilimsel çalışma ortamını, iyi yetişmiş beyinlerin değerlendirileceği araştırma ve üretim ortamını oluşturamadığı için bu fakir milletin fedakârlıklarla okuttuğu seçkin çocukları gelişmiş ve zengin ABD''nin beyin gücü haline gelmektedir. Türkiye mali, tabii ve beşeri kaynaklarını çok daha akılcı ve optimum biçimde kullanmadıkça geleceğini sağlam olarak şekillendiremeyecek, gelişmiş Batı ülkelerinin ucuz pazarı olmaktan öte gidemeyecektir.
NOT: Öğrencilerle ilgili istatistiki bilgiler Doç. Berrak Kurtuluş''un "Türk Beyin Göçü" adlı çalışmasından alınmıştır.

