Kaydet
|

Harb-i Umumî denilmiş olan I. Dünya Harbi, 4 yıl sürdü. Bu savaşın, insanlığa ağır maliyeti oldu. 8 buçuk milyon asker öldü, 21 milyon asker yaralandı veya sakat kaldı, 8 milyona yakın asker, esir düştü veya kayboldu. Asker ve sivil olarak toplamda 40 milyon civarında zayiat verildi. Osmanlı, Rusya, Almanya, Avusturya-Macaristan imparatorlukları zaman ve mekâna veda ettiler. Coğrafya altüst oldu…

Bu sebeple bir daha benzer bir felakete kapılmamak için bir toplanma, konuşma, müzakere etme, istişâre ihtiyacı hasıl oldu. Bu maksatla Versay Andlaşması yapılarak 10 Ocak 1920’de Cenevre’de Akvam-ı Beşer adıyla bir teşkilat kuruldu. Adı geçen kuruluş, II. Cihan Harbi’ni engelleyemedi. 18 Nisan 1946’da toplanan 21. Genel Kurul ile kendini feshetti. Zaten BM kurulmuştu. Devamı mümkün değildi. Varlığını yeni yapıya devretti…

Şu günkü BM-Birleşmiş Milletler Teşkilatı, 26 Haziran 1945’te San Francisko’da hayat buldu. Kuruluş şartını 50 devlet imzaladı. Sözleşmeye göre 5 devlet, Daimî Üye sıfatını kazandı. Türkiye, kurucu devletlerdendir. Hükûmet, BM Beyannamesini 28 Şubat 1945’te imzaladı. Aynı yıl 15 Ağustos 1945 tarihinde TBMM, BM Andlaşmasını kabul etti.

BM, günümüzde New York’ta faaliyet gösteriyor. Teşkilatın üye devlet sayısı 193’tür. Bunlardan Çin, Rusya, Fransa, İngiltere ve ABD, Güvenlik Konseyi Daimî Üyesidir. Bu 5 üyenin her biri, genel kurulun aldığı kararı veto denen reddetme salahiyetine maliktir ki bu başlı başına bir gayrı hukuki işleyiş tarzıdır. Filistin Devleti ve Vatikan, Teşkilatın gözlemci mensuplarıdır. 5 Daimî üye haricinde 10 devlet de 2 yıllığına münavebeli olarak Güvenlik Konseyinin geçici üyeliğini yapmaktadır…

BM ile ABD arasında 1947 senesinde akdedilen andlaşma gereği, Amerikan Hükûmeti, sıfatı her ne olursa olsun BM toplantısına gelen her üçüncü devlet temsilcisine vize, izin vermek zorundadır. Ama anlaşmanın bu bağlayıcı şartına rağmen ABD, zaman zaman ihtilaflı olduğu veya menfaatine öyle geldiği için Rusya, İran, Küba, Filistin… gibi devlet mümessillerinin ülkesine girişine, BM toplantısına iştirakine ya tamamen mâni olmakta veya zorluk çıkarıp sıkıntı verebilmektedir. Bu keyfî uygulama yüzünden bizim de BM’nin İsviçre, Avusturya, Türkmenistan gibi tarafsız bir ülkeye nakletmesinin isabetli olacağını dile getirmişliğimiz vardır. Ne var ki bunun da türlü durumları var. Tam, eksiksiz bîtaraf devlet nerede ise kalmadı. Cenevre zaten BM’nin Avrupa merkezi…

Diğer taraftan ABD, NATO gibi BM’nin de mâli yükünü taşımakta. Teşkilatın yıllık masraflarının yüzde 22’si Washington’un omuzlarında. BM’nin NY’dan topyekûn taşınması yerine İstanbul, Viyana gibi başka merkezlerde dönüşümlü olarak yıllık toplantılar yapması belki daha makul bir çâre olabilir. Diğer yandan vize engellemesine karşı da Uluslararası Adalet Divanına şikâyet mekanizması işletilebilir. Lakin böyle bir dâvâdan fayda ummak da pek mümkün görünmüyor…

Şuna da temas etmek şart:

BM’nin muhtelif üye devletlerden gelen ve adına BM Barış Gücü denen askerî birlikleri oluyor. Bir yerde ihtilaf olduğunda bu askerler orada görünüyor. Ama sadece görünüyorlar. Şerre, haksızlığa, soykırıma, katliama… karşı hiçbir şey yapılmıyor. Barış Gücü, ne Srebrenitsa’da, ne Gazze’de bir varlık gösterebildi.

Hangi taraftan bakılırsa bakılsın görünen gerçek değişmiyor:

Bir soğuk savaş dönemi kuruluşu olan BM ömrünü tamamlamıştır!..

ABD, masrafının büyük kısmını karşıladığı NATO’yu pekâlâ yedek ordusu gibi görmekte. Masraflarının beşte birini ödediği için BM’yi de Beyaz Saray yahut Kongre’nin aldığı kararları tasdik eden bir noter olarak görebiliyordur…

Eğer; hakîkaten işe yarar, iş görür, harbi-darbi önleyebilen bir BM teşkilatı mevcut olsaydı Sırp-Boşnak harbi çıkmaz, Srebrenitsa’da soykırım yapılamazdı. Dağlık Karabağ 29 yıl işgal yaşamazdı. Irak ve Afganistan defalarca işgal ve talana maruz kalmazdı. Rusya ve Ukrayna arasında bir tertiple harp olmaz, milyonlar ölmezdi. İsrail’in keyfî katliamları ile Gazze ve Batı Şeria’da soykırım, Lübnan ve Suriye’de katliam yapılmaz, yüz bin Filistinli sivil hayatını kaybetmez, bir o kadar sivil sakat kalmaz, Venezuela’ya gece baskını düzenlenmez, Amerikan ve İsrail hava unsurları Tahran’da 180 kız çocuğunu öldüremezlerdi…

Bunlar ve daha birçok kan dökülme ve mezalim vak’asına karşı BM genel kurulu ancak kınama kararı aldı. Fakat onlar da veto mekanizmasına takıldılar.

Bu yapıdaki BM’nin büyükçe bir kıraathaneden çok da farkı yoktur.

Türkiye’nin “Dünya 5’ten Büyüktür!” resmî tezi haklıdır ve doğrudur.

Dünden bugüne hâlini ve pürmelâlini teşhis ve teşhir etmeye çalıştığımız bu BM’nin böyle bir donanımsız yapıyla varlığını uzun yıllar sürdürmesi mümkün değildir. AB-Avrupa Birliği gibi BM teşkilatı da gelişen şartlar önünde kifâyetsiz kalmıştır:

Anlaşabilen devletlerin kendi başlarının çarelerine bakmaları beklenebilir…

Bütün bu sebeplerle:

Mekke İttifakı, İİT, TDT yeniden düşünülmeli ve dönüşüme tâbi tutularak tahkim edilmelidir…

Öyle anlaşılıyor ki yerkürede bir zaman sonra 3-5 ayrı ayrı teşkilat doğacak ve bunlar, BM’nin yerine geçecektir.

Rahim Er'in önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.