İnfaz edilmeyen kararın hiçbir değeri yoktur; evrak üzerinde kalan bir görüşten ibaret olur. Böylece de adalet yerini bulmaz.
Adaletin tecelli etmediği bir yargılama süreci boşa zahmettir. Türkiye''deki duruma şöyle bir bakalım: Şikâyet hakkı var. Savunma da yapılıyor, yargılama hatta uzun uzadıya sürüp gidiyor. Bu prosedürde şikâyetçi taraf, avukatları, sanık taraf, avukatları, polis, savcı, hakimler, zabıt kâtipleri, mübaşirler, kalem memurları, korumalar, şoförler... her dâvâ için onlarca insan duruma göre aylarca, senelerce ter döküyorlar... Niçin? Bir zararın, bir haksızlığın, bir mağduriyetin telafisi maksadıyla. Adalet için... Peki; hak teslim edilebiliyor mu? Adaletin meşhur sembolü terazinin iki kefesi eşitleniyor mu? Bunda tabiî ki kanunların büyük rolü var. Kanunları tatbik edenlerin rolü var. Ama infaz müessesesi de bir o kadar önemli. Kılı kırk yaran bir yargılama ile hukuk abidesi kararlar verilse, fakat bu kararlar, hakkıyle yerine getirilmese ne önemi kalır? Bugün toplumda en fazla tartışılan iki mesele varsa biri cezaevleri. Odaklaşılan çözüm, kördüğüm oldu. Hükûmet "F tipi" denen oda sistemini hayata geçirmekten yana. Mahkumlarla akrabaları buna karşı çıkarak koğuş sisteminin devamını istiyorlar. Bazı cezaevlerinin mafyanın kontrolüne düşmesi ile çıkan hadiseler yüzünden adalet, İçişleri ve Jandarma arasında sürtüşmeler oldu. Adalet bakanlığı, sitemkâr bir üslupla cezaevlerini İçişleri bakanlığına devretmekten söz ediyor. Devletin bir bakanlığından bir başka bakanlığına yük devri ile mesele hallolmaz.
Radikal çözümler, köklü reformlar gerçekleştirmek gerekiyor. Yoksa ne Adalet ne İçişleri bakanı kötü niyetli. Kötü olan tıkanmış sisitem. Mesela cezaevleri özelleştirilemez mi? Buna karışı çıkan hayli hukukçu olacaktır. Onlara göre adalet temin ve tesisi devletin devri mümkün olmayan vazifelerindendir. Adalet bir bütündür vs. Evet; adaletin özelleştirilmeyecek safhası vardır. Onun özelleşmesi de teklifi de mümkün değildir. Bu yargılama kısmıdır. Ancak icrayla infazın özelleşmesi pekala mümkün. Hukuk mahkemelerinin verdiği alacak davaları ile, icra takipleri özelleşebilir. Zaten mafya bunu gayrı resmi olarak kısmen özelleştirdi bile.
Ceza mahkemelerinin verdiği kararların çektirilmesi de özelleştirilebilir.
Hapishanelerin özel mülkiyete geçmesi ile bugünkü çok problem arkada kalacaktır.
10 yıl önce sözü edilse yadırganırdı. Bakınız şirketler kendi emniyet teşkilatlarını kurmuşlar. Koruma müessesesi gayet güzel şekilde işliyor. Gardiyan veya infaz koruma memuru yerine özelleşmiş cezaevinde işletmenin iyi yetişmiş korumaları ile daha sağlıklı bir ortam doğabilir. Çok düşük maaşlarla çalışan cezaevi personelinin bulunduğu yerde o cezaevine her şey girer. Özelleşmiş cezaevlerinde dış güvenliği yine jandarma temin edebilir.
Özelleşmiş cezaevleri tüketen değil üreten kurumlar olacaktır. O zaman cep telefonu avcılığı yerine bundan nasıl edip de para kazanılır formülleri aranır. Cep telefonu neden genelleme yapılarak her mahkuma yasak olsun? Çekini ödeyemeyen mahkûmla yüz kızartıcı suç işleyen kişi aynı muameleye tabi tutulabilir mi? Sırada o kadar özelleşmesi gereken yer varken cezaevlerinin özelleştirilmesi teklifi kabul ediyoruz ki erken. Ancak çözüm üretmek gerekiyor. Bir küçük not bir kenarda bulunsun istiyoruz.

