Ne kadar zorumuza gitti bilemezsiniz...Ankara''da, İstanbul''da bazı sosyalist gençler, copu, dayağı göze alarak Bill Clinton''ın Türkiye ziyareti aleyhine yağmur-çamur demeden gösteriler yaptılar. Bunlar hakkında sefil bir mantıkla "vay komünistler!" diye söze başlamak doğru olmaz. Katılmasak da, tasvib etmesek de, hatta kınasak da netice, bir Türkiye sevgisi nüansıdır. Üstelik o gençler sadece sokakta değil, elektronik alanda da gayret gösteriyorlar. Yazarlara sayfalar dolusu e-mail göndermekteler. Yazdıkları ister yanlış olsun isterse doğru, İdeolojileri uğruna ter döküyorlar ya siz ona bakınız... Zorumuza giden ne? Zorumuza giden, Türkiye''deki Çeçen asıllıların, milliyetçilerin kıllarını kıpırdatmamaları, rahatlarını bozmamaları. Adam sendecilik, neme lazımcılık, bana mı kaldı uyuşukluğu. Sosyalistler, dayağı göze alırken, uykusuz geceler geçirirken; dahası çökmüş bir dünya görüşü uğruna ter dökerken Çeçenistan''daki Rus zulmüne karşı olanlar Boris Yeltsin''in âni bir kararla AGİT vadisine gelmesi üzerine soykırımı tek kelime ile olsun protesto etmediler. Basın toplantısı yapmadılar, yürümediler, medyayı teşvik etmediler, kamuoyu oluşturmadılar.
Yeltsin, geldi sustular, konuştu sustular, gitti sustular. Bu ne ölü toprağı serpilmişliktir böyle? Başkan Clinton bile dayanamayıp "Çeçenistan sizin iç meseleniz değildir" diye sesini yükseltirken Türk kamuoyunun böylesine lakayd kalması hiç de hayra alamet değil. Halbuki Yeltsin, nezaket kurallarını bir kenara atarak bağırdı, çağırdı ve Çeçenistan mevzuunda AGİT üyelerini dolayısıyle dünyayı tesiri altına almaya, lehlerine çevirmeye çalıştı. Bu kamuoyu oluşturma faaliyetini Çeçenler için sözde hayıflanan vatandaşlarımız yapamaz mıydı? Yapabilirlerdi. Çok da güzel olurdu. Fırsat ayağımıza gelmişti. Dünya, lideri, başbakanı, diplomatı ve her nevîden medyası ile İstanbul''daydı. Vakit geçti mi? Geçmedi.
İşte belge elde. Önce Paris Match, ondan iktibasla da Hürriyet neşretti. Tam bir vahşet vesikası. Uzun uzun yazmaya, anlatmaya ihtiyaç yok. Bu fotoğraf, iki satır resim altı ile herkese ulaştırılmalı. Duvar afişleri haline getirilmeli. Söz konusu fotoğraf, korkunç... Rus askerleri, üstlerini soydukları üç Çeçen esir mücahidi ayaklarından bir tankın arkasına bağlamış yerlerde sürütmekteler. Dünya, sözde yeni bir zaman dilimine girerken işte işkence!.. İşte vahşet!.. İşte zulüm! İşte katliam! İşte soykırım!.. Çeçen dâvâsına sahip çıkan Çeçen olanı, olmayanı ile Türkler neden susar? Dünya neden bu işkenceyi görmez? Yoksa ona da sosyalistler mi karşı gelsin? Eğer, bir milliyetçinin bir sosyalist kadar yüreği yoksa orada milliyetçiliğin lafı olmaz.
Kalbi sızlayan herkes el ele verip haykırmalı: -Ey dünya, Çeçenistan''da vahşet ne gün duracak?

