HEDEF KANDİL!

A -
A +
Mehmetçik, Kuzey Irak’ta Dohuk’tan Erbil’e kadar 75 km uzunluk ve 25 km derinlikte Kartal Pençe-2 Harekâtıyla destanlar yazdı. Gara merkezli icra edilen harekâtta bazıları elebaşı olan 50’nin üzerinde terörist bertaraf edildi, birçok önemli nokta vuruldu. PKK’nın gayesi, Mahmur ve Sincar üzerinden nüfuz alanını genişletmek ve Kandil’i tahkim etmek. TSK, hava ve karadan yapılan harekâtla bu isteğe büyük bir darbe indirmiş oldu. Harekât, başarıyla tamamlandı. Mehmetçiğin karşısına çıkamayan hainlerse intikam saikiyle ellerindeki 13 sivil vatandaşımızı şehid ettiler. PKK’lı teröristler, 2015 ve 2016 yıllarının muhtelif tarihlerinde yol kesme ve gece baskınlarıyla bölgedeki vatandaşlarımız ve görevlilerden toplam 13 kişiyi kaçırmışlardı. Kartal Pençe-2 Harekâtı esnasında askerlerimiz, Gara’da bir mağaraya girdiğinde bu vatandaşlarımızın cesetleriyle karşılaştılar. Dikkat çekici olan şudur: Şehidlerimizden 6’sının anne veya babası, hâlen HDP Diyarbakır il binasının önünde Evlat Nöbeti’ndeler. Bir başka ifadeyle 13 kişinin en az yarısı Kürt kardeşimizdir. PKK, yüreği yanan ebeveynlere evlâtlarını iade etmediği, HDP de buna asla destek olmadığı gibi bir de başlarına bu gelmektedir. Nitekim ismi kamuoyunca malum HDP’li iki politikacı bu olaya temas ederken o şehidler için "esir" tabirini kullanmışlardır. Bilmeyen için bu kelime masum sanılabilir. Hâlbuki esir iki meşru taraf arasında olur. Burada bir tarafta Türkiye Cumhuriyeti Devleti, diğer tarafta eşkıya vardır. İşinde gücünde olan insanları yolunu keserek veya yaşadığı yere baskın vererek alıp götürmek, hürriyet gasbı ve insan alıkoymadır, rehine almadır. Bu gerçek ortada iken sosyal medyadan o mağdur ve mazlumlara "esir" demek suçu hafifletmeye dönük ucuz kurnazlıktır, suça iştiraktir. Böylelerine "sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın?" diye sorulur. Nitekim TBMM çatısı altındaki bu iki kişiye de hukuki takibat başlatılmıştır… Bir saçmalık da Yunanistan tarafından geldi. Dışişleri Bakanı Nikos Dendies, PKK’ya yönelik olan Kartal Pençe-2 Harekâtı’nı Irak’ın toprak bütünlüğüne karşı yapılıyor göstererek bunu kınamaya tevessül etmekte. Bizim hariciye, böylesi densizliklere anladıkları dille cevap vermeli. Yunanistan’a demeli ki: "Sen evvela 12 Ada’daki, Girit ve Rodos’taki işgalini bitir, sonra konuş!.." Lozan vs. kaygısıyla bunlar dile gelmezse horozlar erken ötmeye devam ederler. 13 sivilin şehadeti üzerine Washington’dan yapılan açıklama ise pürüzsüz bir riyakârlık misalidir. Şu söze bakmalı: "Türk vatandaşlarının PKK’nın elinde öldüğü haberi doğruysa bu eylemi en güçlü şekilde kınıyoruz!" Gülünçlük bu kadar olur! Bari sus da taziye mesajı yayınlama! Lafı geveleme niyeti varsa PKK’nın varlığı doğruysa, o sivilleri öldürdüğü doğruysa, haber doğruysa… diye sözü uzat uzatabildiğin kadar! Meclisimizdeki iki vekil şehid yerine "esir" diyor. Komşu bir devlet, Lavrion Kamplarında semirttiği bölücülere karşı yapılan harekâtı Irak Devletiyle vaki anlaşmamızı görmezden gelerek gerçeği ters yüz etmeye kalkışıyor, müttefikliği düşman başına bir devletse "haber doğruysa" gibi son derecede ayıp bir cümleyle başsağlığı diliyor. Kendi tırnağımızla kendi başımızı kaşıyacağız. Başka çıkar yol yoktur! Bıçak çoktan kemiğe dayanmıştır. Kandil’in yerle bir edilmesi şarttır. Bu bir meşru müdafaa ve vatanın birliği meselesidir. Emperyalist dünya, karşımıza mertçe çıkamayınca, beslediği örgütlerini musallat etmiştir. Kimsenin elimizi tutmasına fırsat vermeden Kandil’de taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmama günündeyiz!.. Ya devlet başa, ya kuzgun leşe!..
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.