Hiç belli olmaz; herkes hükûmete bir şey olmayacağını, hükûmetin yoluna devam edeceğini söylüyorsa da en umulmadık bir zamanda koalisyon çatırdayabilir de. Zaten her şey bir sürpriz gelişme ile oldu. Ortakları ile ahenk içinde çalışan MHP, komisyonda Mesut Yılmaz''ın yüce divana sevki için oy verdi. ''Oylar MHP''nin değil, MHP''li vekillerindir.'' Doğru; ancak, diğer taraf bunu böyle kabul etmiyor; nitekim diğer taraf, MHP''nin meclis çalışması ile hükûmet çalışmasının birbirine karıştırılmaması gerektiği yönündeki savunmasına da itibar etmiyor. ANAP''lı milletvekilleri, genelbaşkanlarını yüce divana sevk eden kararın MHP yönetiminin haberi olmadan alınamayacağı iddiasında. MHP kurmaylarının bir taktik içinde olduğu belli. İlk günden de bu istikamette yorumlar yapılmıştı. ANAP ve DYP liderlerinin meclis komisyonlarında dosyaları var. O dosyalardan bazıları görüşüldü. bazıları gündemde MHP''nin her iki lideri birbirine mahkûm ederek yıpratıp merkezi bütünüyle ele geçirme peşinde olduğu kanaati hakim. MHP komisyonlarda sıkıştıracak, Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz, istemeye istemeye de olsa birbirlerini aklayacaklar.
Bu aklama haliyle kamuoyunda şiddetle eleştirilecek. Eleştiriler kaybettirecek. Planlardan biri bu olsa da bundan ibaret de değil.. MHP tavizler vermiştir. Tavizler, belki öz tabanının tamamında değil ama sandıkta üç hilale mühür basmış kitlede ciddi sıkıntılar doğurdu. Bunları MHP lider kadrosu da biliyor. O yüzden ''artık yeter'' deme ihtiyacını duymuş olabilirler. Eğer MHP''li komisyon üyeleri, kendi başlarına hareket etmiş olsalardı Devlet Bahçeli, dünkü grup konuşmasında arkadaşlarının takdir haklarına temas etmezdi. En azından görmezden gelebilirdi. Böyle yapmayıp onlara destek olmuştur. Destek olurken de hükûmet işleri ile meclis çalışmalarının karıştırılmaması gerektiği şeklindeki sözlerini bir kere daha tekrarlamış ve "koalisyon ortaklarını bağlayan, hükûmet protokolü ile hükûmet icraatlarıdır" diyerek de geri adım atmayacaklarının işaretini vermiştir... Geçen hafta sonunda MHP ile ANAP arasında çıkan komisyon ihtilafı, kriz boyutuna varmadan yumuşamaya yüz tutmuştu. Nitekim başbakan Bülent Ecevit de önceki gün Oslo''da verdiği demeçte hükûmetin devamının faydaları üzerinde durarak hükûmet, devam ettiği takdirde AB''ye daha çabuk girebileceğimizi öne sürmüştü. Ecevit, daha evvel de Mesut Yılmaz''ın yanında yer almıştı. Bütün bunlara rağmen Bahçeli dün grupta ısrarcı bir tavır göstermiştir. Bu tavırla hükûmet yıkılır mı? Yıkılmaz. Fakat, ANAP da boş durmayarak intikam arayışlarına girebilecektir. Birtakım sesler de yükselmeye başladı. Onlar da deprem konutlarından dolayı Bahçeli''nin yüce divana sevk edilebileceği iddiasını ileri sürdüler. İki ihtimal var. Birincisi MHP ya yumuşak fakat kararlı bir üslupla hükûmetten çekilme niyetindedir. İkincisi zaten testinin çatlağı her gün biraz daha büyüdüğü için hükûmet gittiği yere kadar gittikten sonra bitecektir. Her ikisi de eşit derecede. Kayıtsız-şartsız bir şekilde hükûmetin devam edeceğini yazanların yanıldıklarını görüyoruz. Mesut Yılmaz, üzerine daha fazla varılmasına tahammül gösteremeyerek çekilebilir. O takdirde sürprizle karşılaşabiliriz. O bir sürpriz olabileceği gibi Yılmaz''ın suçlamalara rağmen Bülent Ecevit''in tavsiyesine uyarak kabineye girmesi de sürpriz olabilir. Bazan yaz aylarında apaydınlık bir günde âniden yağmur bastırır. Bu bir mevsim sürprizidir. Bu hükûmet de her şey yolunda görünse bile âniden göçebilir. Her ne olursa olsun 57. Hükûmet için en son vâde 31 aralık gibi görünüyor.
Her varlık ömürlü.

