Ortadoğu sıcak bölge.İklim şartları da insanları da sıcak.Sıcak kanlı Ortadoğu insanı hareketli.
Zaten Ortadoğu''nun tarihi insanlık tarihi.İnsanlığın uzun macerası, bir bakıma Nil-Fırat arasında cereyan ederek Mezopotamya Medeniyeti meydana gelmiş. Sonra insanlık, İslam Medeniyeti ile şereflenmiş.
Ve İslam Medeniyeti''nin bir kolu olarak Ortaasya''daki Seyhun-Ceyhun yani Maverâ-ün Nehir irfanı... Derken... Hepsinin Sakarya etrafında harmanlanarak ''Anadolu'' adlı ana karakterin oluşması. Üzerinde kâfi miktarda durulmamıştır: İslamiyet, Arabistan''da yayılmaya başlamış; fakat Selçuklu ve Osmanlı ile Anadolu''da kasırgaya dönüşmüş ve o hızla tâ uzaklardaki Tuna geçilerek Avrupa ortalarında at koşturulmuştur. Keza, tasavvuf, Maverâ-ün Nehir''de şekillenmiş fakat bir cemre gibi havaya, toprağa, suya Anadolu ile düşmüştür.
İran, Ortaasya ile Anadolu, Ortaasya ile Ortadoğu arasına bir kama gibi sokulmuştur. Avrupa üzerine yapılan bir çok Sefer-i Hümayun, İran''ın müttefik haçlı ordularının yanında yer alarak Anadolu''ya yürüme hazırlığı yüzünden yarıda kesilerek bu devlete çevrilmiştir. İran''la yıldızımız bir gün olsun uyuşmadı. Onu olduğu gibi kabul edecek ve bir arada yaşabilmeyi kârdan sayacağız.
Diğerleri öyle değil... Ortadoğu''nun diğer milletleri ile Türk milletinin inanç, kültür ve tarih birliği var. Akrabalıklar var. Mısırlılar şöyle der: "Her Mısırlı''nın damarında Türk kanı bulunur." Mısırlı''da var da Suriyeli''de, Yemenli''de Cezayirli''de yok mu?
Bütün Ortadoğu, Anadolu''nun bir parçası gibi. Osmanlı İmparatorluğundan sonra batılı emperyalist güçler üç büyük zarar verdiler. 1- Haksız ve kasıtlı çizilmiş hudutlar meydana getirdiler. 2- Ortadoğu''da Türkçe''yi unutturdular. 3- Ortadoğu topraklarına Türk düşmanlığı tohumları saçtılar. Buna rağmen hâlâ bazı camilerde hutbenin Türk Sultanları adına okunması üzerinde düşünülecek bir keyfiyettir. Bu ne kadar memnuniyet verici ise bir Türk''le bir Mısırlı''nın İngilizce anlaşabilmesi de o kadar acı... Topyekûn Ortadoğu''nun birinci dereceden ilgilisi Türkiye''dir.
Eğer Kürt korunacaksa onu Türkiye korur. Amerikalı veya İngiliz değil. İran bundan rahatsız.
İran Türkiye''nin tarihteki gücünü hatırlatacak bir kudrete erişmesini istemiyor. İran istemese de Türkiye, Ortadoğu, Ortaasya, Kafkaslar, Balkanlar havzasında varlığını arttırarak devam ettirecektir. Bu hem o milletlerin hem Türkiye''nin menfaatine. Tabiî ki barışla, dostlukla, bölüşerek, paylaşarak. Onun için sayın Demirel, Mısır''daki konuşmasında "Ortadoğu''nun barışla taçlandırılması"ndan söz etti. Veciz bir ifade...
Evet; Ortadoğu batılı emperyalistlerden çok çekmiştir. Bunu İran da biliyor. İran''ın Şiayı bir ideoloji telakki edip bütün planlarını onun üzerine bina etmesi kadar yanlışlık olamaz. Barış bir nimettir. Barışla taçlanmış bir Ortadoğu''da İran da rahat eder.

