Ahmet Necdet Sezer, birbirini takiben seçimle gelen üçüncü cumhurbaşkanı. Bu üçlüden ilk ikisinin son kırk yılda önemli yerleri var. Birbirlerine hem yakın oldular hem hasım. Turgut Özal''ın parti genel başkanı, başbakan ve cumhurbaşkanı olarak siyasette geçen bütün zamanı sadece 10 yıldır. Süleyman Demirel''inse 36 yıl. Demirel, eski bürokratı Özal''ın yaptıklarını imrenme sınırlarını zorlayan bir ruh hali ile takip etti. Onun için Özal''la öldükten sonra da yarıştı. Buna mecburdu. Hırs, azmin, azim başarının dinamosudur.
Hep 2000 yılı der dururduk. Bir zamanlar bu rakkama kilitlenmiştik. 2000''e yeni bir cumhurbaşkanı ile girmiş olmayı kan tazeleme sayabiliriz. Arka arkaya gelen üç cumhurbaşkanından ilk ikisi Çankaya''ya canlılık getirdiler. Üçüncünün de tempolu olması bekleniyor. Sezer artık bir aday değil. Cumhurbaşkanlığını bekliyordu, beklemiyordu; bu da mühim sayılmaz. Tebrik, kutlama ve cevap faslı da geçti. Şimdi icraat zamanı... İcraat nedir? İcraat, kişinin konumu ile alakalı verimliliğidir. Bu zaviyeden bakınca, kırmızı ışıkta durmak icraat değildir. Siz bakmayınız basının kahvehane kültürü ile hadiseyi alkışlamasına. Bir polis aracının geçiş üstünlüğü olur da bir cumhurbaşkanı makam arabasının olmaz mı? Cumhurbaşkanı, devlet başkanı, kral, sultan melik...ülkesinde vakti en kıymetli insandır. O her vatandaşına hizmet etmekle mükelleftir. Bir dolmuş şoförünün, öğrencinin, bakkalın, tapu memurunun zamanı cumhurbaşkanının zamanına eşit olamaz. Bayram törenlerinde diğer protokol mensupları ile aynı hizada oturmak da icraat değildir. Basının bunu methü sena etmesi yanıltmamalı. Tasarruf tedbirlerine yönelmek iyidir. Ama bunun dahi makamın vakarı ile denk olması gerekir. Ne ifrat, ne tefrit. Dikkat edilecek husus emsal devlet başkanlarıdır. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı''nın dengi kimdir? Suriye, Ermenistan, Gürcistan, Romanya...Cumhurbaşkanları mı; yoksa Almanya, İngiltere, Fransa, ABD''ninkiler mi? Ahmet Necdet Sezer''in göz önüne alacağı, Almanya, İtalya, Fransa ve benzerleridir. Eğer konvoyda sıhhî imdat arabası bulunması gerekiyorsa bulunacaktır. Bunun israf sayılması yanlış olur. Turgut Özal, vefat ettiğinde saatlerce Ankara sokaklarında dolaştırılarak hekim ve hastane arandı. Bu olay tarihe intikal etmiş bir ayıbımızdır. Ne tevazu, ne kibir. Her şey kararınca. O makamın sahibi millettir. Makamda oturan da milletin aynı zamanda itibar temsilcisidir. Kendi hakkında karar hakkı dahi önce millete aittir. 864 rakımlı tepenin yeni sakininden bir icraat rüzgârı estirmesi bekleniyor.. Sezer''in ne Özal, ne Demirel olması doğrudur. Olmaz da.. Herkes kendisidir. Ancak, sıradan tedbirlere takılıp kalması da yanlıştır.. Ekonomiden ahlaka, adaletsizlikten dünya ile sayısız çetin problem mevcut. Bunların tamamını olmasa bile acil olanlarını büyük düşünerek, radikal adımlar atarak gerçekleştirmek mümkündür. ''Anayasal yetkiler'' diyerek bir Cumuhurbaşkanı kendi kendini sınırlamamalı. Çankaya''ya bahane yakışmaz. Özal''ın bir programı vardı, Demirel''in de kendine has felsefesi var. Sezer''in programı 1999''daki konuşmasıdır. O konuşmada dile getirdiklerini hayata geçirmek hedefi olmalıdır. Evet, sayın Cumhurbaşkanı, kırmızı ışıkta durmayınız. Sizin tek saniye dahi durmaya hakkınız yok. Orada oturanın mümkün olsa uyku dahi uyumaması gerekir. "Oturan" kelimesi lafın gelişidir. Hangi oturmak? 65 Milyonun başına geçen sorumluluk sahibi biri oturabilir mi? 7 yıl denilen nedir ki? Göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Bu sebeple sizi yanıltmayacak karakter ve bilgi sahibi danışmanlarınız olmalı. En zor işiniz de o. Dost seçmek.

