Kaydet
a- | +A

1. Sebep; baba nasihati dinlemek... A. Necdet Sezer, Afyon Lisesi''nden mezun olmuştur. Girdiği üniversite imtihanında hem İstanbul Tıp Fakültesi''ni, hem de Ankara Hukuk Fakültesi''ni kazanır. Sevinçli aile durum muhakemesi yapar. Tıp, daha fazla kazanç getiren bir meslektir.

Buna rağmen aile reisi, parayı ön plana almaz.

Babanın oğluna dedikleri şudur: "İstanbul bir deryadır; seni yutar. Ne yapacaksın orada? Hukuk fakültesini tercih et. Ankara''da akrabalarımız var; sana sahip çıkarlar. Afyon''a da yakın; biz de gidip geliriz." Ahmet Necdet Sezer, babasının dediklerine uyar. Belki de içinde bir demet sızı ile razı olur... Atasının sözlerini kaale almasaydı iyi bir doktor olabilir, iyi para kazanır lakin devlet başkanı olamazdı... 2. Sebep; ağzı dualılardan dua almak... Sezer ailesinin yaşadığı mahallede bir Emine teyze vardır. Yaşlı kadını herkes sever. Genç hukuk talebesi, Ankara''dan Afyon''a izin için gelirken Emine teyzeye de bir kutu tatlı cinsinden hediyeler getirir. Teyze, tatlıyı sevmektedir. Ahmet Necdet Sezer, tabiatiyle bir gün mezun olur. Staj, kur''a derken adli sınıfa geçer. Çiçeği burnunda hakim, yine bir gün memleket ziyaretine gider. Yol hazırlığı yaparken de ana-baba, yakın akraba hediyeleri yanısıra Emine teyzeyi de unutmaz.

O''na yine tatlısını götürür. "Okumuş adam olmuş, hakim çıkmış" A. Necdet Sezer''in ihtiyar kadını unutmaması O''nu çok duygulandırır. Garip kadının hediyesini aldığı ân yaptığı dua, Çankaya''nın kapısını açar "oğlum cumhurun reisi olasın.." Kadının kemikleri toprak olmuşken duasının tesiri devam eder. Ve... Ahmet Necdet Sezer, seneler sonra cumhurun reisi olur. O''nu cumhurbaşkanlığına taşıyan sebep bu ikisinden ibaret değildir... 3. Sebep; tevazu: Baba nasihati ile Emine teyzenin duasını sayın cumhurbaşkanının kendisinden öğreniyoruz. Üçüncü sebepse şahsî müşahedemiz: Ahmet Necdet Sezer, mahcup, hatta utangaç, ön plana çıkmaktan pek hoşlanmayan bir yapıda. İsraftan kaçınıyor. Ailesinin haftalık alışveriş ihtiyaçlarını karşılamak istiyor. Sivri çıkışları, rahatsız eden bir tavrı yok.

Yumuşak bir insan.

Bütün milleti kucaklama arzusunda olduğu belli. İşte O''nu cumhurbaşkanı yapan son unsur da bu: Alçakgönüllülük...yani; tevazu. Bir başka söyleyişle kibirli olmamak. Nasihat dinlemek, dua almak ve mütevazı olmak Ahmet Necdet Sezer''i cumhurbaşkanı yaptı. Üçü de toplam değerlerimizden olduğu halde aynı zamanda kaybolan değerlerimizden. Değerini kaybetmeyen değerli olur.