Kaydet
a- | +A

Ne yapıp edip gençleri siyasete ısındırmalıyız. Bunun gibi aydınların da siyasete yakınlık duymaları gerekiyor. Aydınlar, sadece eleştirme konumundalar. Yükün altına girmiyorlar. Gençler de onlardan farklı değil. Gençlerle aydınları siyasete uzaktan baktıran sebep nedir? Bir çok sebep var. İşte bu bir çok sebebin varlığı onların cesaretini kırmakta. Sanıyorlar ki siyaset baştan sona ayak oyunları, lidere yaranma ve hileler zinciridir. Bu manzaralar en kötüsünden yaşanmıyor değil; doğru ama siyaset bundan ibaret sayılamaz. Siyaseti bundan ibaret görmek parlamento içi ve dışındaki politikacıların hepsini birden karalamak olur. Siyaset bir yönetme sanatıdır. Meslek değil, görev. Vekâleten yürütülen iş. İyi paranın kötü parayı kovması gibi kötü örnekler de siyasette kaliteyi zedelemiştir. Bu iki unsur, hayati ehemmiyette. Gençler ve aydınlar. Biri siyasete dinamizm getirir, diğeri ufuk. Şu yaşananlara bakınız... İnsanlar, Demirel''in, Erbakan''ın Baykal''ın evine doluşup duruyor. 70''li, 80''li yaş siyaseti. Kabahat onlarda değil. Kimseye "siz artık yaşınızdan dolayı ülkeye hizmetten çekiliniz" diyemezsiniz. Kabahat o kapılardan başka çare göremeyenlerde. Bunlar muhakkak ki kolaya alışmış tipler. Biri çalışıyor, diğerleri havadan kazanıyorlar. Onun için gençler ve aydınlar. Meclisteki aydınlarla gençler fazla bir şey yapamıyor. Yapmaları destekle mümkün. Sayılarının çoğalması gerekiyor. Dolaylı olarak ortaya çıkan gerçek bu memleketin gençleri ile aydınlarının istendiği miktarda cesur olamadıklarıdır. Eğer cesur olsalardı, risk alabilirlerdi. Onun için siyaset patinaj yapıyor. Vekil, her değeri bir tarafa bırakarak ya ayakçılıkla uğraşmakta veya şahsî menfaatini düşünmekte.

Altı milletvekili hangi gerekçe ile kadınları ilgilendiren bir toplantı için New York''a gidiyor? Bir fırsat çıkmış değerlendirmek arzusundalar. Halbuki o harcırahlarda, uçak biletlerinde, otel ücretlerinde tüyü bitmemiş yetimin, dulun, kimsesizin, ilaç parası bulamayan fakirin hakkı var. Mutlaka ama mutlaka siyasette kan ve vizyon değişikliği yapılmalı. 40 yıldır aynı insanlarla aynı yoldayız. Gençler ve aydınların yarınlara dönük olarak siyasete el koymaları önemli bir hizmet olacaktır. Bu da şu delege palyaçoluğunun aşılması ile mümkün. İşte kritik nokta da burası. Genç ve aydın cahil delegeye mahkûm edilirse siyaset yaşadığı çıkmazdan kurtulamaz. Bu yüzden anayasa değişikliği şarttır. 2000''lere yeni devlet başkanı ile girdik, onu dünkü seçimle yeni Anayasa Mahkemesi Başkanı takip etti, sırada yeni Anayasa var. Aydınlar ve gençler, varlıklarını hissettirmeliler. İşleri ne olursa olsun neticede bu memleketteler. Öyleyse sesleri çıkmalı, yönlendirmeci olmalı yükün altına girecek cesaret göstermeliler.

Konuya ilişkin teklifimiz şu: Partiler, her seçimde gençler ve aydınlar için bir kontenjan ayırmalılar. Her partide 10 sandalye gençler, 10 sandalye aydınlar için ayrılsa mutlaka genel kaliteye tesir edecek bir fayda elde edeceklerdir.