Eğer şu gün bir anket yapılsa İçişleri Bakanı Sadettin Tantan dürüst siyasetçiler arasında en ön sıraları alanlardan olur. Bu, O''nun hakkı. Tek başına bir müessese gibi çalışarak milletin ümidini korumasına yardımcı oluyor. Çok şeyin çürüdüğü bir zamanda ciddi devlet adamı duruşu ile puan toplamakta. Hem puan alıyor, hem dua. Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı/TESEV''in Boğaziçi Üniversitesi''nde tertiplediği "Yolsuzluk Konusunda Bilimsel Araştırma ve Mücadele Yöntemleri Projesi" adlı konferansta yaptığı konuşma tarihe düşülmüş bir nottur. Maalesef acı bir vesika. Kokuşmuşluğun, bozulmuşluğun ilânı. Sanıyoruz Mesut Yılmaz''ın hiçbir hayrı olmasa Tantan''ı o göreve getirmekle en hayırlı işlerden birini yapmıştır. İçişleri Bakanı sanki hançer saplanmış ciğerini teşhir ediyor: -Kirli siyasetin ve bürokrasinin koruması altında yolsuzluk ekonomisinden hayat bulanlar, toplum içinde kabul görmelerini sağlamak amacıyla değişik sivil toplum örgütleri ve tapınak şövalyeleri içerisinde de yapılanmaya gittiler ve giderek bu örgütlerin yönetiminde söz sahibi oldular. Güçlü ve etkin oldukları için gündemimizi de onlar tayin etti. Soygun ve talan düzenine karşı sivil toplum bilincine yeterli ölçüde sahip olunmamasında sahte ve suni gündemlerin önemli payı olduğuna inanıyorum. Böyle olduğu için halkın vicdanında ebediyen mahkum olması gereken kişiler saygın ve itibarlı kişiler olarak aramızda dolaşabilmiş, hatta önlerinde düğmeler saygıyla iliklenmiştir. Yolsuzluk, fahişelikten daha kötüdür. Fahişelik bir tek insanın ahlakının bozulmasıdır. Oysa yolsuzluk, tüm toplumun ahlakını tehlikeye düşürür. Güçlü ve etkili oldukları için gündemi de onlar tayin ettiler. Bu kişiler, yine gündemi değiştirmek için fırsat bekliyor. Ama halkımızla bu akbaba sürüsüne gündemi değiştirme fırsatını tanımama azmindeyiz. Artık söylemden eyleme geçme mecburiyetimiz var. İrtica, bölücülük ve terörün, kirli siyasetin, bozuk devlet idaresinin esas kaynağının yolsuzluk ekonomisi olduğunu anlamaz ve bunun gereklerini yapmazsak bataklığı kurutmak yerine sivrisineklerle mücadele anlayışına saplanıp kalırız. Kirli siyaset, irtica ve bölücülüğün finansmanı, halkın birikimleri ve kamu kaynaklarının soyulması ile sağlanır. Bu kaynak kurutulmadan devlet idaresi ve siyaset temizlenemez, toplumda güvenlik ve adalet sağlanamaz.
Sadettin Tantan''ın yalnız kalmaması gerekir. Bakınız milletine güveniyor. Bu cesur konuşma çok şeyin ilânıdır. Bu konuşmayı dinleyince cumhuriyetin ilânının üzerinden 77 yıl geçti diye sevinme hakkına sahip miyiz diye sormadan edemiyoruz. İşte Bizans entrika ve sahtekârlıklarının bin çeşidi daha dehşet verici haliyle devletin İçişleri Bakanı tarafından dünyaya ilân ediliyor. Siyaset ve bürokrasi bozulmuş. Yolsuzluk organize hale gelmiş. Dönen kirli çark, hayata hakim olmuş. Dilediğini yiyor. Dilediğinde gündemi değiştiriyor. Tantan, bayrak açmış durumda; Allah, yardımcısı olsun. Biyografisini bilenler, temiz bir maziye sahip olduğundan da haberdardır. ''70''li yıllarda da İstanbul fuhuş batakhanelerini kurutmuştu. Fatih Belediye Başkanlığı meslek olarak kendine uzaktı. O dönemi çok parlak değildir. Bunun dışında daima yerinin hakkını vermiş halis bir vatan evladıdır. Oturduğu apartman katının kirası yüksek geldi diye ev değiştirdiğini biliyoruz. O sırada belediye reisi idi. Şimdi ipini çekmek isteyenler çıkacaktır. Kılıçlar bilenmiştir. Bu sebeple Sadettin Tantan''ın harcanmaması lazım. Bir noktaya daha temas etmek gereğini duyuyoruz. Yerli yersiz vurgulandığı için insanlarda aşırı duyarlık uyandı. Tantan''ın "irtica" diye kastettiği ile İslamiyet ve dindarın alakası olamaz. Zaten o da dini bütün bir Müslümandır. İçişleri Bakanının demek istediğini Abdülhakim Arvasi hazretleri, üç çeyrek asır önce "kaba softa ham yobaz" diye tarif ediyordu. Bunların dine ve dindara verdiği zararı anlatmaya cildler yetmez. Tekrarlayalım; Bakan doğru söylüyor; neşteri vurmuş, cerahat bütün pisliği ile ortalığa saçılmıştır. Yolsuzluk, bugün Türkiye Cumhuriyetinde bir numaralı tehdittir. Son soygun misalini hep beraber yaşıyoruz. Bankalar, önce açılan kredilerle menfaat gruplarına satılıyor, onlar kasalarını temizledikten sonra devlet dört duvara el koyuyor... A''dan Z''ye değişiklik şart. Bunun için de Tantan''ın dediği gibi soygun ve talan düzenine karşı sivil toplum şuurlanması gerekiyor. Halk kendini bir yığın, bir oy makinası olarak görmekten kurtulmalıdır.

