Kaydet
a- | +A

İslam Konferansı Teşkilatı veya İslam Konferansı Örgütü. Biz" teşkilat" diyeceğiz; "örgüt" sanki illegal çağrışım yaptırıyor. Bir bakıma İslam Birleşmiş Milletler Teşkilatı gibi bir kuruluş. Hedefleri, ırk ayrımcılığını engellemek, sömürgeciliğin ortadan kalkması için çaba sarf etmek, milletlerarası barış ve güvenliğin tesisine yardımcı olmak, Filistin halkı ve benzeri bağımsızlık mücadelesi veren Müslüman milletleri dâvâlarında yalnız bırakmamak.

Böylece, İslam devlet veya memleketleri arasında dayanışma ve işbirliği gayesi esas alınmış bulunuyor. İKT bu güzel niyetle 1969 senesinde kuruldu.

Türkiye, o zamanki laiklik anlayışı yüzünden meseleye soğuk baktı. Laikliği zarar görür endişesi ile teşkilata girmekten kaçınıyordu. Israrlar üzerine teşkilatın toplantılarına gözlemci statüsünde bir büyükelçi göndermeye başladı. Bu dahi zamanın laikçi medyasında Ankara''nın topa tutulmasına sebep oluyordu. Daha sonra bu katı tutumu yumuşadı; 1976''da İslam Konferansı Teşkilatı''na üye olduk. Artık toplantılarda yasak savma kabilinden gözlemci büyükelçilerle değil, Türk Dışişleri Bakanları ile temsil edilmeye başlandık. Görüldü ki uzak durmak değil, diyalog kazandırıyor. Bunun üzerine Başbakanlarımız da İKT''nin faaliyetlerine iştirak ettiler.

Cumhurbaşkanı seviyesinde ilk temsilimiz Kenan Evren''le olmuştur.

Bugünse genel sekreterliği almak için kulis yapıp diplomasi mücadelesi veriyoruz... 56 devletin üye olduğu İKT''de bu yıl genel sekreter değişecek.

Halen bu görev Fas''ta.

Türkiye, bu çapta bir temsile ilk defa kavuşacak. Bu sebeple 25 mayısta Malezya''da yapılacak bakanlar zirvesi öncesinde teşebbüslerini arttırdı. İKT''de üç grup bulunuyor. Arap, Asya, Afrika ülkeleri. Biz Asya grubunda yer alıyoruz. Türk Cumhuriyetleri ile Pakistan gibi bazı devletler, Türkiye''nin yanında. Diplomatik temaslarla daha başka üye devletlerin de kazanılması umulmakta.

Genel sekreterlik için adayımız Viyana Büyükelçimiz Yaşar Yakış. Yaşar Yakış bizim de yakından tanıyıp sevdiğimiz mükemmel bir hariciyeci.

Değişik Arap memleketlerinde vazife yaptı. Teşkilatın resmî dilleri olan Arapça, Fransızca ve İngilizce biliyor. Diplomat, kültür adamı ve bir İstanbul beyefendisi. İslam dünyasını çok yakından biliyor. İşini fevkalade icra edeceği gibi yurdumuzu da hakkıyle temsil eder. Kimsenin zerrece şüphesi olmasın. Hariciyemizin konuya daha fazla ağırlık vererek İKT genel sekreterliğini mutlaka alması gerekir. Bunun alınması ile geniş İslam coğrafyasındaki nüfuz ve varlığımız artacaktır. Böylece hem Avrupa''da, hem Türk Cumhuriyetlerinde, hem de İslam aleminde olacağız. Türkiye''nin şansı da bu unsurları iyi değerlendirmekte. Ne sadece Avrupa ülkesi olalım, ne Asya, ne Karadeniz, ne Akdeniz, ne İslam, ne Türk. Biz bu coğrafyanın tamamında varız. 33 yılda sadece ekonomisi en hızlı büyüyen yedinci ülke olmadık. Zihniyetler de çok değişti. Bakınız nereden nereye gelmişiz. Bir tarihlerde böyle bir teşkilatta fotoğraf vermek ''laiklik elden gidiyor'' diye telakki edilirken bugün şeklen genel sekreterliğini, doğrusu ise liderliğini almak peşindeyiz.

Asla tek taraflı düşünmüyoruz. İKT, kendisinden beklenen fonksiyonu hakkıyle yerine getirememektedir. Onu Türkiye''nin yapacağından hiçbir İslam ülkesinin şüphesi olmasın.

Yaşar Yakış, İKT''ye yakışır... Türkiye ve sayın Yakış, teşkilat ve dolayısıyle İslam âlemi için şanstır.

SEZER İSMİ KESİNLEŞTİ... Zaman kaybediyoruz. Türkiye, aylardır cumhurbaşkanlığına kilitlendi. Beş parti başkanının ortak adayı Ahmet Necdet Sezer''in ikinci turda seçilmesi demokratik olgunluk adına sevindirici olurdu. Gerçi seçilememesi demokratik hamlık değildir ama, zaman da boşa akıp gidiyor. Dünkü oylamada aldığı 314 oy Sezer''i Çankaya''ya biraz daha yaklaştırmıştır. Daha doğrusu Sezer, işi bitirdi. Bu arada şunu da belirtelim: Ahmet Necdet Sezer''in aday olmak için istifası lazımdı yolundaki görüşe katılmak mümkün değildir. Sayın Sezer aday olmamış, aday gösterilmiştir. TBMM Başkanı da vazifesini sürdürürken aday olmuştur.

Sezer istifa ettikten sonra seçilemezse yerine de dönemezdi. O''nun bu mağduriyeti neyle telafi edilirdi? Sezer''in aday olma şeklini Anayasaya aykırı olarak takdim, mübalağalı bir iddiadır.