Kaydet
a- | +A

Boray Uras''ı artık bütün Türkiye tanıyor. O, kalbi hüzünlerle dolu bir baba. Bağdat Caddesi''nin şımarık çocukları bindikleri otomobillerle çılgın hızlar yaparak kızına çarpıp ölümüne sebep oldular. Bir genç kız öldü, bir delikanlı öldü... Ölen gençlerin anne-babaları da sanki onlarla öldüler. Bazı gençler, başlarını döndüren 120 kilometrelerde kırmızı ışık dahi tanımadılar.

Böylece gencecik bedenler toprağa düşü düşü verdi.. Ölüme sebebiyet verenler, şimdi hapisteler. Onların anne-babaları da sanki hapiste. Bir çılgınlık, bir hız tutkusu, nice hayalleri nice gençlikleri yaktı-yıktı. Bu trafik cinayeti ne ilk ve korkarız ki ne de son. Peki çare ne, yol kenarlarına "İçinizdeki trafik canavarını durdurun, o sizi durdurmadan" levhaları asmakla her şey bitiyor mu? Kanunlarla her şey halloluyor mu? Hayır. Hayat insanla yaşanır. İnsanın tepkisi en büyük müeyyidedir. Tepki verilmiyor. En ileri tepki kısa süreli yol kapatmaktan ibaret. Bu cinayetlere karşı bir şeyler yapmak, devletin, hükûmetin dikkatini ona çekmek lazımdı. Bu maksatla kamuoyu oluşturmak gerekiyordu.. Kamuoyu oluşturma hareketini dertli baba Boray Uras tek başına başlattı. Çocuk şarkısında ne diyordu?

"Sen-den yar-dım, ister her düşen dara/ Yetersin onlara güzel Ankara!"

Evladını kaybeden sayın Uras da buradan hareketle acısını Ankara''ya taşımaya , Ankara''nın güzel yüzünü bulmaya karar verdi.

Kararın bir bedeli vardı. İstanbul-Ankara arasını yayan yürüyecekti. Kendine 20 günlük bir süre biçti. Dediğini de tuttu. Dün 20. gündü, Yürüyen adam, Ankara''daydı. O dünden bu yana devletin, icranın bütün etkin isimlerine kadar herkesi ziyaret ediyor. Bu derde tez elden derman olmaları için yaralı kalbini onlara açıyor. Yürüyen adam herkese şunu gösterdi. Hak aramak için sövmek-saymak, hakaret etmek şart değildir. Önce problemin objektif olarak ortaya konması gerekir. Boray Uras da bunu yaptı. Üzüntülerini kalbine gömerek en efendisinden tepki verdi. Onun için medya da halk da kendisi ile beraber oldu. Doğrusu bu kadarla kalınmaması idi. Daha evvel oğlunu, kızını, kardeşini kaybetmiş diğer acılı insanlar da kendisine katılarak yürüyüşü zenginleştirmeliydiler. Bu jesti gösteren çıkmadı ise de O, yılmadı, azmetti ve başardı. Umarız parlamentodan sadre şifa sonuçlar çıkar. Mesele, inşallah, bir kere daha unutulup gitmez. İsraf edilen bir slogan vardır, şu meşhur "Tür-ki-ye se-nin-le gurur du-yu-yor!" lafı. O ne kadar uluorta kullanılmakta. Yerli yerince atılacağı zamansa Boray Uras''ın ''Selin Yürüyüşü'' idi.