Kaydet
a- | +A

Ben Sevda. Sevda Mina. Bu kitabımı denize armağan ediyorum.

★★★

Yalan olmasın, daha bebekken denize girdim ve bir daha çıkmadım. Denizden hiç korkmadım. Çünkü bize küçükken öğrettiler; deniz
değil, deniz korkusu öldürür diye.

Çocukların doğal ortamı sudur. Anne karnında su içinde yaşarlar dokuz ay. Çocukluğumda deniz hep rüyalarıma girerdi. Bazen su üstünde yürür, bazen bir atla denize dalardım. Soğukken de ılıkken de hep sevdim denizi.

★★★

Denize girmek beni bütün sıkıntılarımdan arındırır, dertlerimi yok eder, hastalıklarımı iyileştirir. Ağır bronşitle denize girdim, öksürüğüm azaldı.
Yüksek ateşle denize girdim, ateşim düştü. Hava kapalıyken de denize girerim, açıkken de. Sıcakken de soğukken de. Yazın da kışın da.
Hele yağmur altında yüzmek keyiftir benim için.

DENİZ SEVDASI
Başlık ResmiDENİZ SEVDASI

★★★

Deniz tutkumun doğal sonucu olarak, çocukluğumdan beri deniz kabuğu biriktiririm. Deniz kabukları rüyalarıma bile girer. Saydam sularda ışıl ışıl parlarken görürüm onları. Elime almak için uzanırken hep uyanırım. Yurt dışında deniz kabuğu satan dükkânların vitrinine baka baka iç çekerim. Çok pahalı oldukları için satın almak neredeyse imkânsızdır.

★★★

Bir teknem olsun isterim.
Deniz otobüslerinin o kapalı
kutu kasvetine inat, teknede yakın bir ilişki kurarsınız denizle.
Suların şıpırtısını dinlersiniz. Elinizi sarkıtıp, parmaklarınızı suya
daldırabilirsiniz.
Bu yüzden, denizle ilgisi olmayan
büyük yatak odalı, şömineli, zevksiz ve pahalı mobilyalarıyla zengin
yat kamaraları yerine, ilkel tekneleri tercih ederim.

★★★

Denizin içindeyken kendimi ölümsüz hissederim.
Karada her an ölebilirim. Bir otomobilin altında kalabilirim mesela… Düşen bir uçakta, çarpışan bir trende gelebilir ölüm.
Ama denizde asla ölmem.”

★★★

Duymuşsunuzdur; ünlü kadın yazar, 15 Haziran 2000 günü Kaşık Adası’ndan Heybeli’ye yüzerken, sol bacağına kramp girmesi sonucu denizde boğuldu.

ÖNE ÇIKANLAR