Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda yapılması planlanan cami projesi yeniden gündemde. Uzun yıllardır otopark olarak kullanılan sahil alanı boşaltılıyor, hazırlıklar hızlanmış durumda. 20 bin kişilik Kadıköy Rıhtım Camii için teknik çalışmalar büyük ölçüde tamamlanmış; zemin etütleri sürüyor, projenin Mayıs ayında temelinin atılması ve yaklaşık üç yıl içinde tamamlanması hedefleniyor.
Projenin detaylarına bakıldığında, yalnızca bir ibadet alanından söz edilmediği görülüyor. 11 bin metrekareyi aşan taban oturumu ve toplamda 33 bin metrekarelik alanıyla cami, şadırvan ve çeşitli hizmet birimlerini içeren kapsamlı bir yapı olarak planlanıyor. Ayrıca en çok tartışılan başlıklardan biri olan otopark meselesi için de 1250 araçlık bir kapasite öngörülüyor; bunun büyük bölümü kapalı otopark olarak tasarlanmış.
ŞEHİRCİLİK MESELESİ Mİ, İHTİYAÇ MESELESİ Mİ?
Kadıköy, İstanbul’un en yoğun noktalarından biri. Kara, deniz ve raylı sistemlerin kesiştiği bu merkezde gündüz nüfusunun 1,5-2 milyona ulaştığı belirtiliyor. Buna karşılık mevcut ibadet alanlarının büyük bölümü, yüz yıl ve daha öncesinin mahalle ölçeğine göre inşa edilmiş yapılar.
Ortaya çıkan tablo şu soruyu beraberinde getiriyor: Bu ölçekte bir yerde yeni bir ibadet alanına ihtiyaç var mı?
Projeyi savunanlar, özellikle cuma günleri yaşanan yoğunluğu ve mevcut camilerin kapasite yetersizliğini bu ihtiyacın en somut göstergesi olarak değerlendiriyor. Nüfusun katlanarak arttığı bir bölgede, aynı ölçekte kalmış ibadet alanlarının yetersiz kalması, şehirleşmenin doğal bir sonucu olarak görülüyor.
TARTIŞMANIN YÖNÜ NEDEN DEĞİŞİYOR?
Ancak mesele yalnızca şehircilik ve ihtiyaç boyutuyla ele alınmıyor. Tartışmanın önemli bir kısmı, konuyu laiklik ve kamusal alan üzerinden okumaya çalışıyor.
Oysa burada temel bir ayrımı netleştirmek gerekiyor: Laiklik, dinin kamusal alandan tamamen çıkarılması değil; devletin tüm inançlara eşit mesafede durması ve din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına almasıdır.
Bu çerçeveden bakıldığında, bir bölgede cami bulunması o çevrede yaşayanlara bir inancın dayatılması anlamına gelmediği gibi; kilise ya da sinagog varlığı da benzer bir sonuç doğurmaz. İbadethaneler, çoğulcu toplumların doğal ve meşru unsurlarıdır.
ŞEHİRLER KİMİN?
Tartışmanın bir diğer boyutu ise daha derin bir soruya işaret ediyor: Şehirler belli kimliklerin alanı mıdır? Kadıköy’ü yalnızca sekülerlerin, başka bir semti yalnızca muhafazakârların alanı olarak görmek; şehir hayatının doğasına aykırı bir yaklaşım. Modern şehir, farklı yaşam tarzlarının bir arada var olabildiği ortak bir zemindir.
Bu nedenle bir semtte cami yapılmasını “o alanın el değiştirmesi” gibi yorumlamak, meseleyi gerçek bağlamından koparmak anlamına geliyor.
DAHA ÖNCE DE YAŞANDI
Benzer tartışmalar daha önce Taksim’de de yaşandı. Cami projesi uzun süre kamuoyunda tartışıldı, itirazlar yükseldi. Ancak bugün ortaya çıkan yapı, yalnızca bir ibadet mekânı değil; aynı zamanda farklı ihtiyaçlara cevap veren bir külliye olarak işlev görüyor.
Kadıköy için gündemde olan proje de benzer şekilde, yalnızca dini değil, kentsel ihtiyaçları da dikkate alan bir çerçevede ele alınıyor.
ASIL SORU NE OLMALI?
Bu noktada tartışmanın merkezine şu soruyu koymak gerekiyor:
Toplumsal bir ihtiyaç varsa ve bu ihtiyaç karşılanırken başkalarının hakları ihlal edilmiyorsa, böyle bir projeye neden karşı çıkılsın?
Çünkü mesele yalnızca bir yapı meselesi değil; aynı zamanda bir özgürlük meselesi.
Laikliğin özü, herhangi bir yaşam tarzını sınırlamak değil; farklılıkların bir arada var olabileceği zemini korumaktır. Bu zeminde bir ibadethanenin varlığı, başka bir yaşam biçimi için tehdit değil; çoğulculuğun bir göstergesidir.
Kadıköy Rıhtım Camii projesi, teknik boyutları kadar sosyal ve ideolojik boyutlarıyla da tartışılıyor. Ancak görünen o ki mesele, çoğu zaman proje detaylarından çok, nasıl bir birlikte yaşam anlayışı benimsendiğiyle ilgili.
Sorulması gereken soru belki de en baştaki kadar basit: Bir şehirde farklı ihtiyaçlara yer açmak mı, yoksa o ihtiyaçları baştan reddetmek mi?
Verilecek cevap, yalnızca bir yapıyı değil; ortak hayatın sınırlarını da belirleyecek.

