Kaydet
a- | +A

Futbol hiçbir zaman sadece 22 kişinin bir topun peşinde koşmasından ibaret olmadı; ancak günümüzde saha sınırları, yeşil çimlerden çok akıllı telefonların ekranlarında çiziliyor. Eskiden gazete manşetleri ya da tribün tezahüratlarıyla şekillenen baskı, bugün "sanal medya" algoritmasının acımasız hızıyla teknik direktörlerin ve futbolcuların iliklerine kadar işliyor. Maalesef bu dijital gürültü, taktik tahtasındaki rasyonel akılları gölgeliyor ve kâğıt üstünde verilmesi gereken kararları ekran ışıklarının insafına bırakıyor.

BİR TWEET'LİK İŞİN VAR!

İsmail Kartal’ın dönem dönem yoğunlaşan ve kişisel boyuta ulaşan acımasız eleştirilerin ardından görevi bırakma noktasına gelmesi, bu baskının psikolojik yükünü gözler önüne seren en net örneklerden biriydi. Saha içindeki skorlar ne olursa olsun, dijital mecralarda köpürtülen olumsuz algı ve linç kültürü, bir teknik adamın mesleki direncini tüketebilecek kadar yıkıcı bir güce ulaştı. Benzer şekilde Fatih Tekke’nin istifasının arkasında da sadece sahadaki sonuçlar değil, sosyal medyanın oluşturduğu sabırsızlık ve sürekli hesap sorma iştahı yatıyor. Kulüplerde istikrarın ve uzun vadeli planların yerini, tweet'lerle belirlenen anlık öfkeler alıyor.

Türk teknik adamlar, sosyal medyaya boyun eğiyor
Başlık ResmiTürk teknik adamlar, sosyal medyaya boyun eğiyor "Bu görsel AI desteğiyle oluşturulmuştur."

OKAN BURUK DA BOYUN EĞDİ

Meselenin bir de saha içine yansıyan boyutu var. Okan Buruk’un Trabzonspor maçındaki kadro tercihini de sosyal medyaya bağlıyorum. Taraftarın "yeni transferler hemen oynasın" paylaşımlarına ve dijital rüzgâra kapılarak, hazır olmayan isimleri kritik bir maçta ilk 11’e sürmek, rasyonel teknik adam aklının geriye çekilmesidir. Fiziksel ve taktiksel olarak uyum sağlamamış yeni transferlerle kurulan o "yumuşak" kadro yapısı, Trabzonspor gibi sert ve geçiş oyununu iyi oynayan bir rakip karşısında mağlubiyeti kaçınılmaz kıldı. Oysa futbolun yazılı olmayan kuralı nettir: Saha içi gerçekleri, trend listelerindeki isteklerle örtüşmez.

FUTBOL, SABIR İŞİDİR

Bugün teknik adamların en büyük sınavı, sadece rakip analizi yapmak ya da oyuncu formunu yönetmek değil; kendilerini ve takımlarını sanal medyanın illüzyonundan koruyabilmektir. Klavyelerin başındaki milyonların anlık duygularına göre kadro kuran, sosyal medyadaki linçten kaçınmak için idealinden taviz veren her teknik adam, kendi sonunu hazırlamış olur. Futbol akıl, sabır ve soğukkanlılık işidir; dijital dünyanın öfkesine yenilenler ise maalesef yeşil sahalara erken veda etmeye mahkûmdur.

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.