Kaydet
a- | +A

"Yardımcılarımı ve transfer edilecek futbolcuları ben seçerim" diyen Herr Briegel''in Beşiktaş ile bağları Mayıs ayı sonu itibarıyle koptu; hep birlikte biliyorsunuz. Briegel hocaya göre yukarıdaki prensip doğrultusunda kendisi yeni bir sözleşme yapmayacağını, yani çekildiğini ilân etti. Yönetime göre Alman teknik direktöre Mayıs sonundan itibaren Beşiktaş''ta görev yapmayacağı bildirildi.

Gerçekte iş hayatında hangi tarafın yeni sözleşme yapmama kararını ilk açıklayan taraf olduğu çok önemsenecek bir ayrıntı değil. Spor basınında bazı yazarlar Briegel''in haklı olduğunu, Beşiktaş yönetiminin hatalı davrandığını ifade ediyorlar. Herkesin fikrine saygı duymak gerek. Zaman hakemdir; kimin daha haklı olduğu ortaya çıkacak. Ancak milyonlarca Beşiktaş taraftarı bir türlü hangi tarafın haklı olduğu konusunda karara varamamanın sıkıntısını yaşıyor. Hiç değilse onları aydınlatmak gerek.

Herr Briegel dürüst, mert ve vefalı adam. Ama gerçekte tercümanı olması gereken Ahmet Akcan''a karşı vefalı davranışında kantarın topuzunu kaçırdı. Akcan, Briegel''in görev süresince sadece tercümanlık yapmadı; kendisine yardımcı antrenörlük de etti; faydalı da oldu. Bu doğru. Ancak sanıyorum ki; geçmişindeki antrenörlük karnesi başarısızlıklarla dolu Ahmet Akcan''ın bu durumunu Herr Briegel bilmiyor. Üstelik Briegel''in Türkçe''ye açılan penceresi de Ahmet Akcan. Bu zatın Alman hocaya neleri dediği, neleri demediği de meçhul.

Geçen yıl mevsim başlarında Herr Feldkamp iş başına gelip G.Saray''dan eski göz ağrısı Akcan''ı da "tercüman" kimliğiyle Kartal''a dayattığı sıralarda TV ekranında bir Beşiktaş idmanı sonrası Alman hocanın kendisine uzatılan mikrofonlarına görüşlerini açıklamasını izliyorduk; Akcan, Feldkamp''ın açık seçik duyulan Almanca konuşmasını Türkçe''ye çeviriyordu. Yanımda oturan Sinan oğlum, "Haydi canım atıyor" diye ayağa fırladı. Sinan''ın ana lisanı Almanca, üstelik Alman Lisesi''nde okuyor; hemen derslerinin yüzde doksanı Almanca. Merakla sordum: "Baba Feldkamp''ın sözlerinden çok değişik tercüme yapıyor Ahmet Akcan" diye isyan etti. Haaa demek ki Akcan''ın değişik huyları da var. Ya Almanca''ya yeterince vakıf değil, ya da tercümeyi işine geldiği şekilde yapıyor! İkisi de tehlikeli. Herr Briegel ekmek parasını futbol hocalığından kazandığına göre Türkiye''de veya başka bir ülkede mutlaka aynı işi yapacak. Bakalım Ahmet Akcan''ı da yardımcı antrenör olarak gideceği kulübe - hele Almanya olursa - dayatacak mı? Teklif bile etmezse ya da kabul ettiremezse bir gün Beşiktaş''a yaptığı bu gereksiz dayatmanın ne kadar hatalı olduğunu anlayıp, başına vuracaktır! Kimbilir yönetimin yardımcı hoca hakkındaki tutumu, spor basınında çıkan muhtemel isimler Briegel''e nasıl türcüme edilip ne kazanlar kaynatıldı?

Transferlere gelince. Yönetim sadece kadrodaki futbolcularla görüşüp bir bölümüyle anlaştı. Ayhan, Nihat, Yasin imzayı attı, Mehmet ile Ertuğurul da "evet" dedi. Yani bunları Herr Briegel istemiyor muydu? Tuhaf. Hani futbolcularından memnundu? Bu çifte standart!

"Takıma ayağını bile atamaz" dediği Amokachi''ye gelince. Başkan Bilgili seçimden önceki beyanatlarında Amokachi ile ilgili görüşlerini açıklamıştı. Serdar Bilgili hem deneyimli bir kulüp yöneticisi, hem de Amerika gibi bir ülkede ekonomi eğitimi görmüş genç bir beyin. Kartal''ın Amokachi olayında milyonlarca dolar kaybını önlemeye çalışıyor. Tabii ki Amokachi sahaya çıkıp biraz koşabiliyorsa, topa vurabiliyorsa Beşiktaş''ın onu vitrine çıkarıp pazarlamaya hakkı vardır. Bu çocuk oyuncağı, hele kapris işi değil Herr Briegel. Sen Beşiktaş''ın çıkarlarına ters işler yapamazsın. Ama kimbilir şu Amokachi konusunda da bu dürüst ve sporcu ruhlu Alman hoca nasıl dolduruşa geldi!

Evet, artık ipler koptu, herkes kendi yoluna gidecek. Başkan Bilgili Almanya''da bugün yarın ünlü bir teknik direktörle kesin olarak anlaşacak. Briegel ise Avrupa Şampiyonlar Ligi kapısına getirdiği Beşiktaş kartvizitiyle kendine onurlu bir iş bulacaktır şüphesiz. Yukarıda işaret ettiğim gibi bakalım Akcan''ı da götürecek mi; götürmeye kalkıp red mi olunacak? Sonuçta Akcan''ı Türkiye 3.Ligi''nde bir sıra takımının başında görürseniz şaşmayınız. "Auf Wiedersehen Herr Briegel..." Hoşka kal Bay Briegel...

BİR PARAGRAF DA DENİZLİ''YE Milli Takımlar Teknik Direktörü sayın Mustafa Denizli F.Bahçe ile sözleşme imzaladı. Futbol Federasyonu''nun Denizli''ye nasıl bir tavır sergileyeceğini bilmiyorum. Kendisine Beşiktaş da talipti. Hatta Beşiktaş''ın son Genel Kurul seçiminden önce Beşiktaşlılar Cemiyeti''nin tertiplediği bir panele konuşmacı olarak katılan Denizli, yüzlerce dinleyicinin "Neden Beşiktaş''a hoca olmuyorsunuz; Beşiktaş''a gelir misiniz?" şeklindeki sualine cevap yerine "kıh kıh kıh" gülerek ne demek istemişti? Bugün bu soruya karşı o gülüşünün manasını mertçe açıklamak mecburiyetindedir. ————————————— Not: Geçen haftaki yazımda Sayın Gazi Akınal''ın BJK Başkanlığı yaptığı tarih bir yanlışlık sonucu 1970 olarak çıkmıştı. Doğrusu 1979''dur. Bu rakam hatasını düzeltir, özür dilerim.