Futbol kamuoyu bir haftadır, kulüplerin yabancı futbolcu sayısının 5+2 mi, 5+1 mi olacağı konusunu tartışıyor. 1. Lig kulüpleri, Futbol Federasyonu, daha doğrusu başkan Ulusoy''la bir süre önce yaptıkları toplantıda 5''i sahadaki onbirde, 2''si yedek kulübesinde olmak üzere 5+2 formülünde anlaştıklarını, transfer politikalarını buna göre düzenlediklerini belirtirken üç gün önce federasyon 5+1''i ilân etti. Yani 5 yabancı sahada, altıncısı trübünde, evinde vs. Bu açıklama üzerine 1. Lig kulüpleri ayağa kalktı. Salı günkü yazımda kulüplerin bu isyanıyla ilgili olarak "Sonuçta iki ihtimal var; ya Futbol Federasyonu ağırlığını koyacak, ayağını yere sağlam basacak, kararında ısrar edecek, ya da "Tahtını" tehlikede gören ve olağanüstü kongrede gitti gider olacak Ulusoy Başkan ''çevir kazı yanmasın'' edip 5+1''i 5+2''ye dönüştürecek" demiştim. Aradan 24 saat geçmeden başkan Ulusoy çarketti ve "5+1''i ıslah edeceğiz" gibilerden bir söylemle tepkiyi hafifletmeye çalıştı. Yani 5 yabancı sahadaki 11''de, 6.''sı da yedek kulübesinde. Bakınız yakında bu karar da değişecek ve 5+2 mutlaka gelecek. Bu Haluk Ulusoy yaman adam. Sir Winston Churchill''in oğluna vasiyet ettiği "iki cephede dövüşme" öğüdünü bihakkın uyguluyor. Önceki gün yıldızı bir türlü barışmamış olan Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Ünlü''yü ziyaretle aradaki buzları eritmeye çalıştı. Buzlar ne demek, radikal br deyişle düşmanlığı yumuşatmaya çalıştı. Ulusoy iki cephede dövüşmek istemiyor. Göreceksiniz başkan ilk milletvekilliği seçiminde de muhtemeldir ki Karadeniz''in bir ilinden milletvekili adayı olacaktır. Zira politika hazretin kanında var! Futbol Federasyonu çeşitli kesimlerden değişik tepkiler alan yabancı futbolcu transferi konusunda bugüne kadar sağlam prensip kararları alıp uygulamaya koyamadı. 1. Lig''in üst sıralarında iddialı olup Türkiye''yi Avrupa''da temsil eden ve edecek kulüpler çok yabancı futbolcu konusunda haklı olarak ısrarcılar. Zira Türkiye''de topa biraz vurmasını beceren futbolcunun fiyatı milyon dolarlarla el yakıyor. Onun futbolunu beşe, ona katlayan yabancı oyuncunun fiyatı ise çok daha makul. Federasyon yıllardır, serbest ekonomi düzeninin gereği olarak Türk futbolcusunun fiyatını tayin edecek bir formül bulamamış. Dolayısıyla da olayı dünya piyasasının serbest rekabet kurallarına bırakmış. Hal böyle iken 5+2 yerine 5+1 gibi bir formülü kabul etmesinin zaten mantıklı bir sebebi yok. Başkan "Biz yalnız 1.Lig''in değil Türkiye''nin tüm kulüplerinin federasyonuyuz" buyurmuş. Yani 2. ve 3. Lig kulüpleri, 1.Lig''deki yabancı sayısı 5''i sahada biri kulübede olduğu zaman çıkarları yönünde haksızlığa uğramıyor da 5 yabancı sahada, altıncı ve yedinci kulübede olunca mı zarar ediyorlar? İnanılır gibi değil. "Kulüpler Birliği"nin yönetimini ellerinde tutan temelli simsar başkanlar kara Afrika''dan ucuza kapatıp Türkiye''de forma giydirdikleri yabancılardan büyük kârlar yaptıkları, Avrupa''ya çıkacak 1.Lig takımlarının bütçeleri de yerli futbolcu fiyatlarıyla yandığı sürece bu kaos böyle devam edecektir.
Gönül ister ki Futbol Federasyonu Genel Kurulu bu yabancı futbolcu konusunu, Türk futbolcuların fiyatları problemini ve Milli Takım''ın birgün oyuncu bulma yolunda uğrayacağı erozyonu aynı anda ortaya koyup çok radikal kararlar alsın. Ama Sayın Bakanım bu 110 kişilik Genel Kurulla olmaz; olmuyor işte...

