Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Sinan Erdem''in halen yapımı süren Halkalı''daki Atatürk Olimpiyat Stadı ile ilgili dünkü açıklamalarını okudunuz. Yıllardır olimpiyata talip Türkiye''nin, olimpik stadın inşaı konusunda yavaş davranmadığı da yerinde yaptığımız incelemelerde ortaya çıktı. Sayın Erdem''in şahsen büyük emek ve katkısı oldu bu stada. Birkaç gün önce konuyu görüştüğüm İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Vedat Bayram heyecanlanmış, Olimpik Stad inşaatını görmeye gittiğimizde kendisinin de bulunması yolunda rica etmişti. Bazı sebeplerden ona haber veremedik. Sayın Bayram, İstanbul''da sportif tesisleşmede çalışmalarıyla rekor kırmış bir yönetici, Halkalı''daki stadda da mutlaka tuzu var. Onunla ayrıca dertleşecek, bir spor yöneticisi olarak bu stadın hikayesini ağzından dinleyip siz okurlarımıza ileteceğiz.
Bütün meslek hayatımızda edindiğimiz bir düstur vardır: "Haber kutsal, yorum hürdür." Dünkü haber - röportajımızda TMOK sayın başkanı Sinan Erdem''in olimpik stadın inşaatında başarılı bir çalışma sürdüren şantiye şefi yüksek mühendis sayın Faruk Keskinel, bu stada ait açıklamalarıyla, ileriye dönük tavsiye ve endişelerini aynen açıkladı. Özellikle başkan Erdem''in ortaya koyduğu ulaşım olayı çok ama çok önemli bir husus. 1994''te İstanbul Teknik Üniversitesi''nde Beden Eğitimi Bölümü''nün o zamanki başkanı sayın Profesör Yalçın Aköz''ün öncülüğünde biz eğitim görevlilerinin katılımıyla yapılan "Olimpiyat Sempozyumu"nda ben de konaklama konusunu incelemiş ve bir bildiri sunmuştum. Bu yönden Halkalı''daki Olimpiyat Stadı ve tümüyle Olimpiyat Parkı''nın yabancısı değilim. O yönden başkan Sinan Erdem''in ulaşımla ilgili endişelerine bir yorum getirmek isterim. Gerçekte başkan haklıdır. İlerleyen Türkiye''de artık hiç kimse "kuvvet arkadan gelsin" görüşünü uygulayamaz. Yani Erdem''in endişesi olan "Stad bitecek, ulaşım daha başlamamış olacak ve koca tesis bir işe yaramayacak" tezi bugünkü görünüş itibarıyla haklıdır. Kimseyi itham etmek istemiyorum; ancak uyarmak da benim görevim. Stada ulaşım için planlanan karayolları, hafif metro, tren gibi ulaşım yollarının inşaatına hemen başlanmalıdır. Lâfla peynir gemisi yürümez; "Başlayalım" demek kolay ama ya parasal kaynak? Ben İstanbul Belediyesi''ne de Karayolları Teşkilatı''na da bu parasal konuda hak veriyorum. Ama Bütçe Kanunları bu yönde esnek de. Başka bir fasıldan aktarılacak maddi kaynakla bu yollar hemen başlayabilir. Yeter ki iyi niyet olsun, yeter ki yolları yapma konusunda Belediye de, Karayolları da, Ulaştırma Bakanlığı da kararlı olsun. Ben Belediye yönünden, sayın başkan Gürtuna''dan adeta eminim; TMOK Başkanı Erdem''in motorlu kara araçlarının üstünde yürüyeceği yollarla hafif raylı sistem, yani metro konusundaki talebini bir şekilde halledecektir. Ülkemizin en düzgün çalışan teşkilatlarının başında gelen Karayolları''nın da üstüne düşeni yapmaya başlayacağından umutluyum. Ama asıl sıkıntım demiryolunda. Zira bu demiryolu bağlantısı planlandığı gibi yapılırsa taaa Gebze''den bu yana saatte 80 bin kişiyi taşıyacak, ama sistem hayat bulacaktır. Haydi gayret; bu yönde de Batılı olalım.

