Bilindiği gibi Futbol Federasyonu''ndan yabancı futbolcu sayısı konusunda kulüplerin beklentileri doğrultusunda bir karar çıkmadı. Çıkmayınca kızılca kıyamet koptu.
Futbol Federasyonu geçen hafta açıkladığı kararında yabancı futbolcu konusunda 5+1 gibi bir formül koydu. Oysa ki kulüplerin beklentisi 5+2 yönündeydi. Yani kulüpler kadrolarında 7 yabancı futbolcu bulundurmak, bunlardan 5''ini sahada oynatırken ikisini de oyun içinde değiştirme şansını elde tutarak yedek kulübesinde oturtmaya imkan tanıyan bir kararı bekliyorlardı. Federasyonun 5+1 açıklaması kulüplerde şok etkisine yol açtı. Karara göre kulüpler 6 yabancı transfer edebilecek, bunlardan 5''ini sahaya sürüp 6.''sını tribünde, evinde oturtacak.
Gerçekte saçma bir karar. Kimin, neyin hakkı korunuyor, ne sağlanmak isteniyor belli değil. Kimilerinin, özellikle Profesyonel Futbolcular Derneği''nin "Türk futbolcusunun önü tıkanıyor, Milli Takım''a oyuncu bulunamayacak" tezi doğrultusunda bakarsanız sahaya sürülecek 5 futbolcuya ilaveten o gün oynasın oynamasın kadroda tutulacak 2 ya da 1 yabancı zaten bir felaket.
Ama aynı PFD doğru dürüst topa vuramayan, attığı şut ya tribünlere ya da mantar tabancasından çıkmışçasına önüne düşen bir takım yerli futbolcunun astronomik fiyatına da çare bulamıyor. Beri yandan kulüpler daha dün sırtlayıp "Tahta çıkardıkları" Futbol Federasyonu''nu "Olağanüstü genel kurulla" tehdit ediyor.
Bakın hele dün TV yayın hakları ve onun paylaşımında rüyalarında görmedikleri gelirlerle adeta sarhoş olanlar "isyanları" oynuyor. Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray hatta Trabzonspor bu tanıma girmiyor. Bana göre onlar Türk futbolunun hakları gaspedilmiş 4 büyükleri. 5+2 beklentileri kendi yönlerinden çok haklı. 5+2''yi bekleyip de çıkmayınca çılgına dönen birkaç kulüp, daha doğrusu bu kulüplerin "temelli" başkanları. Zira bu adamlar özellikle kara Afrika''dan onbin dolara futbolcu bulup bir süre kendi kulübünün formasını giydirdikten sonra bunları milyon dolarlarla genelde Türkiye''de pazarlarlar. Arada kimin cebine kaç milyon dolarcık girdiği de meçhuldür. Dolayısıyla müthiş bir vergi kaçağı da söz konusudur.
İşte "Kulüpler Birliği" kumpanyasının baş aktörleri olan bu adamlar şimdi nasırlarına basılmışçasına feryat ediyorlar. Kolay değil, her sene için 5-10 milyon dolarlarının içine kan doğrandı.
Sonuçta iki ihtimal var; ya Futbol Federasyonu ağırlığını koyacak, ayağını yere sağlam basacak kararında ısrar edecek, ya da "Tahtını" tehlikede gören ve olağanüstü kongrede gitti gider olacak Ulusoy Başkan "çevir kazı yanmasın" edip 5+1''i, 5+2''ye dönüştürecek. İkinci ihtimal daha ağır basıyor. Zira meşhur Al Capone bile yaptığı onca marifetten değil, hesap defterlerindeki yarım dolarlık bir yanlıştan yakalanıp efsanesine son verilmişti.
Ama bütün bunların asıl sebebi nedir, biliyor musunuz? Birkaç ay önce Haluk Ulusoy''u silmek uğruna hırsı mantığının önüne geçen Gençlik ve Spordan sorumlu Bakan Sayın Fikret Ünlü''nün alelacele hazırlayıp TBMM''den geçirttiği "3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun"u tadil eden ve Federasyon Başkanı ile kurulunu 110 kişilik bir genel kurula seçtiren tadil edici kanundur. Futbolun asıl sahibi olan halkın katılımını sağlamayan, futbolla ilgili birçok kurum, kuruluş, şahsiyeti bu genel kurulun dışına iten sözüm ona ÖZERK (!) Federasyonu 5-10 futbol ağasının elinde oyuncak olmaya mahkûm eden bu yeni kanun şu günkü kaosun asıl nedenidir.
İleriki günlerde çok ama çok şeyler daha görecek, bu kanunun getirdiği dar kadrolu genel kurul düzenine çok isyan edecek tarafsız ve sağduyulu halkı ve kişileri Futbol Federasyonu Genel Kurulu''nda temsil etmeyi düşünmedikleri için şu tadil kanununu hazırlayanları çok eleştireceğiz.

