Geçen ay Euro-2000''de Belçika ile yapacağımız maçtan şöyle bir saat önce stadın hemen yanıbaşındaki basın merkezi önündeki çimen zeminde sohbet ederken sonradan Güney Koreli olduğunu öğrendiğimiz bir meslektaşımızla ahbap olduk. Spordan sorumlu müdürümüz Sadık Söztutan''la birlikte bu genç adamla hayli sohbet ettik. 2002 Dünya Şampiyonası''nın yapılacağı stadların resimlerini gösteren bir katalog verdi bize. İnanılmaz güzellik ve kapasitedeki bu muhteşem ve kullanıma hazır stadları görünce Söztutan da ben de inanın bir tuhaf olduk. Aynı anda aklımıza, bir dolu uçak seyahatinden dönüşte İstanbul''a inerken üstünden geçtiğimiz Halkalı''daki Atatürk Olimpiyat Stadı geldi. Karar verdik gözlerden biraz uzakta ve sanki yavaş yürüyor, hatta duruyor gibi görünen Olimpiyat Stadımızı bir büyüteç altına alacaktık. Dün Milli Olimpiyat Komitesi Başkanımız Sayın Sinan Erdem''i ziyaret ettik. "Dertliyim" dedi.. Sonra ilave etti: "Önce gidin stadı görün, şantiye şefi Yüksek İnşaat Mühendisi Sayın Faruk Keskinel''le konuşun, sonra bana gelin." Eyvah diye düşündüm, galiba korktuğumuz başımıza geliyor.
STAD İNŞAATI YÜRÜYOR Evet, olimpik stadın inşaatı sürüyor; hem de güldür güldür. Foto arkadaşım Ahmet Bilici ile Halkalı''da TEM Otoyoluna çok yakın ama tabii direkt bağlantısı olmayan stadın inşa alanına girince uçaktan göründüğünden farklı ama alışılmadık bir manzara ile karşılaştık. Fotoğraflar bir dolu satırla anlatılabilecek olayı bir saniyede karşınıza çıkarıyor. Onun için stadın şu andaki durumunu sahifeler dolusu tarife gerek yok. Yalnız en mutlu haber Olimpiyat Stadı''nın planlanan zamanda, hatta 46 gün önce bitirilecek oluşu.
ŞANTİYE ŞEFİ NELER ANLATTI NELER... Bizim aklımız stadın inşaatının yürüyüp yürümediğine takılmış ya, Yüksel İnşaat Mühendisi Sayın Keskinel önce bu korkumuzun üstüne gidiyor ve diyor ki: -Stadda kesin olarak bir gecikme söz konusu değildir. Günlük iş programı yaptık. Geçen yılki programa göre, mesela batı tribününün dev kirişinin 13 Temmuz 2000''de bitirilmesi öngörülmüştü. 13 Temmuz''da bu olacak. 23-25 Temmuz arasında hava şartlarının elverdiği gün, özel bir teknikle kaldırılıp yerine oturtulacak. Bir gecikmemiz yok. Olması için ya proje eksik olmalı ya da paramız bulunmamalı. İkisi de mevcut olduğuna göre stad, 13 Aralık 2001 günü akşam işletmeye alınacak. Para, dış kredi olarak sağlanmış durumda. Ancak 13 Aralık ülkemiz için özel bir gün değil. Bu sebepten açılışı 46 gün öne alarak inşaat süresi 36 aya alındı. Sayın Keskinel''in özetini verdiğimiz konuşmamızın ilk bölümü bu. Sonra bir dolu soru sorduk, bir dolu açık ve net cevap aldık. İşte bunlar aşağıda: -Stad çok amaçlı bir tesistir. Olimpiyat Stadı''dır. Atletizm ve futbol amaçlıdır. Ancak basit bir transformasyonla her türlü sosyal, kültürel aktiviteler ve diğer sporlara da imkan sağlanabilmektedir. Konserler, gösteriler, buz sporları, konkurkipikler dahil. Bizim batı tribünü altında çok amaçlı bir binamız var. Otoparkları, rampaları saymadığımız zaman 41200 metre karelik bir kullanım alanımız oluyor. Ulusal ve uluslararası sergiler, fuarlar, seminer ve konferanslar yapılabileceği gibi içerisinde bir de biomedikal merkez, doping merkezi, VIP ve sponsor locaları var. Görüldüğü gibi bu dev binanın betonarme inşaatı bitti gibi. Stadın üstü açık. Yani karşılıklı iki kapalı tribün dışında açık tribünler ve oyun alanının üstü açık Amsterdam Arena Stadı''nda olduğu gibi örtülü değil, olmayacak da. Tüm seyirci kapasitesi, herkesin oturması şartıyle 80560. Bunun 80 bininin görüş alanı yüzde yüz açık. 560 koltuğa oturacaklar ise yüzde 3-5 görüş eksikliği çekecekler. Deprem korkumuz yok. İnşaat en son deprem şartnamesine tamamen uygun. 2 deprem yaşadık yapı en ufak bir zarar görmedi. İnşaata devam ettik. Depremden biraz daha geriye gittik. Dev bir tesis kuruyorduk; batı tribününün çatısı 18600, doğu tribünününki 13500 metre kare. Kuzey ve Güney rüzgarlarının etkisi ne olurdu? Bu tribünler alttan ve üstten büyü rüzgâr basıncına uğrayacak. Fransa''da Nantes şehrindeki dünyanın tek aerodinamik labrotuarında 6 ay süre ile bir hava tünelinde stadımızın maketini, meteoroloji istasyonlarımızdan aldığımız, son 30 yılı kapsayan hava-rüzâr raporları doğrultusunda teste tabi tutturduk. Gördük ki, bu ağırlıkları da 3420 ve 1420 ton olan çatılar, rüzgardan etkilenmeyecek. Sahadaki sporcuların rüzgardan etkilenmeleri de oldukça zayıf. Zira saha, stadı çevreleyen zeminden 9-10 metre aşağıda, yani oyun alanı çanak gibi. Tribünler, bu çanağın çevresinde rüzgarı bir hayli tutuyor. Stadın Kuzey-Güney doğrultuda boyu 456, Doğu-Batı yönünde eni 230 metre. Batı tribününün her iki yanında yanında yükselen ve çatıyı çelik halatlarla üstten tartacak kuleler beton olarak şu anda 60.metrede. Çelik konstrüksiyonla 102 metreye ulaşacaklar. Stadın yanında 2 antreman sahası var. Birine antreman, birine ısınma sahası diyoruz. Antrenman sahasının fiziksel ve geometrik şartları stad içindeki sahanın aynısı. Müsabaka alanı ile bu saha toprak altından 220 metrelik bir tünel ile bağlı. 8 kulvarlı atletizm pisti ve sentetik zeminler, antreman sahasında da var. Isınma sahasında 4 kulvarlı atletizm pisti ile birlikte cirit, gülle, mızrak atanlar için özel çalışma bölümleri mevcut. Stadın sahası tabii çim olacak. Özel çim yetiştirme tesisi de sonbaharda bitmiş olacak. 23-25 Temmuz''da yerine yerleştirilecek taşıyıcı kiriş, 196 metre boyunda olup, 1210 ton ağırlığında. Stadın 108 giriş kapısı, 136 tane de çıkış kapısı var. Şehrin içinde en az 10 noktada bilgisyar esaslı bilet satış yeri olacak. Her yer numaralı. Koltuklar 46 cm eninde 30 cm yüksekliğinde aralıklı. Seyirci yer numarasına uygun kapıdan girecek ve 15-16 dakika içinde yerini bulmuş ve oturmuş olacak. Şehirden bilet almayanlar stad çevresinde kurulacak prefabrik 15-20 bilet satış yerinden elektronik esaslı bilet alıp elektronik kapılardan geçebilecek. Herhangi bir panik halinde, Allah korusun yangın, bomba vs. gibi hallerde dünyadaki 12 dakikalık norma karşı 8.5 dakikada stad, boşaltılabilecek. Bir seyirci en uzak noktadan karşı taraftaki korner noktasına en fazla 190 metrede olacak. Stadın altında 400 otoluk bir park var. Stadın güneyindeki otoparkın kapasitesi 2500. Ayrıca olimpik parkın toplam otopark kapasitesi, 18900 olarak planlanmış durumda. Sayın Keskinel dünyadaki uygulamalara paralel olarak ulaşımla ilgili şu görüşü ileri sürüyor: -Biz otopark imkanlarımıza karşı trafik problemlerini de düşünerek seyircinin toplu taşıma aracıyla gelmesini istiyoruz. Hafif raylı sistemle saatte 18 bin, taa Gebze''den başlayıp buraya ulaşacak Demiryolu sistemiyle de saatte 80 bin kişinin taşınması mümkün olacak. Bu şartlar altında stada otomobil ile gelmek pek mantıklı değil. Düşünün bir olimpiyat gününde buraya 180 bin kişi gelecek.
DÖNÜYORUZ BAŞKAN ERDEM''E Olimpiyat Stadı inşaatından gönül rahatlığıyla ayrılıyor "Dertliyim" diyen T.M.O.K. Başkanı Sayın Sinan Erdem''in yanına dönüyoruz. Aslında mutlu olması lâzım değil mi? Hayır, hakikaten sıkıntılı. "Neden?" diye soruyoruz; başlıyor anlatmaya: -Bu stad, stad anarşisini önleyecek. Çoluk, çocuk, tüm aile maça gidebileceksin. Göreceksiniz seyircinin kesidi değişecek. Bu dünyada görülmüş bir olaydır. Bugün stadlara kim gidiyor? Bağıran, çağıran adam, staddaki olayları da çıkaran o. Bence bu stad Türkiye için ideal. Daha lüks bir stad yapılabilirdi. Ama bu ekonomik. 150 milyon dolara mal oluyor. Ama mesela Stad de France''ın maliyeti 450 milyon dolar. Biz bu para ile 3 stad yaparız. Zaten Fransız''lar da o stadın bazı teknik yanlarından mutlu değiller. Stadımız zamanında bitecek. Peki bittiği zaman ne olacak? Hangi yollardan gidilir bu stada? Yan yollardan değil mi? Stadın şu andaki en büyük sıkıntısı ve beni büyük ızdıraba sürükleyen yanı ulaşım. Bu ulaşım olayı bizim görevimiz olmadığı halde üstüne gittik, Karayolları ile anlaşma yaptık. Çobançeşme''den stadyuma giden yeni bir yol planlandı. Projesini bu ay sonu Karayollarları''na teslim edeceğiz. Bu yolun derhal başlanması lazım. Bunun faydasını yalnız stad değil; 50-60 bin kişilik bir yerleşim alanı olan Halkalı Toplu Konut''ta görecek. Şimdi taaa kuzeyden yeni bir yol geçiyor. O yola kadar yeni bir proje yaptırıyoruz. Bu projenin yapım masrafına itiraz ettiler. Dedim ki: ''Biz bu projeyi yaptırıp Bakanlığın ve Karayolları''nın önüne koyacağız. Bakın proje de hazır, siz bu stadın ulaşımını sağlamak zorundasınız.'' Ayrıca arkada Belediye''nin yaptırdığı Başak Konutları var. Bağcılar''dan Başak Konutları''na giden projesi yapılmış bir metro hattı var. Bu bizim yanımızdan geçiyor Olimpiyat Sitesi''ne bağlanmıyordu. Onun da ek projesini yapıp bağlanmasını sağladık. Bu projenin tatbik edilmesi lazım. Metro bir anda bitmez. Bu toplu taşımacılığın muhakkak olması lazım. Özetle tesisin bir metrosu, bir demiroylu ulaşımı bir de Kuzeyyolu olmalı. Projeler böyle ve gerçekleşince dünyanın en ideal ulaşım organizasyonu ortaya çıkıyor. Bu sistem gerçekleşir, halen işlemekte olan yan yollara ilaveten Çobançeşme-Stad üç geliş- üç gidişli yol da hizmete girerse iş tamamdır. Buradaki problem Türkiye''de kimsenin meseleleri üstlenmek istememesi. Biz stadı bitirip işletmeye açacağız. Stad çalışamayacak. Ben diyorum ki, Şarklı değil, Garplı, Batılı olalım. Biz bugünden, ulaşım çalışmalarının başlamasını istiyoruz. Aksi halde bu yatırım ölü bir yatırım olur. Yolların şimdiden yapımına başlanması lazım, stad bittikten sonra değil. Aksi halde stad çalışmaz. Çevre düzenlemesini biz yapacağız. Ama yolu olmazsa stad bir işe yaramaz. Yunanistan''la müştereken Avrupa Şampiyonası yapmak istiyoruz. Hangi stadla? Bunun için ilgili uluslararası teşkilattan regleman almak lazım. Bizim mevcut hiçbir stadımıza vermezler.
Olimpik stadı yılda 274 gün kullanacağız. Bu olursa kendi masraflarını çıkarır ve bir miktar da gelir sağlar. Bu nasıl olacak? Diyelim ki G.Saray ile anlaştık, işletmesini birlikte yüklendik. Ama . G.Saray nihayet 25 maç getirir. Geri kalan zamanda çeşitli aktiviteler yapmak lazım. Bu 274 gün doldurulmalı. Konserle, gösteriyle, hokkabazla, konkurhipikle, buz sporları, buz üstünde otomobil, motorsiklet yarışlarıyla, başka aktivitelerle stadı boş bırakmamalıyız. Bunları gerçekleştirmek için basının desteği şart. Çünkü Türkiye''de yönetimler, politikacılar basından etkileniyor. Bu stadla Cumhurbaşkanlığı süresinde sadece Sayın Süleymen Demirel ilgilendi, geldi, gördü. Hiçbir bakan, hele İstanbul milletvekilleri stadın yanına bile uğramadı. Bakan, milletvekili görev süresi genelde kısa kaldığı için uzun vadeli böyle işlerle ilgilenmiyor. Basın üzerine giderse ilgilenmek zorunda kalacak. Bir de İstanbul Belediyesi''nin üstüne düşen hizmetleri vermesi lazım. Meselâ ruhsatımız onaylı değil. Mesela atıksu ile ilgili bir çalışma yapılmadı. Belediye''den 7.5 trilyon lira alacağımız var. Bunların halli gerek. Bir olimpiyat 10 milyar dolarlık bir pasta. Belediye de bundan büyük pay alacak. Kanunî gelirlerimizden 118 milyon dolarlık bir yatırımla bir dolu spor tesisine yaptık. Stadın 150 milyon dolarlık maliyetini de katarsak 300 milyon dolara yakın bir yatırım paketi. Neden ilgilenilmiyor? Devlet de, İstabul Belediyesi de ilgilenmek mecburiyetinde. Dedim ya, hiçbir İstanbul milletvekili gelip bu stadın inşaatını görmedi bile. Neden?

