G.Saray''ın UEFA Kupası''ndaki başarılı rotası bir yandan, Türkiye 1. Ligi''nin şampiyonluk, 3.lük ve düşme hattından sıyrılma mücadelesi, beri yandan yaklaşmakta olan Avrupa Şampiyonası finallerini, hele Futbol Federasyonu seçimlerini Türk futbol kamuoyuna adeta unutturdu. Oysa ki aylardır üzerinde tartışılan, kıyametler koparılan ve 20 gün sonra yapılacak Futbol Federasyonu seçimleri şu günlerde ciddi bir biçimde gündemde olmalıydı. Zira Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü''nün futbol maçlarının TV''den naklen yayını ile ilgili olarak Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy ile ters düşmesinin ardından Ulusoy''a can düşman kesilmesiyle başlayan çekişme "3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun" un bazı önemli maddelerinin değiştirilmesi kampanyasına dönüştü. Ünlü tarafından hazırlattırılan tadil tasarısı önce T.B.M.M''de ilgili komisyonca reddolunup bir alt komisyona gönderildi. Ancak derin politik baskılar sonucu alt komisyon jet hızıyla toplanıp ufak tefek değişikliklerle Bakan''ın tadil tasarısını uygun buldu; tasarı Meclis''ten geçerek kanunlaştı. Türk kamuoyu futbolla çok yakından ilgilenmekte, genelde futbol günlük hayatımızın bir parçası olmaktadır. Bu yönden gönül isterdi ki Futbol Federasyonu Genel Kurulu''nda HALK da temsil olunsun. Şimdi birileri çıkıp "Kulüpler, futbol ve sporla ilgili sivil toplum örgütleri, örneğin Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu, TMOK, Türkiye Futbol Adamları Derneği, Türkiye Futbol Vakfı vs. halkı temsil etmiyorlar mı?" diyebilir. Bana göre tam değil. Vicdanındaki ses halkın, futbolla ilgilenen vatandaşın, şu elektronik çağda çok kolay gerçekleşecek bir biçimde, belli bir oranda, söz gelimi kur''a ile Federasyon Genel Kurulu''na delege olmaları sağlanabilirdi. Bu yapılmadı. Aksine Genel Kurulu oluşturan delege sayısı yarı yarıya, hatta yarıdan da aşağı azaltılarak 107 kişiye indirildi ve bunun adı "Özerk Futbol Federasyonu" oldu.
Düşünün bir kere 107 kişinin içinde yer alan 1.Lig''in 18, 2.Lig''in 25, 3.Lig''in 16 kulübünün başkanları, ki 59 kişi eder, Futbol Federasyonu yönetiminde zaten yer alamayacaklardır. Zira Kanuna göre, yer alırlarsa kulüplerindeki görevden düşüceklerdir. Bu 59 kişiye TMOK Başkanını, FIFA ve UEFA''da icra kurullarında görev yapanları, en az 6 ay görevde kalmış eski Futbol Fedarasonu başkanlarını, hatta kulüplerinin yönetim kurullarında görevli olup da Federasyon Genel Kurulu''na delege gösterilmiş kişileri de katarsanız ortaya 70-75 civarında bir rakam çıkar ki bu 4563 sayılı değişiklik kanununun ne derece demokratik olduğunu da gösterir. Zira 107 kişilik Genel Kurul''dan şu 75 rakamını çıkarırsanız geriye 32 kişi kalır ki, zaten başkanı ile, başkan vekilleriyle, asli ve yedek üyeleriyle Federasyon Yönetim Kurulu 26 kişidir. Şu 26 kişi işte 32 kişi arasından seçilecek, istenen biçimde oluşturulacaktır. Buna da "Özerk Futbol Federasyonu" diyeceğiz öyle mi? İşte bakın Genel Kurulda Türkiye Futbol Vakfı temsil olunuyor, Federasyonun kurduğu Sosyal Yardım ve Dayanışma Vakfı yok kabul olunuyor. Türkiye''de futbolu var eden Beşiktaş, F.Bahçe, G.Saray, son yıllarda "4.Büyük" sıfatını kazanmış Trabzonspor diğer 1.Lig kulüpleri ile aynı hizaya sokuluyor. Bu demokrasi ise, eşitlik ise neden 1.Lig''de ilk 10''un altındakilerle 2.Lig, 3.Lig kulüpleri 1.Lig''deki ilk 10 gibi temsil olunmuyor? Ben, bu kanuna muhalif kalan bir siyasi parti yönetiminde olsam şu "4 Büyüklere" reva görülen statüyü ilk genel seçimde seçim malzemesi yapar, Beşiktaşlı, Fenerli, Galatasaraylı, Trabzonsporlu seçmen vatandaşı şu değişiklik yapan kanunu hazırlayan, komisyondan geçirenleri teşhir ederek oy kaybetmelerini sağlarım. Bakalım Haluk Ulusoy yeniden başkan seçilirse Bakan Ünlü koltuğunda oturmayı içine sindirebilecek mi?

