UEFA Kupası''nı Türkiye''ye kazandırma gibi muhteşem bir başarının sahibi G.Saray''a devletçe yöneltilen onur ödüllerinin yanı sıra yine devlet bütçesinden ödenmek istenen ve sarı-kırmızılıların rakipleri açısından haksız rekabet teşkil edecek parasal ödüle karşı çıkan Salı günkü yazımla birlikte başta Beşiktaş, F.Bahçe, Trabzonspor olmak üzere Türkiye içindeki şampiyonluk mücadelesinde geri bırakılma durumuna düşen, açıkçası haksızlığa uğratılmak istenen kulüpler isyan bayrağını çekti.
En açık seçik konuşanı da Beşiktaş oldu. Siyah-beyazlı kulüp basın sözcüsü vasıtasıyla yaptığı açıklamada devletin güç dengesini bozacak böyle bir ödülü G.Saray''a vermesine tümüyle karşı çıktı. Denildi ki, "Beşiktaş Kulübü yalnız 1999 mali yılı itibarıyla devlet kasasına tamı tamına 2 trilyon lira vergi ödemiştir. Şimdi bu verdiği vergiden rakibine, kendisine karşı daha güçlü olmak için parasal yardım yapılmasına şiddetle karşıyız". Şimdi taraflı, tarafsız tüm vicdan sahiplerine bir kere daha soruyorum, "Bu karşı koyuş doğru değil mi?". Devlet haksızlık yapma özgürlüğüne sahip değildir. Devletin kanun koyucusu parlamento ve parlamentoyu oluşturan milletvekilleri, siyasi parti liderleri kendi özgür iradeleriyle tuttukları ve sevdikleri bir kulübe, görevlerini kötüye kullanıp devlet bütçesinden ulufe veremezler.
G.Saray''ın Türkiye''nin dış alemde tanıtımı ve prestiji için çok büyük bir hizmeti şampiyonluğa bağlı olarak gerçekleştirdiği ciddi bir hakikattir. Şimdi başta partisini de sarı-kırmızı renklere bulayan Sayın Mesut Yılmaz ve bulunduğu makamın ağırlığını koruyamayan Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Sayın Fikret Ünlü politik olarak bindikleri dalı kestiklerinin ne zaman farkına varacaklar? Söz gelimi politik düşüncesi itibarıyla son genel seçimde oyunu Anavatan Partisi veya Fikret Ünlü lehine kullanmış bir Beşiktaşlı, bir F.Bahçeli, bir Trabzonsporlu ve G.Saray''ın bu ulufe ile güçlenmesinden negatif olarak etkilenecek bir kulübün taraftarı acaba gelecek seçimde oyunu kullanırken farklı davranmayacak mı? Zira ülkemizde kulüp taraftarlığı, renk aşkı siyasi parti yandaşlığından çok ama pek çok kuvvetlidir. G.Saray''ın Türkiye''yi tanıtım açısından başarısını, diğer propaganda unsurlarının maliyetiyle kıyaslayıp sarı-kırmızılı kulübün büyük parasal ödüle hak sahibi olduğu yolunda yırtınanlara da şunu söylemek istiyorum: Tanıtım amaçlı başka kişi ve kuruluşlara sarf edilecek paralar, yine parasal ödüller o kişi ve kuruluşları rakipleriyle, Türkiye''deki rakipleriyle yarışta şöyle bir on-onbeş yıl kapanmayacak bir dengesizliğe itmeyecek midir?
G.Saray Kulübüne devlet bütçesinden verilecek her kuruş, rakiplerinin cebinden vergi zoruyla alınmış paralardan yine onlara spor sahasında -tabiri mazur görün, teşbihte hata olmaz- sıkılacak kurşun gibidir. Bu yanlışa devam edecek kişiler bilsinler ki politik gelecekleriyle oynamaktadırlar.

