Kaydet
a- | +A

Avrupa Şampiyonası finallerindeki ilk maçımıza 11 gün kaldı, ortalık toz duman. Bir yanda Sidney Olimpiyatları''na katılma hakkını bir çırpıda kaybeden Ümit Milli Takım''ın dramı; beri yandan da bir hafta sonra yapılacak Futbol Federasyonu Genel Kurul çalışmaları ile yeni başkan ve kurulunu seçme hazırlıkları, transfer faaliyet ve haberlerinin gürültüsü arasında buhar olup gitti. İtalya, İsveç ve Belçika ile grup maçlarını oynayacak "A" Milli Takımımız''ın ne hocası ne de futbolcuları transfer pazarından başını kaldırıp da yapacakları maçlara konsantre olabilecek durumdalar. Allah sonunu hayretsin... Benim bugün üzerinde durmak istediğim konu koskoca bir Avrupa Şampiyonası finalleri varken başta spordan sorumlu Devlet Bakanımız olmak üzere bir takım insanların Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy''u yemek için sarfettikleri hukuk dışı ve içi gayretlerdir. Futbol maçlarının TV''den naklen yayın hakları ile ilgili olarak Başkan Ulusoy''la ters düşen Bakan Ünlü o gün bugündür Ulusoy''u alaşağı etmek için bütün gücünü kullanıyor. Hatta bu maksatla kanunu bile değiştirdi. Daha demokratik bir seçim sistemi getirmek, mesela hiçbir şekilde satın alınamayacak HALK''a Futbol Federasyonu seçimlerinde oy hakkı vermek yerine Futbol Federasyonu Genel Kurulu''nu oluşturan üye sayısını 107''ye kadar indirtti. Futbol Federasyonu''na Bakanlık müfettişlerini gönderdi. Bu müfettişler, basına sızan haberler doğruysa, bir dolu usulsüz işlem belirledi.

Gerçek şu ki, o müfettişlerin neleri gördüklerini, neleri görmediklerini çok iyi bilen bir kişi olarak yaptıkları tesbitleri çok önemsemiyorum. Müfettişlerin raporları Bakanlık yoluyla Cumhuriyet Savcılığı''na intikal etti. Yani olay artık yargıda. Ben gazetecilik mesleğine tam 44 yıl önce başladım ve hukuk okuyup bitirdim. Mesleğimizin daha ilk gününde hocalarımız, başımızda bulunan yazı işleri müdürleri, amirlerimiz yargıya intikal etmiş konularda fikir yürütmememizi, yani fikir yazısı yazmamamız gerektiği talimatını vermişlerdi. Ama TV yayın hakkı ihalesinde dut yemiş bülbül gibi durup başka bir kanala bu hakkı kaptıranlar, tetikçi kalemlerle yargıya intikal etmiş bir konu hakkında savcıyı tesir altına alıp hür iradesini kısıtlama çabasındalar.

Bu yazıyı kaleme alırken yıllarca Asliye Hakimliği yaptıktan sonra emekli olmuş kıymetli bir hukuk adamı G.Saraylı dostum Sayın Mehmet Karamanoğlu''na sordum. Dedi ki, "Cumhuriyet Savcıları da yargının bir parçasıdır, o makamı tesir altında bırakmamak gerekir".

Adaletin tecellisi için bu yaygaraları koparmamak lâzım. Zannedilmesin ki Ulusoy''u savunmak istiyorum; kesinlikle hayır. Sayın Başkanın, sayın Erzik''in Futbol Federasyonu Başkanlığı''ndan ayrılmasından sonra izahı mümkün olmayan o kadar yanlış ve kötü icraatı var ki kabul edilemez. Ancak unutulmasın ki Futbol Federasyonu özerk bir kuruluştur. Haftaya yapılacak seçimde yine Ulusoy kazanırsa ne olacak? Genel Kurulu oluşturan üyelerin yanlış oy kullandıkları mı savunulacak? Sayın Bakan hâlâ sandalyesinde oturacak, Ulusoy''u yıpratma kampanyası açan sayın kalem köşesini koruyacak mı?