Kaydet
a- | +A

İtalya ile 20 Mayıs 1949''da Atina Akdeniz Kupası''ndaki maçla başlayan 51 yıl 21 günlük maceramızda bir tek oyun kazanamamışız. 10 karşılaşmanın içinde biri 1-1, diğeri 0-0 iki beraberliğimiz var, o kadar. 8 karşılaşmayı Çizme''nin temsilcileri kazanmış. Avrupa Şampiyonası''ndaki grubumuz bizi 11. defa gök mavililerle karşı karşıya getirdi. Doğrusu bu defa ümitliydik. Öyle bir şartlanmış, şartlandırılmıştık ki, bu İtalyan takımını yenerdik de... Beraberlik mi, çantada keklik.Öyle ya Mustafa hocam karşılaşacağımız rakiplerle maçı günlerce, haftalarca hayâlinde oynatıyor, bir daha oynatıyordu. Rakip takımın bütün futbolcularını, oyun kurgularını öyle bir ezberlemişti ki, değmeyin gitsin. Güveniyorduk Denizli hocaya... Yalnız biz mi? Değil tabii, asıl maç günü oyun öncesinde, oyun sırasında ve sonrasında Avrupa''daki Türklerimiz''i görecektiniz siz. Ama Mustafa Denizli İtalya maçında fiyasko verdi. Bir futbol maçında mutlak favori bile olsanız, yenilebilirsiniz. Buna kimsenin bir şey demeye hakkı. yok. Ama bu kadar iddialı bir teknik direktör güvenerek sahaya sürdüğü takımında bazı oyuncuları randıman vermiyorsa, onları görmek zorunda.

Sen UEFA''da şampiyon olmuş bir takımdan aday kadroya 9 futbolcu çağıracaksın, sonra sahaya sürdüğün onbirde bunlardan 5 tanesine yer verip bütün bir mevsim dökülen F.Bahçe''nin 5 oyuncusuna milli formayı giydireceksin. Ardından bir koca ilk yarıda sapır sapır dökülen bir Abdullah''ı, futbol hünerini meşin topa yansıtma becerisini fizik güçsüzlüğü sebebiyle sergileyemeyen Sergen''i oyunda tutacaksın. Hocam buna inat denir inat! Tribünler, futbol otoriteleri saçını - başını yoluyor hocam bu iki futbolcuyu ısrarla oyunda tutuyor! Okan''ı 80.dakikada en gayretli ve randımanlı olduğu sıralarda dışarıya çekiyor. Maçın ilk yarısında duran ve başarısız olduğu sıralarda Okan''ı çıkarsa haklı. Ama ikinci yarı silkinen, bir de gol atan bu oyuncu ikinci yarıda orta sahanın her iki kanadında hücuma dönük nefis bir futbol sergiliyordu. Hayret! Perşembe''ye İsveç, Pazartesi Belçika ile iki maçımız var. Belki alacağımız puanlarla ikinciliği yakalayıp çeyrek finale çıkarız, ama Mustafa hocanın bu inadıyla başımıza ummadığımız işler de gelebilir. Hocam sen İngiliz Ligi''ni ayağa kaldıran Mustafa İzzet''i neden Milli Takım''a çağırdın? Gol makinesi Oktay''ı neden sahaya sürmedin? En önemlisi UEFA Şampiyonu olmuş bir G.Saray''ı Alpay''la, Mustafa İzzet''le, Fevzi ile restore edip İtalya''ya karşı oynatmak daha mantıklı değil miydi? Sen Rüştü''yü yediği ilk golde kusursuz mu buluyorsun? Ah Denizli hocam, sen ne yazık ki, başka bir ilke de imza attın; kötü bir ilke, Türk Milli Takımı Teknik Direktörü''nün seyirci tarafından "Dışarı" diye kovulması tezahüratının da mimarı oldun. Çok yazık!