Kaydet
a- | +A

Bütün hassasiyet ve dikkatlerimize rağmen, milletçe ''nemelazım''cılığımız sürüp gidiyor galiba.

Veya, musibet olmadan, nasihat alamıyoruz.

Bakınız; koskoca Enerji Bakanı hem de koalisyonda önemli bir konumu olan zat, bar bar bağırıyor, tehlikeyi Türk kamuoyuna haber veriyor.

Kimsenin kılı bile kıpırdamıyor.

Oysa; bahis konusu olan, Türkiye''nin karanlıkta kalma tehlikesi.

Enerji Bakanı Cumhur Ersümer''e göre, gereken önlemler alınmazsa, ülkemizde büyük bir enerji darboğazı yaşanacak ve bütün hesaplar alt üst olabilecek.

Nükleer santral yapımı ihalesini üst üste 3 kere erteleme durumuna düşen hükûmet, acaba sözünü Planlama ve Hazine''ye ne zaman geçirebilecek.

Enerji sorunumuzun büyük takipçisi Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de zaman zaman, darboğazdan bahsediyor ve hükûmet ile diğer bürokratik çevreleri uyarıyordu.

Ne yazık ki, bu uyarıları da artık göremeyeceğiz.

Zaten korkumuz da bundan.

Belki de, bir iki ay sonra, elektrik sıkıntısı çekilmeye başlanacak, fabrikaların çoğu duracak.

Kaç kilovatsaat elektrik sıkıntısı içinde olduğumuzu, burda yeniden belirtmeye gerek görmüyoruz. Zaten bu rakamlardan kimsenin ne anladığı ne de etkilendiği var. Uzmanlar, Türkiye''yi ne tür tehlike beklediğini çok iyi biliyorlar.

Eski CHP dönemlerini aratan bir inat içindeki Planlama ve Hazine için diyecek bir şey bulamıyoruz. Sadece, Bergamalı altın protestocularını hatırlattıklarını belirtmek isteriz.

Söz Planlama ve Hazine''den açılmışken, acaba bu iki kuruluşumuz nükleer santral ihalesinin gerçekleşmemesi için, bürokratik engeller bulacaklarına, yapımların yanısıra işletmenin de özel sektörce yüklenilmesi projesini neden geliştirmiyorlar.

Doğrudan doğruya özelleştirme anlamına gelen "yap-işlet" modeli neden gündeme getirilmiyor?

Belki de, Hazine''nin arayıp bulamadığı bu formül neden göz ardı ediliyor?

Türkiye''nin enerji sorunu gerçekten de çok büyük. Adetâ "geliyorum" diyen bir karanlık tehlikesiyle karşı karşıyayız.

Şimdilik, cumhurbaşkanı seçimine kilitlenen Türkiye Büyük Millet Meclisi''nin, sonuç alınır alınmaz başlaması gereken önemli iş, kapımıza kadar dayanan enerji sorunu olmalı.

Yılların ihmaline uğramış ve şimdiye kadar bir türlü çözülememiş bir sorunun uhdesinden gelmek 57''nci hatta icap ederse 58''inci koalisyonun en önemli hedefi olarak değerlendirilmeli.

Şu var ki, ülkemizin enerji darboğazından kurtulması için değil bir, belki de dört nükleer santrala ihtiyaç var.

Ancak, santralların yapılmaması için de, açık ve örtülü direnişler oluyor.

Bu arada, kendilerine "çevre örgütü" diyen bazı kuruluşların şiddetli muhalefeti de gözleniyor. Tıpkı 4 yıl kadar önce, Ege''deki termik santrallere karşı girişilen kampanya gibi eylemler her an gündemde.

Her şeye rağmen, Türkiye''yi karanlıkta bırakmamak gerekiyor. Yoksa, bunun faturası ve vebali çok kabarık olur sanırız.