Kaydet
a- | +A

"Okullar açıldı, dert başladı" demiştik geçen hafta... Milli Eğitim''in "dert yumağı"nda neler yoktu ki?.. Bir bir saymaya başladık. Fakat, ayrıntılarıyla anlatmaya sütunumuz bile yetmedi. Okulların açılmasıyla, gündeme gelen en önemli konulardan biri olan, uyuşturucu illetini izah etmeyi, dikkatleri çekmeyi bu haftaya bırakmak mecburiyetinde kaldık. Gerçekten de, uyuşturucu, yavrularımızın başına musallat olmak isteyen bir belâ, bir illet. Körpecik dimağlar, uyuşturucu madde kullanmaya alıştırılmak isteniyor. Gençlerimize, beyaz zehir tuzakları kuruluyor. Yavrularımıza kıymak isteyen hainlerin çeşitli maksatları olabilir. Bol para kazanarak, kirli işlerde bunu katlamak veya bir terör örgütüne maddi imkanlar sağlamak gibi; yasa dışı amaçların yanında, öğrencilerimizi beyaz zehire müptelâ etmek için gayret göstermek çok ağır kalır sanırız. Yoğunlaşan beyaz zehir kaçakçılığının en önemli kavşakları olan büyük şehirlerde, uyuşturucunun okullar gibi "hassas" bölgelere yayılması için, özel gayretler gösterildiği anlaşılıyor. Lise seviyesine inen beyaz zehir ilişkileri, ne yazık ki, tahmin edilemeyecek kadar gelişti. Okul önlerindeki parklara, kahvehanelere, duraklara ve müzik kulüplerine dadanan beyaz zehir satıcıları önce uyuşturucuyu gençlere ulaştırma ve sonra alıştırma plânlarını uyguluyorlar.

Düşük dozda uyuşturucuyu, armağan edercesine yavrularımıza tattıran taşıyıcılar, alışma döneminden sonra, satıcılar vasıtasıyla, kötü niyetlerini ve emellerini icra ediyorlar. Özellikle boş geçen derslerde, öğrencilerin okul dışına taşmasını kollayan uyuşturucu madde taşıyıcıları ve satıcıları, yavrularımızı "iğfal" edercesine, kötü emellerine nail oluyorlar. Dediğimiz gibi, boş geçen derslerde, öğrencilerin okul dışına çıkması halinde, tehlike bu yıl da kendisini gösterecek. Ankara, Bursa, İzmir ve özellikle İstanbul''da, lise çağındaki gençlerimizi, büyük çapta etkileyen uyuşturucu rüzgârından, yavrularımızı korumamız en önemli görevlerimizden biri olmalı. Uyuşturucuya karşı, en büyük rolü oynayan tacirlerin sıkı bir şekilde denetlenmesi ile başlayacak olan mücadelede, önemli görev de bizzat öğrencilerimize düşüyor. Beyaz zehirin ne kadar tehlikeli bir tutku olduğunun bilinci içinde olması gereken öğrencilerimizden sonra, velilere de sorumluluklarını hatırlatmak isteriz. Çocukları ile yakından ilgilenemeyen bir ana baba, daha sonra dizlerini dövmek, perişan olmak durumuna düşebilirler. Okul yöneticilerine de, sıkı bir denetim görevi düşüyor. Özellikle derslerin boş geçmemesi için gayret sarfedilmesi gerekli. Asıl ve son görev ise, polisin üzerinde gözüküyor. İstanbul''u ele aldığımızda, uyuşturucu mafyasının en çok Kadıköy, Etiler, Bakırköy ve Beyoğlu''ndaki okulları kendilerine pazar edindikleri belirtiliyor. Uyuşturucu alışverişinde özel lise öğrencilerinin etkilendiği de bir gerçek. Uyuşturucu madde alışkanlığının en çok 18 ile 30 yaş aralarında olduğuna dikkatleri çeken uzmanlar ise, bu yüzden lise öğrencilerinin hedef seçildiğini öne sürüyorlar. Yavrularımıza sahip çıkmak, gerçekten de hepimizin vazifesi. Herkes elinden geleni esirgemezse, uyuşturucu canavarına dur denilebilir.