Kaydet
a- | +A

Bu da iki gencin birbiriyle olan "aşk" hikayesi. Hakan''ın kasetinde "Denedim ayrı ama hep aynı" dediği gibi değil. Günümüzde yaşanan binlerce hatıradan sadece biri olmakla beraber en azından şimdilik sonunda hüsran yok. Dileriz öyle de olmaz. "Öncelikle gazetenize böyle bir köşe ayırdığınız için sizlere teşekkürler ederim. Ben 18 yaşında bir genç kızım. İki yaşımdan 11 yaşıma kadar babaannemin yanında büyüdüm.

Babaannem vefat edince, ailemin yanına Kocaeli-Gebze''ye geldim. İlk günlerim çok zor geçti ama bir süre sonra alışmıştım. Sonra 3 yıl kadar yatılı Kur''an Kursunda okudum ve bir süre sonra oradan da ayrılıp bir işe başladım. Bu da yatılı ev işiydi. Bir yıl burda çalıştım ve ayrıldım. Yani anlıyacağınız hayatımın bir kısmı ailemden uzak, orda burda geçti.

Genç kız olduğumda, mahallemizde oturan bir gençle tanıştım. Derdime bir ortak gibi gelmişti bana. Onunla konuşurken bütün sıkıntılarım yok oluyordu. Derken onunla çıkmaya başladım. O da benimle çıkarken, bunda ciddi olduğunu söylüyordu. İyi bir insandı. İlk başta ona karşı hiçbir duygusal yakınlığım yoktu. Ama onu tanıdıkça sevmeye başlamıştım. Onunla çıktığımın ikinci senesinde durumu annem öğrendi. Çok üzüldü. Bu beraberliğe karşı çıktı. Öyle ki her tartışmamızda bu olayı başıma kakıç yaptı. Bu da benim zoruma gidiyordu. Artık bir karar vermek durumundaydım. Büyük çıkmaza girmiştim. Bir tarafta ailem bir tarafta sevdiğim insan. Çünkü halen onu çok seviyordum.

Bir çarşamba günüydü. Akşam iş çıkışında buluştuk. Ona ayrılacağımı söyledim. Çok şaşırdı: -Neden? Sebebini söyleyemedim. Cesaretim yoktu. "Ailem öyle istiyor" diyemedim. -Sebep yok. Ayrılacağım o kadar. Galiba onunla oyun oynadığımı sanmıştı. Ayrıldık. Ama sadece görüşmüyorduk. Aradan bir yıl geçmesine rağmen ikimiz de birbirimizi unutamamışız. Bir gün lise bire giden kız kardeşimle haber göndermiş: -Akşam saat dokuzda telefon edeceğim. Onunla mutlaka konuşmak istiyorum. Bu haberi duyunca çok sevindim. Sabırsızlıkla telefonun başına oturdum. Telefon daha ilk çalışında ahizeyi kaptım. Evet onun sesiydi. Aramıştı işte. Hasret dolu konuştuk... Onu ne çok özlemiştim... Ertesi gün, herşeyi göze alarak tekrar onunla çıkmaya başladım. Bu durum, birbuçuk yıl daha devam etti. Ama bu kez aramızda sorunlar çıkmaya başladı. Belki ufak tefek şeylerdi ama birbirimizi üzmeye yetiyordu. Bir de buna dedikodular eklendi ki sormayın gitsin... Dedi kodu ne mi? Benim iki ablam da sevdiklerine kaçarak evlenmişti. Etraftakiler diyormuş ki: -Bu kızın sonu da böyle olacak. O da kaçacak. Malum hakkımda daha başka şeyler de uyduruyorlarmış. O kadar ki, bu sözleri bazen annem bile söylüyor. Bu da benim çok zoruma gidiyor. Onunla birgün telefonda konuşurken laf dedikodudan açılmıştı. Meğer benim hakkımda konuşulanlar onun da kulağına gitmiş. "Biliyorum ama hiçbirine aldırmıyorum, merak etme" dedi. Ne kadar mutlu oldum bilemezsiniz. Şimdi onun askere gitmesine bir yıl var. Ve onu bekleyeceğim. Annem şu anda onunla konuştuğumu biliyor. Her ne kadar birlikte çıkmamıza karşı çıksa da biz birbirimizi seviyoruz ve seveceğiz. Kim benim hakkımda ne düşünüyorsa Allah ona iki katını versin. Teşekkürler ederim Türkiye Gazetesi. Biz gençlerin duygularına yer verdiğiniz için binlerce teşekkür...

ÖNE ÇIKANLAR