Kaydet
a- | +A

İstanbul''dan yazan bir hanım okuyucunun hatırasına kaldığımız yerden devam ediyoruz. Eşinin Halime isminde yaşlı bir halası vardır. Bu kadın daha yeni evliyken, kadıncağızın kocasını bir kız alıp verme meselesinde hiç suçu olmadığı halde bıçaklar ve öldürürler. Kadıncağız çaresizdir. İki katili affedemez. Her namaz sonrası duada onları Allaha havale eder. Bu öyle bir kadındır ki, ahı yerde kalmaz. Katillerden biri bunalıma girip kendini asar. Biri de amansız bir derde müptela olur. Bağıra bağıra can verir. Geçen sene İstanbul''dan Van''a izne giden okuyucumuz ve eşi Halime Hala''yı da ziyaret ederler... "O gece Halime Hala''nın evinde misafirdik işte. Bu arada Halime Hala''nın eşime olan düşkünlüğünden de söz etmeliyim. Halime Hala da eşimi çok seviyor. Ne de olsa kardeşinin çocuğu. Ama ondan da önemlisi dini bütün bir insan. Kimbilir belki o sebeple her namazın arkasından dua ediyordu kadıncağız: "Son nefesimde Selim benim yanımda olsa. Ah bana okusa, beni o defnetse!.." -Hala, Allah uzun ömürler versin. Şimdi durup durdurken nerden çıkartıyorsun sen bu ölümü. -Ah yavrum siz benim gönlümden geçeni bilmezsiniz. Nideceksiniz, siz amin deyin yeter... Son bir senedir de iyice şaşırmıştı Halime Hala. Diline vurmuştu nerdeyse. Her gün oturup kalkıp "Allah''ım acaba son nefesimde Selim yanımda olur mu, bana kim okur? Selim''i bana gönder" diye dua ediyormuş. Biz ne yapabiliriz. Ecel bu ne zaman nerede geleceği bilinmez. Biz İstanbul''dayız, Halime Hala Van''da. Bu akşam da misafiriz, yarın ver elini İstanbul... Yemeklerimizi yedik, çayımızı içtik hep beraber güle oynaya sohbet ettik. Eşimin kız kardeşi ve çocukları da yanımızdaydı. Saat 23.30 sularıydı onlar evlerine döndüler. Görümcem giderken Halime Hala ona "Kızım gitme sen de burda kal" dedi. Görümcem çocukları olduğu için kalamıyacağını söyleyip ayrıldı.

Onlar gittikten sonra biz biraz daha oturduk. Halime Hala eşimle sürekli

dertleşiyordu. Bir ara yine "Ah oğlum keşke son nefesimde yanımda olsan da bana okusan" diyor. Artık bizim alıştığımız bir temenni bu. Halime Hala değil mi? Söyler işte.. Gece yarısı oldu.... Artık uyumak üzere ben ayrıldım. Halime Hala da eşime yatmadan önce son tembihlerini yapıyor: -Sabah ezanını bizim evin balkonunda oku da senin sesini duyayım yavrum. Beni namaza sen kaldır. Halanın bacakları sakattı, yürüyemiyordu. Eşim onu kucağına alıp yatağına götürmüş. Hala eşimi yanaklarından öperken "Hakkını helal et oğlum" demiş. Eşim halayı yatırdıktan sonra odaya geldi. Pijamasını giyiyordu ki içerden gelinin sesi duyuldu: "Selim hocam koş gel neneme birşey oldu" Hemen apar topar kalkıp nenenin yattığı odaya gittik. Bir de bakarız ki, hala sekerât, yani ölüm halinde. Göğsü yavaş hareketlerle inip kalkıyor. Zor nefes alıyor. İnanın bu satırları yazarken gözümün önünde canlanıyor. Allah''ım bir insanın ruhunu teslim etmesi ne kadar zor bir şey. Allah hepimizin son nefeste yardımcısı olsun.

Eşim hemen okumaya başladı. Bir yandan da ağzına su verdi. Başında iki defa Yasin-i şerif okudu. İki Yasin de ben okudum. Halime Hala ruhunu teslim ediverdi. Allahım gece saat 00.00''de yatağına yatırdık. Hiçbir şeyi yoktu. Ama kadıncağız 00.20''de ruhunu teslim etti.

Hepimiz şok olduk. Hani hep deriz ya dünya yalan, bir an varsın bir an yoksun. İşte Halime Hala yirmi dakika içinde yok oldu. Ama öyle bir Halime Halaymış ki Allah o duasını da kabul etti. Biz hiç aklımızda yokken o sene Van''a gitmeye karar verdik. O gece onun evinde misafir kalmaya razı olduk. Hem de son akşam olmasına, İstanbul''a dönmek durumunda olmamıza rağmen. Ve gerçekten Selim son nefesinde onun başında bulundu. Ona Kur''an-ı kerim okudu. Onu defnetti. Kabrinin başında el açıp okurken şairin mısralarını hatırladım. Diyordu ki: "Allaha sığın, sa''ye sarıl, hikmete râm ol,/ Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol..."

ÖNE ÇIKANLAR