Kaydet
a- | +A

Bugün size farklı bir sevdadan söz edeceğiz. Serdar Şahin''in gönderdiği e-mail''deki yazının başlığı "Onu bir gün terk edeceğim" şeklinde. Hani genelde böyle bir söz duyunca "Yapma ne olur. Karar vermeden önce bir kez daha düşün" falan deriz. Deriz demesine de, isterseniz bugün demeden önce Serdar''ın çok beğendiği ve bize ulaştırdığı aşkı okuyalım. "Onunla tanıştığımız zaman ben ondört yaşındaydım... Hayatına giren ilk kişi ben değildim. Sonuncusu da olmayacaktım kuşkuşuz! Herkes bu beraberlik için yaşımın çok küçük olduğunu düşünüyordu. Aslında hiçbir zaman yaşımızın uygunluğu söz konusu olamazdı böyle bir ilişkide... İlk önceleri sadece yakın arkadaşlarımla paylaştım küçük sırrımı. İlk kaçamaklarım çok keyif vericiydi. Gönül eğlendiriyordum onunla. Ah ne kadar aptalmışım meğer... Aileme de anlatamazdım. Sanırım anlatsam kıyametin kopması diye adlandırılan durum olanca gerçekliği ile çıkardı karşıma. Dolayısıyla bu birlikteliğimi gizledim hep... Başlangıçta çok seyrek buluşuyorduk. Daha sonra buluşmalarımızın sayısı arttı. Gönül eğlendirmek demiştim ya, palavra... Hayatımda kapladığı yeri anlamak için çok zaman geçmesine gerek kalmadı. Evet artık onu seviyordum. Ama yine de aklımda hep aynı düşünce vardı. Kendimden emin bir şekilde diyordum ki: -Onun tutsağı değilim. İstediğim zaman onu terk edebilirim. Bu ikinci palavramdı benim. Çünkü ne zaman içerisinde hayatımın her safhasına yerleşmesini fark etmem yetti onu terk etmeme ne de annemin bizi yakalaması. Aslında annem, bizi başbaşa iken yakalamadı. Sadece şüphelenmişti. İzlerimizi bulmuştu. Ardımızda bıraktıklarımızı gördü.

Canım annem, kızmadı bağırmadı. Hatta babama da söylemeyeceği konusunda garanti verdi. Sadece biraz nasihat ettikten sonra anne yüreğiyle seslendi: -Ne olur terket onu! Biliyordu çünkü buluşmamızı yasaklamanın bir şey ifade etmeyeceğini. Bu kaçamaklar o zamana kadar nasıl gizli devam ediyorsa, yine gizli kalabilirdi.

Zaman geçtikçe birbirimize bağlandık. Daha doğrusu ben ona bağlandım. Tabii benim bu halim onun umurunda bile değildi. Şu an geriye dönüp bakıyorum da aradan geçen bunca zaman içerisinde hep ben kendimden vermişim. O bana hep sahte mutluluklar verirken, ben ona gençliğimi her şeyimi veriyordum. Biliyordum nelere yol açtığını, görüyordum... Onu önce sevmeyi öğrendim, sonra nefret etmeyi. Beraber olmayı istemediğim anlarda bile yanımda olmaya devam ettiğini gördüm. İrademi yerle bir ettiğine, beni kendimle karşı karşıya getirdiğine şahit oldum. Başkalarını kırdım onun yüzünden. Ben daha da fazla kırıldım. İnsanlarla arama girdi. Arkadaşlarım çoğu zaman ondan nefret etti. Hatta ben bile bazen tiksindim. Ondan ve tenime sinen kokusundan. O her seferinde yeni yepyeni olarak çıkıyordu karşıma. Ben ise her defasında biraz daha kötüleşiyordum. Ama bir türlü terk edemedim. Aslında birkaç kez denedim ayrılmayı. Hepsinde de dönüşüm bir öncekinden daha güçlü oldu. Yokluğunda kıvrandım hasretinden. Alışmaya çalıştım ama asla aklımdan çıkartamadım. Uzun ve stresli geceler hep ev sahibim oldu. Tırnaklarımı yedim yetmedi. Kuruyemişe başladım, ayrılık kilo aldırdı. Hep sonunda geri döndüm. Hatta şu an bile yanımda.

Ama hem de onun yanında itiraf ediyorum. Hepinizin huzurunda söz veriyorum. Bir gün terk edeceğim seni ey sigara... Anladın mı bırakacağım seni.

ÖNE ÇIKANLAR