Kaydet
a- | +A

Bir liseli genç kızın mahallede başlayan aşkını yazmaya kaldığımız yerden devam ediyoruz. Mahallede bir berber dükkanında iken tanıdığı bir gence tutulan genç kız, bu duygusunu mahalledeki arkadaşlarıyla birlikte paylaşmanın mutluluğu ve heyecanı içerisindedir. Onu görebilmek için her zahmete katlanır. Bir gün ona ulaşacağı telefon numarasını bulur ve konuşmaya başlarlar. Fakat bu sevgi ne kadar sürecektir? Acaba genç kızı ne gibi sürprizler bekler? "Öğle arası arkadaşlarla okula dönüyorduk. Baktım ki bizim Serdar bey (!) ile Fatma hanım (!), yanlarında da Zeynep, kol kola okula doğru yürüyorlar. Beynim yerinden fırladı. Tüm duygularım birbirine karıştı. Ama tüm acılarıma rağmen gördüğüm bir gerçek vardı. İşte onlar birlikte çıkıyorlardı. On beş gün bu acılarla kıvrandım. Hastalanıp yataklara düştüm. Sinirden ağlıyordum. Daha bu yaşta durup dururken titremeler, bağırmalar başladı. Tek kelimeyle, acı çekiyordum. Okulların tatil olduğu gündü. Benim yüreğimdeki acılara rağmen onlar yine her zamanki gibi, yine gözümün görebileceği bir yerde şen şakrak konuşuyorlardı. İçimden "İnşaallah son buluşmanız olur" dedim, yürüdüm gittim.

O gün iki saat kadar sonra bir telefon geldi. Arayan oydu. Onbeş gün yüzüme bakmayan adam, şimdi arayıp doğum gününü beraber kutlamayı teklif ediyordu. Gitmek istemiyordum. Ama gönlüme söz geçiremiyordum. Kalbim dayanmadı ve "tamam" dedim. Gittim ama, bilmediğim duygular beni geri çevirdi kapıdan. Yine aşağı inip baktığımda orada evin karşısındaki mağazanın önünde oturuyordu. Meğer gelmemi beklemiş çok üzülmüş.

Bundan sonra ona her Fatma''yı sorduğumda, "Bırak şunu, yeter artık!" diyerek konuyu kapatıyordu. Yine inanmıştım o yalancı gözlere. Nereden bilirdim bir süre sonra yine Fatma''nın isteği üzerine birleşeceklerini.

Nerde kalmıştı Gencay? Nerede kalmıştı ağladığı geceler. Yine acılara sürüklenen, kalbi kırılan üzülen ben olmuştum. Hayallerim bile yıkılmıştı.. Uzun sürmedi bu arkadaşlık. Yine bir gün sona erdi. Ben yine yalancı gözlere inandım. Ama bu sefer beni iyi kardırmıştı. Bir gün bize gelmişti. Israr ettim ayrılması için. Kendimi bile bu işten çıkardım: "Sen daha iyilerine layıksın" dedim. "Tamam" dedi. Üç gün sonra aradı; "Bugün senin bayramın" dedi.

Kim durdurur beni. En mutlu günümdü bu. Yine onunla çıkmazsa tabii. Olsun ben onu seviyorum ya.

Bu arada kendisi canım Ayşe''nin babasıyla ortak bir dükkan açmıştı. Bizden biraz daha yukarıda, başka bir semte. Tabii daha yaklaşmıştı Fatmalara. Ayşe''den duyumlarıma göre, o da sık sık dükkana gelip gidiyormuş. Ben de duygularımın esiriyim. Yine bir gün onları kol kola gördüm. Açtım telefonu ağzıma geleni saydım: -Bana son sözünü söyle! Konuşamadı. Ben ise haklıydım. O üzüntüyle haykırdım: -O zaman beni üzme! "-Üzmemeye çalışırım" Buydu son sözü. O gün bu gün aramadım. Ama yine de seviyorum. Bir şeyleri ondan geri almak istiyorum. "Bana kalbimi geri ver!" Dost sandığım insan beni sırtımdan vurdu. Bundan sonra kime güveneyim? Kime dost diyeyeyim. Ben sevgimi sadece kalbimde yaşıyorum. O da biliyor ki bu sevda bitmez...

ÖNE ÇIKANLAR