“Kimse telefona bakana para uzatmazken beyaz baston görünce eller ceplere gidiyor.”
Hatırama bugün de devam ediyorum. Eşimle kızımı dükkân dışında beklerken Bir süre sonra yanımdan geçen herhangi birinin cebinde bozuk para aradığını duyuyorum. Ardından elime uzanan birkaç kuruş… Eskiden ne diyeceğimi, nasıl tepki vereceğimi bilemezdim. İncindiğim de olurdu. Şimdi sadece teşekkür ediyorum. Çünkü çoğu zaman karşımdaki insanın kötü niyetli olmadığını, sadece yanlış bildiğini görebiliyorum.
Geçenlerde yabancı uyruklu olduğunu tahmin ettiğim bir hanımefendi yanıma yaklaştı.
Elime bir kâğıt para uzattı. “Teşekkür ederim” dedim. “Ben devlet memuruyum, çalışıyorum. İhtiyacım yok.” Israr etti. “Yine de sen al” dedi. Parayı almadım. O yoluna gitti. Ben de yoluma… Ama o an zihnimde bir soru belirdi. Kaldırımda bekleyen iki kişi düşünün.
Biri başını eğmiş telefonuna bakıyor. Diğeri elinde beyaz bastonuyla duruyor. Demek ki insanlar karşısındaki insana değil, kafalarının içindeki ezberlenmiş resme para uzatıyor. Ben de artık kaldırımda beklerken telefonuma bakıyorum. Ama yine de para vermek isteyenler çıkıyor karşıma. Bunun gibi sayısız olayla karşılaştım.
Türkiye’nin farklı şehirlerinde, farklı zamanlarda… Ankara’da eşimle markete giderken de oldu. Başka şehirlerde, başka sokaklarda da… İnsan bir süre sonra şunu fark ediyor:
Bazı insanlar sizi görmüyor. Sizin hakkınızda daha önce öğrendikleri bir resmi görüyor. Bizler yıllarca toplumsal hafızada “engelli” denildiğinde hep aynı resmi gördük: Sokak köşesinde oturan… El açan… Boynu bükük… Mutlaka yardıma muhtaç bir insan. Bu görüntü filmlerde, haberlerde, gazetelerde o kadar çok tekrarlandı ki hayat değiştiği hâlde zihinlerdeki o eski resim bir türlü değişmedi. Oysa bugün engelliler hayatın her alanında var. Çalışıyorlar. Üretiyorlar. İş kuruyorlar. Vergi veriyorlar. Çocuk büyütüp ev geçindiriyorlar. Sorumluluk alıyorlar. Yani hayatın kıyısında köşesinde değil, tam merkezindeler...
Elbette toplumumuzda gerçek anlamda ihtiyaç sahibi insanlar var. Onlara el uzatmak, dayanışma kültürümüzün en güzel taraflarından biri. Ama yardım etmek başka bir şeydir.
Bazen birine yapabileceğimiz en büyük iyilik, cebimizden para çıkarmak değildir. Çünkü insanın her zaman maddi bir yardıma ihtiyacı olmaz. Ama insan, her zaman insan yerine konulmaya ihtiyaç duyar.
Selman Devecioğlu

