Kaydet
|

TBMM’nin yeni yasama döneminin başlamasıyla birlikte milletvekilleri emekliler ve çalışanlar için âdeta sağanak hâlinde kanun teklifi yağdırdı.

TBMM'nin yeni yasama dönemi kapılarını açtı. Milletvekillerinin masasında en birinci sıra yine değişmedi. Ömrünü ülkemizin kalkınmasına adamış alın teri ve göz nuru döken emeklilerimiz için çok sayıda kanun teklifi verildi.

Ecdadımızın buyurduğu gibi: "Emek olmadan yemek olmaz." Yıllarca dirsek çürüten, nasırlı elleriyle memleketin imarına tuğla koyan milyonlarca emeklimiz için adalet vakti gelmiştir. Ancak bugün sabit gelirle hayata tutunmaya çalışan emeklimizin ahvali malumdur. Ağır hayat şartları belini bükmektedir. İşte tam bu safhada TBMM gündemine muhalefet milletvekilleri tarafından taşınan 3 hayati teklif, milyonlarca emekliye nefes aldıracak mahiyettedir.

YILDA BİR DEFA NEFES ALDIRACAK "TATİL DESTEĞİ"

"Tebdil eyle mekânı, bulursun ferahı" demişler. İnsan beden ve ruhtan müteşekkildir. Yıllarca dirsek çürüten bir çalışanın emeklilik çağında dinlenmesi, gezmesi bir lüks değil, insani bir haktır.

Mevcut şartlarda emeklimiz değil tatil yapmak, memleketine gitmeye dahi tereddüt etmektedir. Sunulan ilk kanun teklifi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Ek 18'inci maddesine dayanmaktadır. Teklif kabul edilirse:

  • Her yıl haziran ayında emeklilere ikramiye verilecektir.
  • Ödeme miktarı net asgari ücret tutarında olacaktır.
  • Bu destek yalnızca yurt içi dinlenme tesislerinde kullanılabilecektir.
  • Uygulama usulünü Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) düzenleyecektir.

Bu adım, emeklinin sosyal hayata katılımını güçlendirecektir. İhtiyarlık döneminde ruhen ve bedenen sıhhat bulmasına vesile olacaktır. Umarız emeklilerimize tatili çok görmezler.

AYLIK BAĞLAMA ORANI

"Damlaya damlaya göl olur, adil oranla yüzler güler." Ülkemizde sayıları 17 milyonu aşan emekli kitlesi bulunmaktadır. Ancak 2008 yılı Ekim ayında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 29'uncu maddesi, emekli maaşlarının kademeli olarak erimesine yol açmıştır.

Mevcut sistemde her 360 günlük prim için Aylık Bağlama Oranı (ABO) %2 olarak uygulanmaktadır. Bu hesapla 25 yıl tam çalışan bir emektar, prime esas kazancının ancak %50'sini maaş olarak alabilmektedir.

Meclise sunulan 3'üncü kanun teklifi tam da bu noktaya parmak basmaktadır:

  • ABO Artışı: Her 360 gün için uygulanan %2'lik oran %3'e çıkarılacaktır.
  • Maaş Skalası: 25 yıl çalışan bir emektarın maaş bağlama oranı %50'den %75 seviyesine yükselecektir.
  • Geçmişe Dönük Güncelleme: Eklenecek geçici madde ile, kanun öncesinde bağlanan maaşlar da bu yeni oranla güncellenerek hak kayıpları telefi edilecektir.

Bu adım, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı altında ezilen emeklimize doğrudan nakit desteği ve kalıcı gelir artışı demektir.

EMEKLİYE İNTİBAK

"Ağaç yaş iken eğilir, adalet her yaşta aranır." Emeklilerimiz arasında yıllardır kanayan bir yara vardır: Aylık bağlama dengesizliği. Özellikle 2000 yılı ve sonrasında emekli olan vatandaşlarımız ile eski emekliler arasında ciddi maaş uçurumu doğmuştur. Aynı prim gününe, aynı alın terine farklı maaş ödenmesi adalete sığmamaktadır.

Hazırlanan ikinci teklif ile 5510 s. Kanun'a Ek Madde 25 eklenmesi öngörülmektedir. Esaslar şöyledir:

Emeklilere can suyu olacak üç kanun teklifi
Başlık ResmiEmeklilere can suyu olacak üç kanun teklifi

Yıllarca devlete hizmet etmiş emektarlarımızın hakkını teslim etmek sosyal devletin boynunun borcudur. Bu intibak düzenlemesi adaletsizliği kökünden kazıyacaktır.

HASILIKELAM: Bu 3 kanun teklifinin yasalaşması, sadece emeklilerimizin değil, toplumun tamamının huzuruna ve adalet duygusuna hizmet edecektir. Meclisimizin bu sese kulak vermesi, geçim darlığı çeken milyonlara bayram havası yaşatacaktır. Temennimiz odur ki; bu teklifler komisyonlardan geçip Genel Kurul'da kabul edilsin, emeklimiz nihayet rahat bir nefes alsın.

İsa Karakaş'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.