Türkiye bugün hangi noktada?
Kısaca bir göz atalım isterseniz…
Adaletten emniyete, ulaştırmadan şehirleşmeye, enerjiden tarıma, savunmadan eğitime, sağlıktan çalışma ortamına, teknolojiden sosyal hayata kadar…
Bölgemizdeki savaş ortamı ve krizlere rağmen…
Fersah fersah mesafe katettik.
Sadece ekonomi üzerinden örnekle anlatalım:
455 bin 357 konut ve iş yeri yaptık. 11 ilimizde 6 Şubat depreminin izlerini sildik. İnşa ve ihyanın faturası 5,4 trilyon liraya mal oldu.
Eylül ayı sonu itibarıyla ihracatımız rekor kırdı.
283,7 milyar dolara ulaşarak OVP hedefini aştı. Geçen sene yaşanan zirai don ve kuraklığı geride bıraktık. Tarımda hızlı bir toparlanma gerçekleşirken üretim arttı. Yılın ilk altı ayında turizm gelirimiz 30 milyar doları geçti. Yeni ürünlerle millî savunma sanayimizi güçlendirdik.
Dünyaya satış yapan bir ülke konumuna geldik.
İhracatımız 6,3 milyar dolara çıktı. İlk 11 ülke arasındaki yerimizi aldık. Enerji faturalarının ağırlaştığı bir ortamda, kamu maliyesinde sağlanan disiplin sayesinde; bu yıl cari açığın millî gelire oranının yüzde 2,6, bütçe açığının ise yüzde 3,1 olması bekleniyor.
Böyle bir tablo bize neyi gösteriyor;
Ülkemizin kalkındığını, geliştiğini ve büyüdüğünü, dış politikada ağırlığının her geçen gün arttığını, istikrar, barış ve huzur arayışlarında, çözüm için başvurulan bir ülke hâline geldiğimizi…
Terörsüz Türkiye sürecini tamamladığımızda ise bütün dengeler değişecek, hesaplar ters düz hâle gelecek. Tuzak/oyun kuranların, kurdukları tuzağın altında boynu ezilecek. Fitne/fesat peşinde, dalalet içinde olanlar bozguna uğrayacak.
Peki bu anlattıklarımızın mimari kim?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 24 yıllık iktidarı, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin basiretli tutumu, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın el ve gönül birliği…
Bu birliktelik devam ettiği sürece:
Bizi hiçbir küresel/egemen güç, şer odakları engelleyemez.
MEYVE VEREN AĞAÇ TAŞLANIR
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli yerleştikçe, öğrencilerimizin başarı grafiği de yükseliyor.
Başarının sırrı da;
Zihinsel, sosyal, duygusal, fiziksel ve ahlaki yönden…
Öğrencilerin bir bütün olarak yetiştirilmesi, PİSA 2025 sonuçları sistemin yerine oturduğunu gösterdi.
Fen Bilimlerinde, okuma becerilerinde, matematikte OECD ülkeleri arasında tarihî bir başarıya imza attık.
Bir Bakışta Eğitim 2026 Raporunda da…
Ülkemizin geldiği pozisyon dikkat çekici. Güçlü yükselişimiz gözler önüne seriliyor.
Öğretmen açığı olmayan iki ülkeden birisiyiz. Genç ve dinamik öğretmenlere sahibiz.
Sınıf mevcudunda ortalamayı yakaladık.
Eğitime ayırdığımız payda ortalamanın üzerindeyiz. Ön görülen sürede okul bitirmede çok başarılıyız. Okul öncesi eğitimde durumumuz çok iyi. Genç kadınlarımızın yükseköğretime erişimi çok yüksek.
Bazı Muhaliflerle iş birlikçilerinin başını çektiği…
Gıpta ile bakılan bu tabloyu içine sindiremeyenler var. Anlamak mümkün değil, ne yapmak istiyorlar?!
Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’i…
Hedef tahtasına oturtmuşlar…Tek sermayeleri bu… Eğitim sistemimizi ezbercilikten kurtaran, öğretmen ve öğrencilerin yanında olan, müfredatı millîleştirirken, evrensel hâle getiren…
Bakan beyi birtakım yaftalarla yıpratmak mümkün değil…
Kaale bile almadan icraatlarına devam eder… Zira 17,5 milyon öğrenci, 1,2 milyon öğretmen yanında. Her daim destek veriyorlar, bizden söylemesi…
BÜYÜK BİRLİĞİN HARCI
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici çok vefalı bir lider.
Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nu her zeminde anıyor.
Geçtiğimiz gün Genel İstişare Toplantısı’nda da bizzat şahit olduk.
Destici, Alperenlere seslenirken bakın ne dedi:
“Muhsin Başkan’ın bize bıraktığı miras, haksızlık karşısında susmamak, emanete el uzatmamak, güç karşısında eğilmemektir… İşte bu ahlakı hayatın içinde yaşatacağız. Onun adını anarken, bir yetimin hakkını koruyacak; onun yolundan yürürken, memleketin derdine çözümler üreteceğiz. Bugün önümüze koyduğumuz “Türkiye’nin Birliği” adlı vizyon belgesinin anlamı budur.”
Toplantıda açıklanan Siyasi Vizyon belgesinden de bahsedelim.
13 maddeden oluşan belgede ilke/hedefler tek tek sıralanıyor.
Bunlardan biri de “Aile” müessesesine verilen önem.
BBP nüfus meselesini siyasetinin merkezine oturtuyor... Tali bir konu olmadığı, doğrudan milletin geleceğini, devletin bekasını ilgilendirdiği vurgulanıyor.
Doğurganlığın azalması tehlike olarak nitelendiriliyor. Düşüşün bir çöküş olduğu dile getiriliyor. Aileyi korumak için de alınacak tedbirlere yer veriliyor.
Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş bu konuda çok hassas.
Mutlaka Destici’nin önerilerini dikkate alacaktır. Bunu da not olarak düşelim istedik...
***
Genel İstişare Toplantıları 6 ayda bir yapılıyor. Türkiye’nin meseleleri masaya yatırılıyor. Teşkilatların talepleri, önerileri alınıyor. Bahsettiğim toplantı diğerlerinden çok farklıydı. ‘Birlikten Doğar Bizim Dirilişimiz’ marşı ilk kez çalındı. Destici salona dava arkadaşlarının eşlik ettiği bu marşla girdi. Kürsüye çıktığında da aynı marş tekrarlandı. Cep telefonlarının ışığında âdeta bir birlik meşalesi oluşturuldu...
***
FETÖ’nün parmağı olduğu kuvvetlenen Suikastın üzerinden tam 17 yıl geçti… Ama bir arpa boyu yol alınamamıştı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek olayı mercek altına aldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti. Temmuz ve Eylül ayında iki operasyon yapıldı.
Suikastla bağlantılı 55 kişi tutuklandı… Kısa zamanda gerçekler ortaya çıkacak.
Helikopterde meslektaşımız İsmail Güneş de vardı. Yazıcıoğlu, Güneş nur içinde yatsınlar. Makamları âlâ olsun inşallah...

