Güneydoğu Anadolu’da bir tepenin yamacında…
Mezopotamya ovasına hâkim bir konumda…
Tarihi milattan önce 4 binli yıllara kadar uzanan,
UNESCO’nun koruma listesine giren,
Tarihî dokusu, farklı kültürleriyle, farklı inanışlarıyla,
Hoşgörü ikliminin yaşatıldığı kadim bir şehir Mardin.…
Yüksekten bakıldığında manzarasına doyulmayan,
Taş mimariyle modern mimarinin iç içe girdiği,
Zengin mutfağıyla, telkârisiyle, renkli badem şekeriyle…
Kardeşliğin, birliğin/beraberliğin aşılandığı,
Görülmesi, gezilmesi gereken kadim bir şehir Mardin...
Eski şehir Artuklu’su, küçük Mardin Midyat’ıyla,
Mezopotamya’nın en eski yerleşimi Savur’uyla…
Bu sefer daha cazip geldi bana, âdeta içine çekti beni…
***
Gidiş sebebimize gelince:
Kabine’de Mardin’i temsil eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Prof. Dr. Vedat Işıkhan davet etti.
Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı’nın Tanıtımı vesilesiyle…
Adalet Bakanı Akın Gürlek de toplantıya katıldı.
Mardin demişken Midyat’ı görmesek olmazdı.
Asur tabletlerinde Mağaralar Kenti olarak anılan Midyat..
Türk, Kürt, Arab’ıyla, Süryani, Ermeni, Keldani’siyle…
Türkçe, Kürtçe, Arapça ve Süryanicesiyle…
Diller ve Dinler şehri olarak kayıtlara geçmiş.
Yapımcıların gözdesi olan konakları…
Âdeta film setine dönüşmüş durumda.
Bu yüzden de turistlerin akınına uğruyor.
Biz de bu konaklardan birine misafir olduk.
Midyat belediyesinin işlettiği bu konağın…
Film seti olmanın ötesinde…
Siyasi tarihimizde çok özel bir yeri var.
Merhum Başbakan Adnan Menderes Midyat’ı il yapacaktı.
Konağın en üst katında bir oda tahsis edilmişti.
Menderes, tefriş edilen bu odada konaklayacaktı.
Balkon konuşmasıyla da Midyatlılara müjdeyi duyuracaktı.
Tabii ki 1960 askerî darbesinde idam edilmeseydi…
Türkiye’nin bugünlere gelmesine öncülük eden, Menderes başta olmak üzere "Demokrasi şehitlerimiz":
Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'yu minnetle anarken…
Bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum, ruhları şad olsun.
Bazı izlenimlerimizi de fotoğraf karelerine yansıttık.
Halkın “Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge”ye olumlu bakışını…
Daha önce yazdığımızı da bu arada hatırlatalım.
***
Mardin demişken…
Bakan Işıkhan’dan da kısaca bahsedelim:
Bakan Bey bölgenin insanı…
Halkla çok iyi diyaloğu var, sevilen bir isim...
Doğup büyüdüğü şehri hiç unutmayan.
Sakin, sessiz, sorun çözücü bir güç…
Peki Bakan Bey memleketini nasıl tasvir ediyor…
Seçtiğimiz birkaç cümle ile aktaralım sizlere:
"Bu şehrin taşlarında emeği, sokaklarında tarihi, insanlarında ise kardeşliği ve dayanışmayı görürsünüz. Burada bir taş ustasının sabrında, telkârinin ince işçiliğinde, bakıra vurulan çekicin sesinde, insan emeğinin ve ustalığın asırlara direnen değerini hissedersiniz. Mardin, kapısını misafirine, gönlünü dostuna açan; hoşgörü ve birlikte yaşama kültürünü barındıran müstesna bir şehirdir.”
***
Bakan Gürlek Ürün ve El Sanatları Fuarının açılışını da; proje ortağı Çalışma Bakanı Işıkhan ile birlikte yaptı.
Fuarı gezip hükümlü ve tutukluların yaptığı ürünleri gördük.
Mobilyadan takıya, süs eşyasından giyim kuşama kadar…
Ne ararsanız var, yok diye bir şey yok.
Hepsi kapış kapış satılıyor… Hem kaliteli hem ucuz.
Mesela bir gömleği 500 liraya alabiliyorsunuz…
Bu yıl cezaevlerinde 82 bin kişi atölyelerde eğitim almış…
Meslek sahibi olmuş…
Bakan Bey mesleki eğitim faaliyetlerini önemsiyor.
Bakın bu konuda ne dedi:
“Ceza infaz kurumlarında bulunan insanların yeniden ailelerine, çalışma hayatına ve toplumun içine dönecekleri gerçeğini göz önünde bulundurarak hareket ediyoruz. Mesele yalnızca kişinin cezasını tamamlaması değildir. Asıl meselelerden biri de tahliye olduğunda hayatını yeniden kurabilmesine imkân sağlayacak bilgiye, mesleğe, iş tecrübesine ve çalışma disiplinine sahip olabilmesidir.”
Mardin Valisi Tuncay Akkoyun’u da tebrik ederim.
İki bakanlığın faaliyetlerini çok güzel organize etmiş.
Programlar hiç aksamadan tamamlandı...


