Kaydet
a- | +A

“50 yıldır bana eşlik eden çocuklarımın babası amansız hastalığa yakalanmış yatıyordu...”

Her sabah olduğu gibi her köşesini heyecanla okuduğum gazetemin en sevdiğim orta sayfasını açtım. Hayatım Roman köşesini merak ve heyecanla bir solukta okudum.

"Yine heyecanlı yine ibret verici, bazıları bazılarının hayat hikâyesine çok benziyor" diye mırıldandım. Birkaç gündür heyecanla takip ettiğim bu hikâyede kendimden bir şeyler buldum. Gazeteyi itinayla katladım arkama yaslanıp yorgun gözlerimi pencereye çevirdim. Sabahın ilk saatleriydi hava çok güzeldi aslında yağmurlu olmasını arzuladım. Ağaçların çiçeklerin hatta börtü böceklerin bereketli nisan yağmurlarına ihtiyacı vardı. Yemyeşil tepelere sevgiyle baktım. Taa uzak mesafeleri bile yakından görebiliyordum.

"Şükürler olsun Rabbime, daha üç ay öncesine kadar en kısa mesafeleri sanki perde arkasından bakıyor gibi görüyordum. Rabbime bu aciz hâlimle nasıl şükredebilirim?.."

Böyle düşünürken katarakt ameliyatı için evden çıktığım günü hatırladım.

Çok heyecanlıydım aslında. Ameliyat olmak istemiyordum. Ama yakınlarımın ve evlatlarımın bıktıran ısrarlarına dayanamayıp “peki” dedim.

50 yıllık hayat yolunda bana eşlik eden çocuklarımın babası amansız hastalığa yakalanmış evde yatıyordu. Kendi ihtiyaçlarını karşılayabiliyordu. Birbirimizi üzmemek için muhatap olmamaya çalışmak da dâhil elimizden geleni yapıyorduk.

Çıkmaya hazırlanırken yattığı ve hep kapalı tutulan odasına yöneldim. Hastalığına rağmen hâlâ tükettiği için dumanla dolu odasının kapısını aralayıp kısık bir sesle sordum:

"Uyuyor musun bey?”

Fersiz gözleriyle bakıp uyanık olduğunu söyledi:

"Ben çıkıyorum, bugün gözlerimden ameliyat olacağım; oradan kızımıza gideceğim birkaç gün. Benimle ilgilenmesi gerek hakkını helal et, kendine dikkat et."

Adam yatağında hafifçe doğruldu;

"Helal ettim, neticesi hayırlı olsun inşallah. Sağlıkla dönersin” temennisinde bulundu.

İçim burkuldu, onu öylece bırakıp gitmeye içim el vermiyordu ama derdim bir değildi ki ilgilenmem gereken 8 yaşında bir de kız torunum vardı.

Gelinim hastaydı. Evliliğin ve çocuğun sorumluluklarını taşıyacak gücü yoktu. Kendisine destek olacak bir ailesi de olmadığından bütün yük ona da destek vermesi gereken benim yaşlı omuzlarıma binmişti. Bu duygularla gidiyordum katarakt ameliyatına... DEVAMI YARIN

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...