Kaydet
a- | +A

“Camlar kırıldı, her tarafa dağıldı. Sinemacı karakolu aramış, iki polis memuru gelmişti.”

Helalleşmek için gittiğim çaycı da benzer bir hatırasını anlatmaya devam ediyordu:

-Çünkü ondan sadece sigara istemiş, para istememiştim. Bana “paran gelince tekrar sigara almaya gelirsin nasılsa, güle güle git şimdi” dedi. Bir ay sonra param gelince hafta sonu yine yanına gittim. Verdiği parayı saymıştım. Sigaraların parası ile birlikte bütün borcumu ödeyecektim. Selam verdim. Hatırlamadı zannettim. O gün yaşadıklarımı anlattım. Oysa çok iyi hatırlıyordu ve bana “sana borç vermedim ki hepsini sana hediye etmiştim” deyince çok duygulandım. “Hakkını helal et” dedim. O da “çoktan helal etmiştim ama sen de şimdi duy, helal ettim dedi.”

Duygusal bir an yaşadım... Birkaç saniye sustuk...

“Şimdi evlat o günkü iki çayın da bu içtiğin çayın parasını da istemiyorum, hediyem olsun. Ha sen diyeceksin ki hakkını da helal et. Size de hakkımı helal ettim…"

"Çok şükür ki o büfeciden hayat dersi alıp insanlığı öğrendim. Size de hakkımı helal ettim” dedi. Hem çok duygulanmış hem de çok mutlu olmuştum. O gün bir başka hayat dersi daha almıştım!..

Bir gün yine Hasan ile sinemaya gitmiştik. O zamanların meşhur filmi için, uzun bir bilet kuyruğunda bekliyorduk. Sırada tartışma çıkmış kavgaya dönüşmüştü. Hasan deli fişek birisiydi. Sıradan çıktı ve kavgaya karıştı. Ben onu durduramadan birisini kucaklamış sinema afişlerinin asılı olduğu camekâna yapıştırmıştı bile. Camlar kırıldı, her tarafa dağıldı. Sinemacı karakolu aramış, polisler bizi karakola götürdü.

Sinemacı kırılan camların parasını istiyordu. Yaşlıca bir komiser hepimizi dinledikten sonra bize acıdı herhalde “olayı büyütmeye gerek yok aranızda anlaşın” dedi.

Sinemacıya “sen camlarını taktır. Biz 1 haftaya öderiz. İşte üniversite kimliğim sende kalsın...”

Aslında o kimlik bir önceki yılındı. Güya yenisini alınca geçersiz sayılacaktı. Güya uyanıklık yapmıştım.

Kul hakkını öğrendiğimde rehberden telefonu bulup yanına gittim. Durumumu anlattım. Bugün olsa o cam kaç lira eder diye hesaplayıp maaşımı alınca sinemaya giderek hasarı ödedim. “Hakkını helal et” dedim. O da bana “aferin sana, delikanlı çocukmuşsun. Geç de olsa ödedin ya, hakkım size helal olsun. Seni sevdim, arada uğra çayımı iç” dedi. Anladım ki gerçekten burada helalleşmek çok kolaymış.

(Madenci) Ender Kandeniz

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.