“Bana doğru yön veren, 50 yılı aşkın abonesi olduğum Türkiye gazetesi ve yayınlarıydı...”
Gezdiğim dikenli “aşk” yollarında elimden bir kırık saz gelip geçti. Ben çok uzun yıllar önce bir yaşanmışlığı aktarmaya çalışacağım:
Bir gün iş yerimize elinde valiz ile birisi gelmiş ve “ben buraya geçici olarak atanan müdürüm” demişti.
Hâliyle hepimiz kendisine yardımcı olduk. Ertesi günden itibaren de kendisi kendi sistemini kurmaya başladı. Önce masasındaki kıymetli, kıymetsiz tüm evrakları torbaya doldurup ardiyeye attı. Masanın bir çekmecesine içki şişelerini, bir çekmecesine mezeyi diğer birine de plakları yerleştirmişti.
Daire ile de vatandaşın aksayan işleri ile de hiç ilgilenmiyor ha bire içkiyle, mezeyle, plak çalmakla günlerini tamamlıyordu. Gerçi birkaç plağı vardı ama o devamlı bir plağı çalıyordu. Tüm personel sersem gibi olmuştuk.
Bir gün kendisi gibi geçici görevle orada bulunan memur arkadaş dayanamayıp “müdür bey şu plağı bana satar mısın” deyiverdi. Müdür de “sen plağı ne yapacaksın” dediğinde beriki “kıracağım” demişti ve tabii satmamıştı.
Bu konuşmanın sonucuna yıkılmıştık. Yukarıdan günlük raporlar istendiğinde bana “Mustafa ben sana güvenerek buraya geldim” der birkaç dakikada istediği bir raporu hazırlardım. Arkadaşlar “yapma şunun işini de kovsunlar” diyorlardı da “iyi ki rızka mâni olmadım” diye seviniyorum...
Bazı şeyler kınamaya gelmiyor. Yıllar sonra elektrik, su, doğalgaz gibi masraflar tarafımdan otomatiğe bağlı olduğu için başka ilçedeki evime bir yakınım -kendisi masraf etmeyeceğini de hesap ederek- bana sormadan yerleşmiş. Vitrinde ve diğer yerlerdeki her şeyi bana sormadan âdeta talan etmiş; internetten ısmarladığı on-on beş litre meyve suyunu vitrine yerleştirmişti... Onun bu hâli bana işte bu hatırayı hatırlatmış oldu.
İnsanı açıklayan değer verdikleridir. Bazı yanlış işler eskiden olduğu gibi şimdi de bazı kurumlarda devam ediyormuş. Yıllar önce iş yerimizde verdiğim teftişten sonra müfettiş bana “unutma senin yaptığın işi yapanların, yarısı şimdi cezaevinde, hâline şükret” demişti. Müfettiş haklıydı ama bana doğru yön veren 50 yılı aşkın abonesi olduğum Türkiye gazetesi ve yayınlarıydı. Sebep olanlara minnettarım. İyi ki onları tanıdım.
Mustafa Ali Mahdum

