Kaydet
a- | +A

“Kepçe operatörü kocaman arka tekeri şişirmiş ve binip hareket etmişti...”

Benim haberim yoktu aracı çalıştırdığımda. Neden sonra gittiğim yerde inip aracın önünden geçerken fark ettim. Dün gece kuşlar kaputun üzerine boca etmişler. Demek ki araca binerken de insan şöyle bir arabanın etrafını dolaşmalı.

Neyse bunları bir an önce temizlemek lazım. Asitlilermiş. Boyaları bozuyorlarmış. E bu işi en kolay bir benzin istasyonunda hava ve su bulanan kısımda biraz su tutarak yapabilirsiniz.

Olacak ya, gittiğimde istasyonda ne göreyim! İstasyonunun hava ve su bölümünde kocaman bir kepçe. Tekerlekler havaya kaldırılmış, ayakları sabitlenmiş. “Eyvah kazı çalışması olacak galiba, şu talihe bak ya” dedim. Baktım ki operatör tekere hava basacakmış.

“Arkadaş benim işim biraz sürer” dedi...

Aracımı kepçeye rağmen yanaştırabildiğim kadar yanaştırdım. Su hortumunu yetişebileceği kadar çektim. Yine de bir metre kadar mesafe kaldı. Hortumun ucunu parmağımla daraltarak fışkırtır hâle getirdim ve ön kaput üzerine su tuttum. Süngerli silecek vardı araçta. Onunla, ıslanan yeri silmeye çalıştım ama kurumuştu bir anda çıkacak gibi gözükmüyordu. Biraz uğraşsam da sonuç alamayınca “gideyim” derken benim aracın hemen arka kısmına bir firmanın minibüsü geldi.

Bu arada kepçe operatörü kocaman arka tekeri şişirmiş ve aracına binip hareket etmişti. Servis minibüsünden inen iri kıyım kırklı yaşlardaki şoför kepçenin hareketini beklememiş. Benim su hortumunu uzattığım gibi o da tekeri şişirecek hava hortumu uzatmıştı. Dolayısıyla benim sola doğru manevra yapacağım alan lastik şişirme hortumuyla kesilmişti. Arabanın camını açıp seslendim:

-Benim geçmeme biraz izin verir misiniz?

Yani hortumu gevşetecek, ben geçeceğim o tekrar uzatabilecek. Hatta alan boşalacağı için daha iyi yanaşabilirdi. Cevap vermedi hiç.

Galiba duymamıştı. Baktım kulaklığında beyaz kocaman bir metal virgül var! Modern kulaklık. “Galiba duymadın kardeş” diye bir kez daha seslendim. Bu defa “duymadın” sözümü hakaret gibi algılamış olmalı ki “Duydum arkadaşım. Sağır değilim” dedi.

Ben şaşkın... Kendi kendime biraz da yüksek sesle “E o zaman neden cevap vermiyorsun” dememle birlikte “Her soruya cevap verecek değilim” dedi.

Bu arada tekerini şişirmiş olmalı ki ben istediğim için değil kendi istediği için hortumu toplayıp cihazın koluna asarak döndü aracına binip hareket etti.

Böyle bir ruh hâli karşısında dondum kaldım iyi mi? Bilmiyorum bu agresiflik direksiyondan mı geliyor? Niye kimse kimseye tahammül edemez hâlde, bilemedim...

Seyfettin Ekmen-İstanbul

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR