“Bunlar yüzde yüz yerli ata tohumu mahsuller. Allah’ın bize verdiği nimetler...”
Hatırama bugün de devam ediyorum... "Sağ ol, istemem" diyor çocuklar. “Iıh istemem!!!” Neden istemez, niçin istemez anlaşılır gibi değil kardeşim. Ambalajlı cipsleri çatırdatmak nedense hoşlarına gidiyor. Çok uluslu firmaların ülkemizde açtığı zincir alışveriş yerlerindeki şeyleri yiyorlar, boyalı asitli sular içiyorlar... Gözleme yâren olsa yanında mis gibi ayran. Bu tatları bilmiyor çocuklar. Artık yeme içme konusunda fikir yürütmek bile haddimize değil bizim.
Anam nohut kavururdu bize, mısır patlatırdı. Kuru baklayı kaynatıp tabağa dökünce buharı üstünde tüterdi. Öff o baklanın tadına doyum olmazdı.
-Baklaya gel baklaya, diyesim geldi. Ağzımı sulandırdın hemşehrim. Çoktandır ıslama bakla yemedim. Sobanın üstünde kavrulmuş nohudun lezzetine hasretim. Çocukluk yokluk yoksulluk ama mutlu sağlıklı olduğum yıllara götürdün... Sağ olasın, dedim.
"Toprağın Kuyumcusu" Halil kardeşim nice gıda mühendisi, nice ziraat mühendisinin bilmediği duymadığı şeyleri anlatıyordu.
-Hemşehrim bu senin anlattıklarını dinleseler inan bana birçok ziraat, gıda mühendisi not alıp bunlar hakkında araştırma yapma gereği duyarlardı.
Hemen sözümü kesip araya girdi:
-Nerede? Keşke ama köye gelmeyen, köyü köylüyü görmeyen pek çok mahsulün adını bilmeyen; toprağı eline almayan, çiftçiyi bizleri küçümseyen mühendisler bile var. Üstelik bunların kimileri televizyonlara çıkıp röportaj da veriyorlar. Bir şey biliyormuş gibi kasılıp duruyorlar. Saçma sapan atıyor tutuyorlar... Oysa onlar kumsallarda güneşlenirken bizler burada toprakta pişiyoruz, eşeleniyoruz. Ben toprağın kuyumculuğunda buram buram terlerken kimileri betondan konaklar, yatlar katlar edindiler, dedi.
Bu arada hazırlamış olduğu üç beş poşeti önüme koydu.
“Bunlar yüzde yüz yerli ata tohumu mahsuller. Allah’ın, toprak vasıtasıyla bize verdiği nimetler. Sana "Toprağın Kuyumcusu" olarak altın gümüş pırlanta veremedim ama onlardan daha değerli sağlıklı, kolay kolay bulamayacağın organik ilaçsız hormonsuz kavun karpuz domates taze fasulye biber salatalık hazırladım. Afiyetle yiyin. Şifa olsun...
Elime aldığım, zar zor taşıyabildiğim poşetlerle yanından uzaklaşırken, teşekkür ettim. Kışlademirli soğanı ve Toprağın Kuyumcusuna patent almayı unutma... Onları da yabancılara kaptırmayalım... Allaha ısmarladık, dedim.
Şahin Ertürk-Tavşanlı/Kütahya

