Kaydet
a- | +A

“Garibim protokolde olanlar ne bilsin gelen tokalaşıyor misafirimle giden tokalaşıyor...”

Nazilli futbol takımının Nazilli Şehir Stadı’nda maçı var ve günlerden pazar... İzmir'den misafirlerimiz gelmişler. Ben de muhabir olarak maça gidip izlerken İHA'ya haber geçmem lazım...

Maç saati misafirimi de alıp maça götürdüm. Ben ajansın yeleğini giyip sahada "esame listesi"ni alıp yerime doğru geçtim. Futbol terimi olduğu için esamenin ne olduğunu belirtmek lazım.

Esame listesi, sporda karşılaşmaya çıkacak takımların sahaya çıkan ilk 11 ismini yedek isimlerini antrenörlerinin ve yöneticilerinin ismini maçtan önce hakemlere bildirildiği resmî belge...

Listeyi aldıktan sonra en güzel pozisyonu yakalamaya çalışıp resimle haberi süsleyeceğim ve abonelere servis edeceğiz...

Misafirime de yukarıda yer olduğunu işaret edip “orası basına ait gidip oturabilirsin” diye merdivenlere gönderdim...

Maç başladı on-on beş dakika geçti bir ara misafirim ne âlemde diye yukarı baktım, bir de ne göreyim! Basın olan yerde değil. Ee nerede olabilir ki? Benim dediklerimi yanlış anlamış. Yukarıda orta tribünün olduğu yerde yaklaşık otuz kişilik protokol yerinde oturmuyor mu?

Elim ayağım birbirine dolaştı.

Protokolde kimler yok ki... Dönemin Aydın Valisi, Büyükşehir Belediye Başkanı, İlçe Belediye Başkanı, Garnizon Komutanı, Hâkimi, Savcısı, Şube Müdürleri başta olmak üzere hemen herkes var ve protokol koltuğunda yerlerini almışlar.

Ben çaktırmadan misafirime el kol hareketi yapıyorum. Misafirim de bana el kol yapıyor. “Yukarı!” diye işaret ediyorum ama derdimi seyircilerin tezahüratlarından anlatamıyorum, ter bastı beni.

Garibim protokolde olanlar da nasıl düğünde tanımadık biri gidince oğlan tarafı kız tarafından kız tarafı oğlan tarafından sanıp ses çıkarmadıkları gibi herhâlde bir yerlerde bir mevki sahibi diye ses çıkarmıyorlar. Gelen tokalaşıyor misafirimle giden tokalaşıyor...

İlk yarı bitti ama ben de bittim. Protokol, çay kahve molası ihtiyaç molası verince bir koşu hemen misafirimi alıp basın odasına bıraktım...

Yıllar geçti, hâlâ o protokolde oturanlar misafirimi alıp götürdüğümü ve orada oturanın kim olduğunu bilmiyorlar ve zannımca da bilmeyecekler...

Masum Hattatoğlu-Nazilli

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...